Örnek Soruyu Değiştir

OLU 2 ANLATIM BİÇİMLERİ VE DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI Anlatım Biçimi Betimleyici Anlatım (Betimleme) Yazılış Amacı -b izlenim kazandırma Sözcüklerle resim çizme -P Bet-im-le-me (Bet / beniz (Fotoğraf ve resimle benzerlik sözcüğüyle ilgilidir. gösterir.) Tasvir etme de denir. Özellikleri Varlıkların; görme, işitme, tatma, dokunma ve kokla- mayla ilgili özelliklerine yer verilir. İmgelere yer verilebilir. Niteleme sıfatlan çokça kullanılır. Sözcüklerin ayırt edici özellikleri kullanılır. Görsellik ön plandadır. Gözleme yer verilir. -b -b Kullanıldığı Türler Roman Hikâye Masal Fabl Anı Tiyatro Gezi Yazısı Destan Efsane "Her yıl karlar eriyip de bahar gözünü açınca, Ağrı Dağı'nda bir ulu tazelik patlayınca, gölün kıyılar, İnce kar çizgisinin üştü, keş- kin, kısa kat çiçeklerin dolar. Çiçeklerin rengi alabildiğine parlaktır. En küçük çiçek bile mavi, kırmızı, sarı, mor, kendi renginde çok uzaklardan bir renk pırıltısı olarak balkır. Ve keskin kokarlar. Golün mavi suyu, bakır rengi toprağı baş döndürücü keskin ko- kularla kokar. Ve bu kokular çok uzaklardan duyulur. Ve her yıl Ağrı Dağı'nda bahar gözünü açtığında, çiçeklerle, keskin kokular, renklerle, bakır rengi toprakla birlikte Ağrı Dağı'nın güzel, kederli kara gözlü, iri yapılı, çok uzun, ince parmaklı çobanları da kavallarını alıp Küp Gölü'ne gelirler. Kırmızı kayalıkla- rın dibine, bakır toprağın, bin yıllık baharın üstüne kepeneklerini atıp gölün kıyısına fırdolayı otururlar. Daha gün doğmadan Ağ- rı Dağı'nın harman olmuş yalp yalp yanan yıldızları altında kavallarını bellerinden çıkarıp Ağrı Dağı'nın öfkesini çalmaya başlar- lar. Bu, gün doğumundan gün batımına kadar sürer. Bu arada, tam gün kavuşurken gölün üstünde kar gibi ak küçücük bir kuş dönmeye başlar. Sivri, uzun, kırlangıca benzer bir kuştur. Gölün üstünde çok hızlı döner. Uzun, ak halkalar çizer üst üste. Ak halkalar tel tel gölün som mavisine düşer, tam günün battığı anda kavalcılar çalmayı keserler. Kavallarını bellerine sokup doğ- rulurlar. Gölün üstünde bütün hızıyla uçan kuş tam bu sırada göle şimşek gibi çakılırcasına iner, bir kanadını suyun mavisine daldırır kalkar. Böylece üç kere daldırır, sonra da uçup gider giden ırar, yiter. Ak kuştan sonra çobanlar da sessiz, birer ikişer oradan ayrılır, karanlığa karışır, çekilir giderler." YGS - 2013 (I) Antakya'daki kazılarda Geç Hitit Dönemi'ne ait olduğu düşünülen kalıntılar ortaya çıkarıldı. (II) Buluntular arasın- da eşsiz, anıtsal boyutlarda bir insan figürüyle kabartma- II bir sütun altlığı yer alıyor. (III) Bazalttan yapılan her iki eserin de kaleye girişi sağlayan yapı kompleksi boyunca uzanan, yüzeyi taş döşeli koridorun altına gömüldüğü dü- şünülüyor. (IV) Bel hizasının hemen üstünden baş kısmına kadar olan yüksekliği 1 metreye ulaşan figür, dik duran bir inşanı canlandırıyor. (V) Toplam boyu, büyük olasılıkla 3,5-4 metreyi bulan sakallı erkek figürünün, gözleri siyah ve beyaz taşlardan yapılmış. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hanğsinde be- timleyici ögelere yer verilmemiştir? C) III. (Yaşar Kemal, Ağndağı Efsanesi) Çözüm II. numaradaki "kabartmalı bir sütun altlığı", III. numara- daki "yüzeyi taş döşeli koridor", IV. numaradaki "dik du- ran bir İnşan", V. numaradaki "gözleri siyah ve beyaz taş- lar” ifadelerinde betimleyici öge vardır. I numaralı cümle- de betimleyici öge yoktur. Cevap: A