OKUMA PARÇASI
Usta Yazar Sait Faik'in Yasaklı Romanı - "Medan Maişet Motoru"
"Edebi eserler, insanı yeni ve mesut, başka iyi ve güzel bir dünyaya götürmeye yardım etmiyorlarsa neye yarar?”
Sait Faik
Sait Faik; büyük bir sevgi içinde, yoksul balıkçıların yaşamını, İstanbul Boğazı'nı, Marmara denizini, adaları,
balıkları, martıları, yelkovan kuşlarını, rüzgârı, dalgalan, deniz üstünü ve deniz altını şiirsel bir anlatımla dile geti-
ren öyküleriyle edebiyat tarihimizin ölümsüzleri arasında yerini almış usta bir yazardır.
Kırk sekiz yıl süren kısa yaşamına edebiyat ve sanat güzellikleriyle derin anlamlar kazandırmay başaran Sa
İt Faik, hiçbir kalıba kurala uymadan, özgürce ve yaratıcı bir gözlemcilikle yaşad ; daima iç sesini, vicdanını ken
dine rehber edindi. Öyküler yoluyla İnsanları ve doğayı anlatmayı bir çalışma ve yaşama biçimi olarak gördü. İn
sana büyük değer verdi; yüce bir sevgiyle sarıldı İnsanlığa, erdeme, İyiliğe... İnsanların kötülükleri, kurnazlıkları ve
değerbilmezliklerini de görünce Burgazada'ya sığındı. Orada, kendine bir "İç ada" yarattı; Burgazada ve diğer ada
lan çevreleyen denizde, balıkların, kuşların dünyasında; balıkçıların, yoksul İnsanların, emekçilerin sade yaşamın
da yepyeni renkler keşfetti. İnsanlığa dair umudu; çalışkan, dürüst İnsanların çabalarına, yardımseverlik ve iyilik-
lerine tanık oldukça çoğaldı. Ara sıra insanlara kırgınlık duysa da Sait Faik hep güzel insanlar aradı, çevresinde;
onların sade ve özverili hayatlarını öyküleştirmeyi yeğledi. Öykülerinde çoğu zaman "anlatıcı" konumunda yer al
dl; "benöyküsel anlatım"ın en güzel, en şiirli ve en derinlikli örneklerine imza attı bu özgün metinlerde.
Sait Faik, öykücülüğüyle tanınıyor ve biliniyor, ama onun şiir de yazdığını, ayrıca Medar-' Maişet Motoru ve
Kayıp Aranıyor adil iki romanı olduğunu unutmamak gerek. Medar-' Maişet Motoru, geçtiğimiz aylarda, Yılmaz
Atadeniz yönetmenliğinde Burgazada'da gerçekleşen çekimler sonucu İkimize Bir Dünya adıyla sinemaya uyar-
landı. Filmin, Şubat 2016'da vizyona girmesinin planlandığı belirtiliyor. Daha önceki yıllarda gerçekleştirilen Sait
Faik uyarlamalarının, hem sinema filmi hem de W dizisi olarak ilgiyle karşılandığı anımsanırsa, yazarın insan hikâ-
yeleriyle dolu bu sıra dışı romanından uyarlanan söz konusu filmin de epeyce ilgi uyandırabileceğini öngörmek
mümkün.
1940-1941 yılları arasında Yeni Mecmua'da tefrika edilen Medar-' Maişet Motoru, 1944'te Sait Faik'in ken
di olanaklarıyla kitaplaştırdığı İlk romanı olarak edebiyat ve yayıncılık tarihimizde yerini alan ilginç bir eserdir. Me
dar Maişet Motoru tefrika edildiği sıralarda bile dönemin baskıcı ve yasakçı ortamında "sakıncalı” olarak görü
lün Romanı kitap hâlinde basacak bir yayıncı bulmakta zorlanan yazar, annesinin maddi desteğiyle Ahmet İhsan
Basımevi'nde kitabını yayımlatmayı başarır. Ne yazık ki dağıtım aşamasındayken dönemin bakanlar kurulu kara
rıyla toplatılan kitap, bazı paragrafları ve cümleleri çıkarılarak sekiz yıl sonra (1952'de), Birtakım İnsanlar adıyla ye-
Diden yayımlanır. Bu basımında, romandaki "Medar-l Maişet" adlı balıkçı motorunun adı da değiştirilir ve ona "Cey-
lan-l Bahri" adı verilir. "Ceylan-' Bahri" aynı zamanda Sait Faik'in bir şiirinin adıdır. Roman ancak 1970'ten sonra
kendi özgün adıyla basılma özgürlüğüne kavuşur.
"Medar-' maişet", "geçim aracı" anlamına gelmektedir. Dönemin yönetimi tarafından bu adlandırma hoş kar-
şllanmamış ve belirttiğimiz gibi dağıtım engellenen kitap kısa sürede piyasadan toplatılmıştır. Romandan çıkan-
an (sansürlenen) cümle ve paragraflar incelendiğinde, bunların çoğunun sosyal adaletin sağlanması, yoksulluğun
azaltılması gibi eşitlikçi ve özgürlükçü düşünceler içeren cümleler olduğu görülür. Bu cümleler, yazarın kend ya-
rattlğı kurmaca roman kahramanları aracılığıyla dile getirilmiştir aslında. Romanın toplatı ması üzerinden birkaç yı
geçtikten sonra, 11 Kasm 1949 tarihli Akşam gazetesine verdiği röportajda şunları söy er Sait Faik: Medar-' Ma-
işet isimli bir hikâye kitabı çıkarmıştım. Hayatl toz pembe görüyorum diye mahkemeye verildim. Üç beş kuruş ka-
zanalm derken iki bin lira mahkeme masrafl ödedim, üzüntüsü de caba. Kahramanlarım rahat etmek için hapse
giriyorlardı. Bütün sebep bu! ”
(Hülya Soyşekerci, Hayaller ve Harfler)