ÖĞRETİCİ METİNLER ı
Bizde, 7. yüzyıla ait Göktürk Yazıtları bu türün ilk örneği sayılmaktadır. 16. yüzyılda Ebul Gazi Bahadır Han'ın yaz-
dığı Şecere-i Türk, Babür Şah'ın yazdığı Babürnamebu türün örneklerindendir. Edebiyatımızda anı özelliği taşıyan
vakayinameler, gazavatnameler bu türün ömekleri sayılmaktadır. Edebî tür anlamında anı ise bizde Tanzimat Döne-
mi'nde başlamıştır.
Bu türün bazı ömekleri şunlardır:
Akif Paşa Tabsıra; Namık Kemal Magosa Mektuplar;Ziya Paşa Defter-i Amal; Muallim Naci Ömer'in Çocukluğu;
Ahmet Rasim Eşkâl-i Zaman, Falaka, Şehir Mektupları; Halit Ziya Uşaklıgil Kırk Yıl, Saray ve Ötesi; Hüseyin
Cahit Yalçın Edebi Hatıralar, Kavgalarım; Yakup Kadri Karaosmanoğlu Zoraki Diplomat, Vatan Yolunda, Ana-
mm Kitabı, Gençlik ve Edebiyat Hatıralar; Halide Edip Adıvar Türk'ün Ateşle İmtihanı, Mor Salkımlı Ev; Yahya
Kemal Beyatlı Çocukluğum, Gençliğim, Siyasi ve Edebi Hatıralarım; Yusuf Ziya Ortaç Porteler, Bizim Yokuş;
Halit Fahri Ozansoy Edebiyatçılar Geçiyor; Ahmet Hamdi Tanpınar Kerkük Anılan, Samet Ağaoğlu Babamın
Arkadaşları; Salah Birsel Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu, Halikarnas Balıkçısı Mavi Sürgün; Oktay Rıfat Şair Dostla-
nm; Falih Rıfkı Atay Zeytindağl, Çankaya; Abdülhak Şinasi Hisar Boğaziçi Yalıları, Geçmiş Zaman Köşkleri;
Mina Urgan Bir Dinozorun Anılan.
GEZİ YAZISI
Bir kişinin yurt içinde ve yurt dışında gezip gördüğü yerleri, oralarla ilgili gözlem ve izlenimlerini anlattığı yazılara gezi
yazısı denir.
Gezip görülen yerlerin ilgi çekici yönleri ele alınır.
Anlatımı canlıdır, akıcıdır.
Görülenler seçilir, her şey yazıya aktarılmaz.
Yazar gördüklerinin yanında kendi düşüncelerini de ortaya koyar.
Öğretici bir niteliğe sahiptir.
Tarihî belge niteliği taşır.
Coğrafya, sosyoloji, folklor gibi birçok alana kaynaklık eder.
Kullanılan dil yalındır.
İnsanların bilmedikleri, göremedikleri yerlere merakından ve bu merakı doyurma gereksiniminden doğmuştur.
Gözlem gücü, gezi yazarlarının en önemli gücüdür.
Yazar açıklayıcı anlatım biçiminde faydalandığı gibi sık sık betimleyici anlatım biçimine de başvurur.
Edebiyatımızda gezi türünün en güzel örneğini Evliya Çelebi on ciltlik Seyahatnamesiyle vermiştir. XVIII. asırda ya-
bancı ülkelere giden elçilerin yazdıkları sefaretnameler de bir yönüyle geziye yakındır. Bunun dışında 16. yüzyılda Piri
Reis Bahriye, Hoca Gıyasüddin Nakkaş Acaib'ül Letaif, Şeydi Ali Reis Miratü'l - Memalik, Trabzonlu Mehmet Âşık
Manzuru'l - Avalim, Katip Çelebi Cihannüma, Nabi Tuhfetü'l Haremeyn, Silahtar İbrahim Paşa Sefaretname-i
Necati' Keçizade İzzet Molla Mihnetkeşan da bizdeki ilginç gezi türünü içinde barındıran yapıtlardır. Edebiyatımızda
Tanzimat'tan itibaren yazarlarımız gezi türüne ilgi göstermişlerdir. Bazı örnekler şu şekildedir:
Avrupa' da Bir Cevelan - Ahmet Mithat Efendi
Seyahat Jumali - Direktör Ali Bey
Hac Yolunda - Cenap Şahabettin
Frankfurt Seyahatnamesi - Ahmet Haşim
Anadolu Notları - Reşat Nuri Güntekin
Mavi Yolculuk- Azra Erat
Hiroşimalar Olmasın - Oktay Akbal
Yeni Rusya, Taymis Kıyıları, Bizim Akdeniz, Hind, Yolcu Defteri - Falih Rıfkı Atay
MEBİ KONU ÖZETLERİ
174
TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI - AYT