22
OENEME
, SINAVI ]
23 ve 24. sorulan aşağıda verilen parçaya
göre yanıtlayınız.
Geçmişteki bir anı gelecekte hatırlayıp
hatırlamayacağımız, 0 ana dair hangi
ayrıntıları aklımızda tutacağımız, gerçek-
fiğini zihnimizde ne denli saptıracağımız
ya da koruyacağımız, o an belleğimize
yazılırken hissettiğimiz duygularla yakın-
dan İlişkilidir. Fransız Psikolog T. Ribot'a
göre geçmişte yaşadığımız tüm olaylar
bir şekilde zihnimizde kayıtlıdır, Bu anıla-
n istemli ya da istemsiz olarak hatırladı-
ğımızda 0 anılarla İlişkilendirdiğimiz duy-
guları da tekrar yaşamaya başlıyoruz.
Ribot'un "duygusal bellek" adını verdiği
bu kavramı görece daha güncel bir terim
olan "otobiyografik bellekle" ilişkilendire-
biliriz. Yaşadığımız hayatı bir filme ben-
zetecek olursak otobiyografik belleğimiz
zihnimizde o film şeridinin saklı tutulduğu
kaset gibidir. Ancak bir film şeridi filme ali-
nan sahneyi nesnel olarak yansıtırken anı-
lanmız, yaşadıklanmızın aynısı olmayabi-
lir. Hatta kimi zaman hiç yaşamadığımız
bir an -örneğin rüyalarımızdan kalma bir
imge- gerçekten yaşanmışçasına hatırla-
nabİlİr.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden
23.
hangisi çıkarılabilir?
A) İnşan zihnine aktarılan kalıcı bilgilerin
hepsi duygusal bellekte depolanmak-
tadır.
B) Otobiyografik belleğin adlandırılma-
sında sanatsal ürünlerden yararlanıl-
mıştır.
C) Üzüntü duyulan olaylar hatırlanmak
İstenmediğinden bellekte kayıt altına
alınamamaktadır.
D) Belleğin İşleyiş ve kayıt süreçleri
üzerinde okuma etkinliklerinin etkisi
bulunmaktadır.
E) Duygu durumlarıyla hafızanın İşleyişi
arasında etkileşim yaşanabilmektedir.
24.
25.
Bu parçadan hareketle
III.
mutlu geçmiş bir doğum günü kutla-
maşını hatırlayan kişinin dudaklarına
tatlı bir gülümseme yerleşmesi,
yeterince hazırlanılmadan girilmiş bir
sınavı anarken kaygı duyulması,
okunan romandaki karakterin başın-
dan geçenlerin daha önce okunan
bir romandaki karakterin başından
geçenleri anımsatması
durumlarından hangileri duygusal bel-
leğe örnek olarak gösterilebilir?
A) Yalnızl B) Yalnız II C) Yalnız III
D) ıveıı E) II ve III
Öyküden söz açıldığında hep biçim üstün-
de durulur nedense. Oysa biçimi getiren
özdür. Sağlam bir özün biçimi de sağ am
olur, Hem sanatçı biçim kaygıları yanında
toplum sorunlarından da sorumlu kişi değil
midir? Yaşamı değiştirme ve iyiye, güze-
le, doğruya yöneltme görevi sanatın özün-
de vardır. Bu yönüyle "mücadeleci” olan
sanatı birtakım söz oyunlarıyla yörünge-
sinden saptırmak mutlu azınlığın çıkarına
hizmet değilse dalgacılıktır, Öykü yaza-
rı da bir sanatçı olduğuna göre asıl işinin
bilincinde hareket etmelidir.
Bu parçada yazar aşağıdakilerden han-
gişini vurgulamaktadır?
A)
B)
C)
D)
E)
Sanatın bir araç yerine amaç olarak
görülmesi gerektiğini
Sanatçıları toplum İçinde ayırt ettiren
en Önemli etkenin sorumluluk duygusu
olduğunu
Öykülerin gerçeklikleri olduğu gibi
yansıtması gerektiğini
Öykü ve sanatta şeki den ziyade içeri-
ğİn önemli olduğunu
Öykü türündeki yapıtlara toplum olarak
sahip çıkılması gerektiğine