OENEME
SINAVI
Türkçe
19.
20.
Düşünmek başka şey, düşündüğünü ger-
çekleştirmek İçin harekete geçmek başka
Şey. En güzel düşünceler bile gerçek
olmadan bir anlam taşımıyor. Sanıyo-
rum insanın başarışının temelinde yatan
eksiklik de buradan geliyor. Örneğin bir-
çoğunuz kitap okumanın yararlı olduğu-
nu düşünüyoruz ama bu sadece düşünce-
de kalıyor. Bu durum yaşamımızın birçok
alanında geçerli. Düşündüğümüz doğrula-
ra yaşam hakkı tanımalıyız.
Bu parçada aşağıdakilerin hangisi anla-
tllmak istenmiştir?
A) Kitap okumayan inşanlar gerçekleri
kolay algılayamazlar.
B) Bir düşüncenin doğru ve güzel olması
değil, uygulanabilir Olması önemlidir.
C) Bir düşüncenin anlam kazanması İçin
eyleme dönüştürülmesi gerekir.
D) İnşan isterse bir şeyi yapmak için
mutlaka zaman bulur.
E) Güzel düşünceleri uygulamak insanı
başarıya götürür.
Eleştirel düşünce gerçeklerle sürekli
hesaplaşmayı öngörür. Bu hesaplaşma
her türlü ön yargıdan, saplantıdan arın-
mış olduğundan çok yönlüdür. Amaç ger-
çekleri her yönden çeşitli bakış açılarıyla
ele alarak aydınlatmaya çalışmaktır. Gün-
lük dide eleştirme bir şeyin ya da kişinin
olumsuz yanlarını Ortaya koyma anlamına
geliyor. Oysa eleştirinin amacı karşı çık-
mak değil; açığa çıkartmak, anlamaktır.
Bu parçada eleştirel düşüncenin hangi
özelliğine
A) Hoşgörüye dayanmasına
B) Gerçeği çok boyutlu ele almaşına
C) Bir şeyin olumsuz yanları İle birlikle
Olumlu yanlarını da saptamasına
D) Yalnızca doğruları ortaya koyma
amacı taşımasına
E) Belirli bir dünya görüşünü İlke edinme-
21.
DENEME
09
Gazeteci:
Yazar:
Tek kuralım var bu konuda. O da Şu: Hiç-
bir günümü birkaç şatır yazmadan geçir-
memek. Günlerim, kimi zaman sabah,
kimi zaman öğleden sonraları ama mut-
laka laboratuvarımla evimdeki çalışma
odam arasında bölünür. Bir kitaba Öyle
gelişigüzel biçimde başlamam, Bir sorun
olacaktır ya da bir sorunun derinleştirilme-
si söz konuşu olacaktır ve ben büyük bir
önseziyle o sorunla yaklaşım kurmuş ola-
cağım.
Gazeteci:
Yazar:
Her şey okumayla başlar bende, Oturup
bir sürü kitap, deneme okurum. Söz geli-
mi kitaplarımdan birini yazmak için yedi
bin kadar kitap ve yazı içinden ayıklamalar
yapmam gerekmişti, Bugün veriler o kadar
çoğalmış durumda ki bu tür çalışmaların
altından bir kişinin kendi başına kalkması
kolay değil.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere ge-
tirilmeşi gerekenler aşağıdakilerin han-
gisinde verilmiştir?
A)
B)
C)
D)
E)
(I) Kaleme aldığınız yapıtlar arasında
içerik yönüyle ne tür farklılıklar oldu-
ğunu söyleyebiliriz?
(II) Bir kitabınız yayırnlandıktan sonra
beğenilmedği durumlarla kaşılaştınız mı ?
(l) Yapıtlarınızın İçeriğini nasıl elde
ediyorsunuz?
(II) Bir kitabı bitirdikten sonra pişman-
ilk duyduğunuz noktalar Oluyor mu?
(I) Yapıtlarınızı kaleme alırken yani
yazarken bir çalışma yönteminiz var mı?
(II) Peki, o ilk önsezi ile kitabın yazıl-
mış, tamamlanmış hâli arasında neler
Olup bitiyor?
() Son yıllarda yayımlanan romanlar
hakkında neler söylersiniz?
(II) Öğrencileriniz OldUğUnU biliyoruz,
yazma sürecinde onlardan yardım
alıyor muşunuz?
(l) Mesleğinizle ilgili uğraşlar devam
ederken yazmak sizi zorlamıyor mu?
(II) Sanat dünyasına atılmak için erken
ya da geç dediğiniz bir yaş sınırı var mı?