Örnek Soruyu Değiştir

8. O Turgut, önünde durduğu uzun ve İki katlı binaya yorgun gözlerle baktı. Yataklı vagonda pek iyi uyuyamamıştı. Otele gidip biraz yatsam... Öğleden sonra gelsem...mi? Hayır, bu sıcakta öğleden sonra kimseyi bulamam, Bi- naya tekrar baktı. pencereler, pencereler. Külrengi kül- rengi, serpme sıva... ağır ve çiçek bozuğu kütle; keskin Ankara güneşi, çirkinliği kuvvetlendiriyor. Nasıl kaldıralım bu kütleleri ortadan? Hakkınız yoktu buna: bizi zevksiz- liğinize mahkum etmeye. Pürüzlü kütleye isteksizlikle baktı: İçeriye girsem mi? Girme diyor büyük kapı; girme yutarım seni, Yut bakalım İstediğimi koparacağım Sen- den. Vızgelir bana hademeleriniz, evrak ve kayıt odanız, bekleyin şimdi gelir efendileriniz; vızgelir bana De Gaulla hakkında yorumlarınız. İkinci katta... sağa sapmayın sola sapın. koridorda soldan ikinci kapı... Kılığımı iyi buldu da bana "hemşerim" demedi neyse. Ne demiş Cenap Şeha- bettin: "Güzel bir kıyafet, iyi bir tavsiye mektubu." fecr-i âti fecaati... Oğuz Atay'ın "Tutunamayanlar' romanından alınan bu parçada hangisi yoktur? A) Bilinç akımı / şuur akışı yöntemiyle anlatma B) Bir Olayın Oluş sırasına göre düzenli anlatımı C) Çoğul bakış açısından yararlanma D) İç konuşma / iç diyalog E) Yazım ve noktalama kurallarına aykırılıklar "Büyülü gerçekçilik" diye bilinen; fantastik gerçekçilik, masalsı gerçekçilik ve düşsel gerçekçilik olarak da ad- landırılan bir akım vardır. Olağan ile olağanüstünün iç içe girdiği bu akımda sihirden, mitolojik ögelerden, batıl inançlardan, masalsı ve efsanevi ögelerden yararlanılır. Latin Amerika'da "Gabd' lakabıyla tanınan Kolombiyalı romancı Gabrial Garcia Marguez (1927-2014) bu akımın dünyaca tanınmış ismidir. 1982'de Nobelialan sanatçının Yüzyıllık Yalnızlık (1967), Kırmızı Pazartesi (1981) ve KO- lera Günlerinde Aşk (1985) romanları; Latife Tekin, Nazlı Eray, Leyla Erbil, İhsan Oktay Anar gibi sanatçılarımız üzerinde etkili olmuştur. 9. 10. II. Kocaoğlu Deli Dumrul adında bir adam, kuru bir ça- yırı üzerine köprü yaptırmış; geçenden Otuz akçe geçmeyenden de kırk akçe alıyordu. Günün birinde köprünün başında oba kuran birtakım kimselerin ağlaştığını duydu, nedenini öğrenmek istedi, Obalı- lar yana yakıla anlattılar: AI kanatlı Azrail, içlerinden bir yiğidin canını almış. — Dayanacağız. Eski çamlar bardak oldu. Çiftçi Resul Ağa'nın torunu olmak karın doyurmuyor. Hooş, biz o devirlere yetişemedik ya. Dayanacağız yazı yabanın Sarı sıcağına, arı gibi arı gibi sinek- lerıne. Dayananlar da inşan. Arı gibi sivrisineklere dayanmak, babamın iğneli sözlerine dayanmaktan daha kolay! Küçük Oğul içini çekti: Doğru, orası doğru ya... Tövbe dayanamazsınız, Kinin minin de alacağız yanımıza. I. si "Deli Dumrul" adlı Dede Korkut hikâyesinden II. si İse Orhan Kemal'in "Eskici Dükkânı” adlı romanından alınan bu iki metinle ilgili aşağıda verilenlerden han- gisi A) B) C) D) E) III. l. sinde anlatma II. sinde gösterme tekniğinden yarar- lanılmıştır. Her İkisi de Olay kaynaklı anlatma esasına dayalı metin örneğidir. l. de de II. de de öyküleme anlatım tekniği ağır baş- maktadır. I. de zihniyet unsuruna yer verilmemiş, II. de verilmiş- I. de özetleme II. de diyalog söz konusudur. Eserlerimde çoğunlukla birey olma bilinciyle kendi "ben"imi Öne çıkarırım. Eserlerimin dağılmış ayrıntı, gözlem ve çağrışımları, bütüne egemen olan bilinçli bir kurgunun ögeleridir. Eserlerim; konusu, konunun işleniş tarzı ve iç mono- log, bilinç akışı gibi yeni anlatım teknikleri içermesi bakımından dikkat çeker, Numaralanmış özellikler, aşağıdakilerin hangisinde bir eseriyle birlikte verilen sanatçıyla ilişkilendirilemez? A) Selim İleri - Yarın Yapayalnız B) Orhan Pamuk - Kar C) Talip Apaydın - Tütün Yorgunu D) Bilge Karasu - Gece E) Vüsat O. Bener - Yaşamasız 338