12.
13.
o
Tanzimat Edebiyatı'nın II, Dönem ürünü olan "Zehra"
karakterinin çok yönlü işlenişi bakımından kendinden
öncekilerden ayrılan bir romandır. Bu yönü İle eser, edebi-
yatımızın İlk realist - natüralist romanı kabul edilir, Eserde
ilk çatışma, Suphi'nin patronun evinin penceresinden
Zehra'yı görmesi ve ona âşık olmasıyla başlar, Öncesinde
de bu aşkın belirtilerini (metin halkasının hazırlayıcı birim-
lerini ) bulmak mümkündür aslında. İkinci ve asıl çatışma
kıskançlıktır. Suphi'nin annesi Münire Hanım'ın eve hiz-
metli olarak genç ve güzel bir kız olan Sırrıcemal'i alması,
bu çatışmayı ortaya çıkarır. Doğuştan kıskanç olan fakat
duygularını bastırarak ve kendini kontrol ederek mutlu bir
evlilik yaşayan Zehra'nın kıskançlık duygusunun kabar-
maşına yol açan Sırrıcemal ile Zehra arasındaki karşı-
lıklı kıskançlık çatışmalarının iç dünyalarda oluşturduğu
Öfke, korku ve acı, hayli sahici bir biçimde çözümlenmiştir.
Yazar, bunları anlatırken kişileri yargılamaz ve tanık ola-
rak kalmaya çabalar.
Bu parçadan Nabizade Nazım'ın "Zehra" romanıyla İl—
gilİ olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A)
B)
C)
D)
E)
Olay örgüsünde rastlantılara çokça yer verilmiştir.
Kişiler, "tip" değil "karakter" olarak çizilmiştir.
Olay örgüsünü oluşturan temel çatışma kıskançlıktır.
Psikoloiik tahlillere yer verilen bir romandır.
Yazar, kişilerin anlatımında romantik tutumdan uzak
durmaya çalışmıştır.
Tanzimat Dönemi sanatçısı Şemsettin Sami; realizmin et-
kilerinin görüldüğü "Sergüzeşt" romanında, esir ticaretini
Dilber'in kişiliğinde anlatmıştır,
Bu cümledeki bilgi yanlışı aşağıdakilerin hangisinde
belirtilmiştir?
A)
"Sergüzeşt" roman değil bir öyküdür.
B)
Yapıtın kahramanı Dilber değil, Mahpeyker'dir.
C)
"Sergüzeşt", Şemsettin Sami'nin değil, Samipaşazade
Sezai'nindir.
D)
"Sergüzeşt" yapıtının konusu esir ticareti değil, yanlış
Batılılaşmadır.
E) "Sergüzeşt" romanında realizmin değil, romantizm
akımının izleri görülür.
v/ NOT
intibah, yanlış Batılılaşmaya ilişkin bir uyarı niteliği taşı-
yan aşk ve aile dramıdır. Hayat tecrübesi olmayan zengin
çocuğu Ali Bey, kötü yola düşmüş kadın olan Mahpeyker
ve iyiyi temsil eden cariye Dilaşup bu romanın temel kişi-
Eridir. Ali Bey'in arkadaşl Atıf Bey, dayısı Mesut Bey ve
annesi Fatıma Hanım İse İyiliği ve gelenekleri temsil eden
yan karakterlerdir.
MUTLAKA ÖĞREN
Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa, Şemsettin Sami, Ahmet
Vefik paşa ve Ahmet Mithat Efendi I. Dönem'in; Reca-
izade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan, Sami-
paşazade Sezai, Muallim Naci ve Nabizade Nazım II.
Dönem'in büyük sanatçılarıdır,
DİKKAT
Magosa Mektupları, İrfan Paşa'ya Mektup, Hususi
Mektuplar, Namık Kemal'in; Veraset Mektupları ise
Zya Pa-şa'nın eserleridir.
Kanije Muhasarası, Silistre Muhasarası, Devr-i İstila,
Barika—' Zafer, Evrak—ı Perişan, Osmanlı Tarihi, Bü-
yük İslam Tarihi adlı eserler, Namık Kemal'e aittir ve
tarih türündedir.
Ziya Paşa'nın roman, hikâye ve tiyatrosu yoktur ancak
Moliere'den Tartüffe tiyatrosunu çevirmiştir. Sanatçı-
nın hece Ölçüsüyle yazdığı bir de koşması vardır.
ÖĞREN
Dar — yutucu mekân, kahramanın hedeflerine gitmesini
engelleyen mekândır; bu mekân kahramanın duygusal ve
düşünsel yönden âdeta unutulmasına yol açar. Mesela
Yaban romanında başkahraman Ahmet Celal'in yapayal-
nız kaldığı köy ortamı böyle bir mekândır. Besleyici - açık
mekân ise kahraman duygusal ve düşünsel yönden olum-
lu bir zemin oluşturur, ona huzur verir, onu motive eder.
270