Örnek Soruyu Değiştir

16. 17. o III. Maraş halkının, vatan toprağını düşmana teslim et- memek için mücadele etmesi ve madde-mana çatış- maşı. Yolcu'nun esaretten dönerken Maraş'ta uğradığı handa, savaşın yokluğuna yoksulluğuna rağmen Ferhat Bey tarafından ağırlanması. Ferhad Bey'in İstanbul'da ve Avrupa'da iyi bir tahsil görmesine rağmen Maraş'ı düşmandan kurtarmak için memleketine dönmesi. Necip Fazıl'ın "Tohum" adlı oyunuyla ilgili numaralan- mış yargıları değerler eğitimi üzerinden kavramlaştır- dığınızda aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru olur? 18. 19. 374 Bahadır — İsteyen Hakan onu, halktan biri değil, çokların yasalarına uymakla yükümlüdür. Çoban — Halkı yöneten yasalar Hakan'ı da yönetir. Bahadır — Benim için gökte bir Tanrı yeryüzünde bir Hakan, diyen atam Cengiz Han'ın yasaları geçerlidir. Güngör Dilmen Bağdat Hatun'da ezilen kadın imge- sinden yola çıkarak iktidar hırsıyla bir kadının neler yapabileceğini çarpıcı bir biçimde gözler önüne serer. Tarih ve mitolojiden en çok yararlanan yazarlardan biri olan Dilmen, Bağdat Hatun'u tarihsel bir kaynaktan oyunlaştırmıştır. Bu bölüm ve yapılan açıklamayla İlgili aşağıdakiler- den hangisi söylenemez? A) vatanseverlik B) vatanseverlik C) aile sevgisi D) aile sevgisi E) dürüstlük Sahne 3 misafirperverlik sabır temizlik misafirperverlik fedakârlık temizlik sabır cesaret A) B) C) D) E) Diyaloglardan milliyetçi ögelerin ön plana çıktığı tarih- sel bir metin olduğu söylenebilir, Güngör Dilmen, tarihsel bir konuyu kurmacadan uzak durarak yansıtmıştır. Türklerin Orta Asya kökenlerine ilişkin yasan ın Hakan'ın bile üstünde Olduğuna dair ifadelere yer ve- rilmiştir. İktidara ulaşmak için Bağdat Hatun'un gözünü karart- tığı çıkarı abilir. Gök Tanrı inancına ait çıkarımlarda bulunulabilir. Aydın'da Valilik Konağı. Bir küçük divan toplanmıştır âdeta, Mehmet, Çakmakoğlu, Şecereli, Deli Yani, Turna Ali, Palabıyıkoğlu ayaktadır. Şecereli (Heyecanla konuşmaktadır.) Ne dururuz? Neyi bekleriz? Umduğumuz ne? Yetim Ahmet Ağa bir vuruşta kırdı belini Mehmet'in. Beli öyle kolay kırılırlardan değildi kardeşimin ama kırıldı. Ne bekleriz daha? (Bir an gergin bir sessizlik Olur, tüm bakışlar aynı anda Mehmet'e çevri- lir, takat o somurtuk ve sessizdir.) Deli Yani: Şecereli doğru söyler, Hemen Şu anda bir karar vermemiz gerek. Ben iki yol görürüm önümüzde. Birincisi şehirden çıkıp karşılamak gelenleri... Bu vuruşa vuruşa Ölmek demektir. ikincisi vurmak dağlara... Dağlar bizi şak- lar.„ Ne zaman ki güçleniriz, ben bu ikinci yolu tutalım derim, (s.151) Orhan Asena'nın "Atçalı Kel Mehmef' adlı oyunundan alınan metinle İlgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez? Hüsrev: Zeynep! Ben şehirleri, sokakları, kahveleri dol- duran şeri mail insanlardan değilim. Keşke onlardan Ol- saydım!.. Onlar sıhhatli, tabii, mükemmel mahluklar. Ben Allah'ın yalnız acı çeksin, yalnız kıvransın diye yarattığı bir aletim galiba. Kainatl dolduran her Şey her hadise, her hareket, benim için bir işkence vesilesi. Bir türlü rolümü ve rahatımı bulamıyorum, Tabii zevkleriyle yaşayan hay- varılara bakıyorum da ne güzel ne emniyetli bir vasıtanın öksüzü olduğumu anlıyorum. Ben içindeki hayvanı ürküt- müş, İncitmiş bir hastayım, s74 Necip Fazıl Kısakürek'in "Bir Adam Yaratmak" adlı oyu- nunun başkişisi Hüsrev'i konuşturduğu bu bölümle İlgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz? A) B) C) D) E) "belini kırmak", "karar vermek", "yol tutmak" sözleri deyimdir. Metnin en başında sahne (mekân) dekor ve kişiler açıklanmıştır, Oyunda kullanılacak aksesuarlar metinde tek tek an- [atılmıştır. Konuşmalar kahramanların ruh hallerini yansıtır nite- liktedir. Parantez içerisinde verilen bölümlerde oyuncuların hangi hâllere bürüneceği gösterilmiştir, A) B) C) D) E) Hüsrev kendisini toplumdaki insanlardan farklı gör- mektedir. Hüsrev'in; varlığın, insanın ruhun anlamıyla uğraştığı ve fikir çilesi çektiği söylenebilir. Hüsrev'in söyledikleri tiyatroda Irat" olarak adlandırı- lan uzun, kesintisiz konuşmalara monolog da denir, Madde - mana çatışmasının içinde olduğu görülen Hüsrev için sıradan insanların küçük şeylerle mutlu olmaları bir çekim alanı oluşturmaktadır. Hüsrev, maddi yoksunluğun insanları mutsuz ve uyumsuz yaptığını düşünen bir kişilik ömeğidir.