6.
7.
o
Gazeteci: Yeni Lisan makalesiyle dilde sadeleşme konu-
şunda önemli bir adım atan Ömer Seyfettin ve arkadaş-
larının, çabalarının karşılığım Millî Edebiyat Dönemi'nde
yazılan eserlerle aldıkları söylenebilir, Sizce dil konu-
şunda en titiz millî edebiyatçımız kimdir?
Yazar: Diyebilirim ki İstanbul Türkçesi,
- kaleminde en
cana yakın kelimelerin birbirlerine eklenişindeki incelikle
harikalar yaratmıştır. Hele Ömer Seyfettin'in bile boş bı-
raktlğl yazı İle resim çizmek yolunda hiçbir yazar onunla
yarışamaz.
Gazeteci: O hâlde üslupçu bir yazardır diyebilir miyiz
kendisi Çin?
Yazar: Dil konuşundaki hassasiyetine bakılarak rahatlıkla
bunu söyleyebiliriz. Bakın, hikâyelerinde sadece İstanbul
ağzını değil, öykümüzün kapılarını sonuna dek açtığı
Anadolu'daki halk dilinin en güzel örneklerini, hikâyenin
geçtiği köy, kasaba veya şehir halkının kendilerine has
dillerinin bütün özelliklerini onun eserlerinde bulmak
mümkündür. Dil, onun için vatan demektir, Yazar Eskici
adil öyküsünde vatanından uzakta, Arap coğrafyasında
yaşamak zorunda kalan küçük bir çocuğun gözünden
vatan özlemini anlatırken dilin aslında vatan demek Oldu-
ğunu ne güzel vurgular.
Bu röportajda boş bırakılan yere gelmesi gereken
yazar, aşağıdaki seçeneklerden hangisinde verilmiş-
tir?
A) zya Gökalp'ın
B) Halide Edip Adıvar'ın
C) Refik Halit Karay'ın
D) Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun
E) Reşat Nuri Güntekin'in
Aşağıdakilerden hangisi küçürek Öyküler İçin
nemez?
8.
Aşağıdakilerin hangisinde parantez İçinde verilen şiir
anlayışıyla ömek metin uyuşmamaktadır?
A)
B)
C)
D)
E)
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç fark etim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
(Saf şiir)
haklı ve mazlum olanın uyuşuk onurunu
uyarmak için kuwetli ve zalime karşı
nice sarp yerden geçildi buraya kadar.
Ve buradan daha da dikleşerek
dinmeden-dinlenmeden
dişe-diş
dövüşe dövüşe yürünecek.
(Toplumcu şiir)
Her gün bu kadar güzel mi bu deniz?
Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?
Her zaman güzel mi bu kadar,
Bu eşya, bu pencere?
Değil,
Vallahi değil;
Bir iş var bu işin içinde
(Birinci Yeni şiiri)
Ne arayanlar buldu beni
Ne sular yundu beni
Lütfet
Bilinsin artık serüvenim
Bir serseriyim
Bazen efendi hüviyetli
Bilinsin kalbimdeki
Hakikate köle olmak isteği
(Mistik- metafizik şiir)
Bahar geldi koyun kuzu koklaştı
İki âşık senelerdir bekleşti
Kara gözlüm, düğün dernek yaklaştı
Vatan borcu biter bitmez ordayım
(İkinci Yeni şiiri)
A)
B)
C)
D)
E)
Küçürek öyküler, şiirselliklerinin yanında derin ve
yoğun anlam katmanlarına sahiptir.
Küçürek Öyküler inşan yaşamlarından dondurulmuş kışa
anlar, yaşanmış küçük olaylar, anekdotlar, kurulan düş-
[erden birisi, bir monolog, bir İçsel konuşma ya da bir
epizot olarak Okuyucunun karşısına çıkmaktadır.
Küçürek Öykülerde karakter tahlili, betimleme, mekân
etkisi olabildiğince önemli bir yer tutar.
Zaman, mekân, olay ve kişiler sezdirilerek aktarılır,
küçürek Öykülerde uzun tasvirlere yer verilmez.
Yabancılaşma, umutsuzluk ve bunaltı ana izlekleri
üzerine kurulan küçürek Öykü, millî renklerden çok,
bireysel ögeleri Öne çıkaran bir anlatı türüdür.
394