O) BENİM
HOCAM
b. Kopenhag Kriterleri
22 Haziran 1993 tarihinde yapılan Kopenhag Zirvesi'nde aday-
lık için başvuruda bulunan ülkelerin tam üyeliğe kabul edilmeden
Önce aday ülkeler; demokrasi, hukukun üstünlüğü, inşan hakları,
azınlık hakları ve işleyen bir piyasa ekonomisi alanlarında belirli
bir seviyeye gelmiş olmalıdırlar, AB, bu kriterlere uygun gördüğü
birçok Doğu Avrupa ülkesini özellikle 2004 yılından sonra tam üye-
liğe almıştır.
D. TÜRKİYE VE AVRUPA BİRLİĞİ
1. Türkiye'nin AB Serüveni
a. Ankara Antlaşması ve Katma protokol
Türkiye, Temmuz 1959'da topluluğa tam üyelik için başvur-
muştur. AET tarafından verilen cevapta, Türkiye'nin kalkınma dü-
zeyinin tam üyeliğin gereklerini yerine getirmeye yeterli olmadığı
bildirilmiş ve tam üyelik şartları gerçekleşinceye kadar geçerli ola-
cak bir ortaklık antlaşması imzalanması önerilmişti. Bu gelişmeler
sonucunda 12 Eylül 1963'te "Ankara Antlaşması" imzalanmıştır.
Ancak Ankara Antlaşması, geçiş dönemi hükümleri ve tarafların
üstleneceği yükümlülükleri belirten Katma protokol (1973) öngö-
rüldüğü şekilde uygulanamamıştır.
AB ile başlangıçta sadece ekonomik olan sorunlar, Yunanis-
tan'ın 1980'de topluluğa tam üye olması ile siyasi boyut da ka-
zanmıştır. Çünkü AB'ye üyeliğin kabulü için oy birliği şartı aran-
maktadır. Türkiye ile arasındaki sorunların kendi politikasına uygun
şekilde çözümü için Yunanistan'ın veto hakkını bir koz olarak kul-
lanması sonucu topluluk ile Türkiye arasındaki ilişkiler dondurula-
rak mali iş birliğine son verilmiştir.
b. Türkiye'nin Gümrük Birliğine Girişi
Türkiye, 14 Nisan 1987'de tekrar AB'ye tam üyelik müra-
caatında bulunmuştur. AB Komisyonu tarafından 1989'da veri-
len cevapta, Türkiye'nin AB'ye üyelik konusundaki ehliyeti kabul
edilmekle birlikte, gelecekteki genişleme sürecine kadar beklenme-
si ve Gümrük Birliği sürecinin tamamlanması önerilmiştir. Yapılan
müzakereler sonunda Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği,
1 Ocak 1996 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
c. Avrupa Birliği'nin Genişleme Süreci ve Türkiye
Avrupa Birliği, 1993 Kopenhag Zirve Toplantısı'nda ve 12 - 13
Aralık 1997 tarihlerinde Lüksemburg'da yapılan Avrupa Birliği Zir-
vesi'nde Türkiye'nin tam üyeliğe ehliyeti bir kez daha teyit edilmiştir.
15 - 16 Haziran 1998 tarihinde gerçekleşen AB "Cardiff Zirvesi"
Sonuç Belgesi'nin genişleme ile ilgili bölümünde, adayların tam
üyeliğe hazırlanma durumunu incelemek üzere kurulmuş olan göz-
den geçirme mekanizmasına Türkiye de dâhil edilmiştir.
Belgede ayrıca, Komisyon tarafından Türkiye'yi tam üyeli-
ğe hazırlamak için sunulan "Avrupa Stratejisi" onaylanmıştır.
küreselleşem (1990 - 2023)
AB Komisyonunun 1999'da açıkladığı raporda, Türkiye tam üyeli-
ğe aday gösterilmiş ve ülkemize de somut bir "Katılma Ortaklığı
Stratejisi" önerilmiştir, 10 - 11 Aralık 1999 tarihlerinde Helsinki'de
yapılan AB Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde Türkiye,
oy birliği ile Avrupa Birliği'ne aday ülke olarak kabul edilmiştir. Bu
süreçte Türkiye AB fonları tarafından finansı sağlanan Socrates
(Genel Eğitim), Leonardo da Vinci (Mesleki Eğitim), Hayat Boyu
Öğrenme (LLP) ve Gençlik (Youthbin Action) programlarına tam
üye olarak katılarak ülkemizde bununla ilgili "Ulusal Ajans" adı
verilen bir yapılanmayı gerçekleştirmiştir.
E. YENİ OLUŞUM SÜRECİNDE BALKANLAR
1. Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti'nin Dağılması
1945'te yapılan seçimleri kazanan Tito, Yugoslavya Federal
Halk Cumhuriyeti'ni kurarak ülkedeki krallık yönetimine son verdi.
Yugoslavya; Slovenya, Hırvatistan, Bosna - Hersek, Karadağ,
Sırbistan, Makedonya Federal Cumhuriyetleri ile Voyvodina ve Ko-
şova özerk bölgelerinden oluşturuldu, 1974 Anayasası ile Tito ömür
boyu devlet başkanı seçildi. Tito'nun 1980'de ölümünden sonra Aralık
1987de Slobodan MiloşeviÇin bir darbeyle Sırp Komünist Patisinin
başna geçmesi ile Avrupa'nın 4. büyük ordusu olan Yugoslavya Fe-
daral Ordusu (JNA), Sırpların kontrolüne geçti, Buna karşılık Sloven-
ya Cumhuriyeti Parlamentosu 7 Haziran 198Yda Slovenya halkının
kendi geleceğini kendisinin belirlemesi yönünde karar alarak 2 Tem-
muz 1990da bağımsızlığını ilan etti. Bunu Hırvatistan Parlamentosu-
nun bağımsızlık kararı takip etti. Böylece Yugoslavya'da parçalanma
süreci başlamış oldu, Aynı yıl içinde Makedonya ve Bosna - Hersek
de bağımsızlıklarını ilan edince Yugoslavya'yı oluşturan altı devletten
dördü; Slovenya, Hırvatistan, Makedonya ve Bosna - Hersek, Yugos-
lavya'dan ayrılmış oldu.
Bosna - Hersek'in bağımsızlık kararı 29 Şubat 1992'de, Bos-
nalı Sırpların seçimi boykot etmelerine rağmen referandumla onay-
landl. 6 Nisan'da da AT Bosna - Hersek'in bağımsızlığını tanıdı.
Bu durumu kabul etmeyen Sırbistan, "Büyük Sırbistan" hayalini
gerçekleştirebilmek için yanındaki milis grupları da silahlandırarak
silahsız Boşnaklara karşı savaş başlattı. Temmuz 1995'te General
Ratko Mladİç komutasındaki Sırp güçleri, daha Önce BM Güven-
lik Konseyi tarafından "güvenli bölge" ilan edilmiş olan Srebreni-
ca'yı işgal etli ve binlerce sivili topluca katletti. Bu gelişme üzeri-
ne NATO harekete geçerek 30 Ağustos 1995E Sırp hedeflerine
yönelik kapsamlı hava operasyonları başlattı. Üç hafta süren bu
harekât sonucunda Sırplar ateşkes yapmayı kabul etti. 14 Aralık
1995'te Yugoslavya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Slobo-
dan Miloşeviç ve Hırvatistan Cumhurbaşkanı Franyo Tucman ve
Bosna - Hersek eski Cumhurbaşkanı "Bilge Lider" lakaplı Aliya
İzzetbegoviç tarafından "Dayton Antlaşması" imzalanarak Boş-
na Savaşl sona erdi,