5.
6.
o
Aşağıdakilerin hangisinde anlatıcının bakış açışı yan-
Ilş belirtilmiştir?
A) Ali, Oldukça mahzun yaratılışll bir çocuktu; kendi ya-
şamından çok daha üstün tuttuğu babasını olanca
gücüyle seviyordu. (kahraman anlatıcı)
B) Genç adam, önüne gelen ilk sokağa sapmazdan evvel
dönüp arkasına baktı, aşağıdaki caddenin elektrik ay-
dınlıkları, buraya kadar yansıyordu. (gözlemci anlatıcı)
C) Mümtaz, ağabeyi dediği İhsan'ın hastalandığından
beri doğru dürüst sokağa çıkmamıştı. Doktor çağır-
mak, eczaneye reçete götürüp ilaç getirmek hep onun
işiydi. (gözlemci anlatıcı)
D) Sağlam bir inanç vardı içinde, İyiden iyiye duyuyordu:
Bunlardan, bu İnsanlardan değildi kendisi. Bunları dü-
şünüp duruyordu. (hâkim - tanrısal anlatıcı)
E) Bu acıya dayanamazsam daha büyük acıların kuca-
ğına düşmem kaçınılmaz görünüyordu, nihayet unut-
masam da unutmuşum gibi davranmaya karar verdim.
(kahraman anlatıcı)
Aşağıdakilerin hangisinde hikâye türüyle ilgili bir bilgi
yanlışı vardır?
7.
8.
Günlerden pazartesi. Yine vapurun alt kesimindeyim. Yine
hava karlı yine İstanbul çirkin. Hele yağmurlu günlerinde..
Yalnızlık, dünyayı doldurmuş, Sevmek... Bir inşanı sev-
mekle başlar her şey. Burada her şey bir insanı sevmekle
bitiyor. Güzel bir yer Alemdağ'. Şu saatte on beş metrelik
ağaçları, Taşdelen'i yılanı ile Kış günü yılanlar ininde-
dir, olsun. Taşdelen, parmak gibi akar. Önce içimizi sonra
dışımızı yıkar. Su içmeye gelen bir tavşan, bir yılan, bir
karatavuk, bir keklik, Polenezköy'den şerefimize kaçıp
gelmiş bir keçi ile alt alta, üst üste oynaşıyoruz. Alemdağl
güzel, Alemdağl.._ İstanbul çamur içinde. Taksi şoförleri,
Su birikintilerini inadına insanların üzerine sıçratıyorlar.
Kar, inadına içimize içimize yağıyor.
Sait Faik'in "Alemdağ'da Var Bir Y ilan" adil hikâyesinden
alınan bu parçayla ilgili olarak aşağıdakilerden han-
gişi söylenemez?
A)
B)
C)
D)
E)
Serim - düğüm - çözüm planına uygun bir oluş sırası-
mn gözelitlidiği bir anlatıdır,
Kahraman (ben) bakış açışıyla yapılan bir anlatım bu-
lunmaktadır.
Bilinç akışından ve iç konuşma tekniğinden yararlanıl-
mıştır.
Olaylardan çok günlük yaşamın bir kesitindeki duy-
guların ve durumların ele alındığı Çehov tarzı Öykü
örneğidir.
Temel çatışma, yaşamı güzelleştirip çirkinleştiren
İnsan ve çevre unsurları üzerine kurulmuştur.
A)
B)
C)
D)
Rönesans'tan sonra Giovanni Boccacio, Decameron
Öyküleri adlı eseriyle öykü türünün ilk örneğini vermiş
ve çağdaş Öykücülüğün başlatıcısı olmuştur.
Dünya Edebiyatında Guy de Maupassant ve A. Çehov,
kendi Öykü anlayışının ekolleşmeşini sağlamıştır.
Türk edebiyatında ilk öyküler Tanzimat Döneminde
yazılmıştır; ilk örnek Ahmet Mithat'ın Letaif-j Rivayat
adlı eseridir.
Edebiyatımızda Batılı anlamda ilk öykü örneği, Sami
paşazade Sezai'nin Küçük Şeyler adlı eseridir.
E) "Durum" hikâyelerinde karakterler, "Olay* hikâyesindeki
karakterlere göre daha derinliklidir.
66
Aşağıdakilerden hangisi hikâyenin yapı unsurların—
dan biri değildir?
A) Olay - durum
B) Kişiler (kahramanlar)
C) Anlatıcının bakış açışı
D) Zaman
E) Mekân (yer)
v/ SÜRPRİZ OLABİLİR
Küçürek hikâye 1960'lı yıllarda Spencer Holst, Richard
Brautigan gibi yazarlarca geliştirilmiştir. "Fast food" tü-
ketim anlayışına uygun, çabuk okunabilen minik Öykü-
ler şeklinde tasarlanmıştır. Öğüt vermek, yol göstermek
amaçlarına yönelmez. Ani uyarmalar yaparak gerçekleri
sezdirir. Yoğun ve çağrışımsal diliyle şiire yaklaşır, Mini-
mal öykü, çok kısa öykü, öykücük, kıpkısa öykü, ani öykü,
mikro kurmaca, küçük ölçekli öykü, mesel, sımsıkı öykü
gibi İşimler de verilen bu tür genelde 10 kelimeyle 50 -
60 kelime arasında değişen bir uzunluğa sahiptir. Çarpıcı
sonlar, sembolik anlatımlar ve şiirsel söylem onun vazge-
çilmezleridir. Ferid Edgü'nün "Binbir Hece", "Maria ve DO
Sesi" Öyküleri", "İşte Deniz" en güzel örneklerinin
toplandığı kitaplardır. Ayrıca Tezer Özlü, Mehmet Har-
mancı, Sadık Yalsızuçanlar, Haydar Ergülen, Vüsat O.
Bener, Sevim Burak ve Necati Tosuner bu alanda önemli
örnekler vermiştir.