5.
6.
Nietzsche, İnsanın ahlaki değerleri olduğu gibi benimseme-
si yerine yeni değerler oluşturması gerektiğini savunur. in-
şan, değerleri hazır bulmaz. Ona, iyinin kötünün ne olduğu-
nu anlatacak ve açıklayacak üstün bir otorite yoktur. İnşan
yapayalnızdır, hayatının anlamını ve bağlanacağı değerleri
yeni baştan kendisi oluşturmak zorundadır.
Bu parçada vurgulanan düşünce aşağıdakilerden han-
gisidir?
A) Ahlaki değerleri Oluşturan toplumsal yapıdır.
B) İyi ve kötünün Ölçütünü belirleyen bir Otorite Olmalıdır,
C) İnsan bütün değerlerini özgürce oluşturmalıdır.
D) Ahlaki değerler nesnel bir özellik taşımaktadır.
E) İnsanın, değerleri hazır bulması üretkenliğini engeller.
Ahmet Cevizci "Felsefe Tarihi" adlı eserinde "Orta Çağ fel-
şefesi kendisine Öte dünyasal bir bilginin hâkim Olduğu bir
felsefedir. Başka bir deyişle, Yunan'da inşanın temel prob-
teminin bu dünyada ve kent-devleti sınırları içinde mutluluğa
erişmek olduğu kabul edilmişti; Yunan'da, İnsanın bu prob-
lemi çözebilecek güce sahip bulunduğuna ve kendi çaba-
sıyla iyi ve mutlu bir hayata ulaşabileceğine inanılmışken,
Orta Çağ'da problemler, yeryüzündeki hayattan ziyade, bu
dünyadan sonraki hayatla ilgili Olan problemlerdir. Aranan
mutluluk, bu dünyadaki mutluluk değil ebedi bir saadettir.'
demiştir,
Buna göre Orta Çağ felsefesi İle İlgili;
I. Antik Yunan felsefesinin devamı niteliğindedir.
II. Felsefenin alanı olan etik, teolojiye dayandırılmıştır.
III. Uhrevi mutluluk esas alınmıştır.
yargılarından hangileri söylenebilir?
7.
8.
T. Mengüşoğlu "İnşan Felsefesi" adil eserinde "Gerçekten
bir bütün olarak somut inşan, ancak yapıp-etmelerinde, bu
yapıp•etmeleriyle gerçekleştirdiği başarılarında ortaya çıkar.
Ancak bu fenomenlerde ve başarılarda İnsanı somut bir bü-
tün olarak kavrayabilir, anlayabiliriz. Bu fenomenler ya doğ-
rudan doğruya inşanın başarılarıdır ya da temelini inşanın
varlık-yapısında bulan yeteneklerdir Orneğin dil, konuşma
böyle bir fenomendir. Çünkü dil insanla birlikte ortaya çıkan
bir varlık alanıdır. Bu fenomen ve başarılar, insan varlığının
taşıyıcısıdır; yani onlar olmadan İnşan yaşayamaz; hiç ol-
mazsa, şimdi ve tarihte karşılaştığımız şekliyle yaşayamaz.
Nerede insanla karşılaşırsak, orada bu fenomen ve başarı-
larla da karşılaşırız, " demiştir,
Bu parçaya göre aşağıdaki yargılardan hangisine ula-
şılamaz2
A)
B)
C)
D)
E)
İnsan ürettiği değerler bütünü içinde anlaşılmalıdır.
Dil inşanın oluşturduğu ontolojik bir yapıdır.
inşan ontolojik temelli antropolojik bir varlıktır.
inşan Oluşturduğu idelerle varlığını anlamlandırır.
İnşan varlık bağlarından bağımsız olarak ele alınmalıdır.
Meşşailiğe göre, her şeyden önce din İle felsefe arasında
konu ve gaye birliği bulunmaktadır, İkisi de İnsanları mutlu-
luğa götürecek gerçek bilgiyi ve gerçek ameli insanlara öğ-
retmeyi hedeflemektedir. Dinin gayesi Allah'ı ve var olanları
olduğu şekilde bilmek olan gerçek bilgiyle, İnsanı mutluluğa
götüren ve mutsuzluktan alıkoyan bedeni ve nefsani fiiller-
den oluşan gerçek ameli insanlara öğretmektir. Felsefe de
bu amacı hedeflemektedir,
Buna göre, felsefe ve din İçin;
I. Yöntemlerinin aynı olduğu,
IL Amaçlarının aynı olduğu,
III. Aklın verilerini kullandıkları,
IV. Eleştiri ve kuşkuya açık olduğu
ifadelerinden hangileri söylenebilir?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
z
o
A) Yalnız I
B) Yaınız II
C) Yaınız III
C) II ve III
E) III ve IV
E) II ve III
183