5.
6,
Nermin:
— Nasılsın, iyi misin? Okul arkadaşım Elif, Fransızcayı üç
ayda sökmüş.
Ayla:
— İyiyim, evet. Hatalı diktiğim kazağı söküyorum. Elife hayran
oldum açıkçası. Bu kadar kısa sürede zor bir dili nasıl sökmüş,
hayret doğrusu!
Nermin:
— Haberleri izledin mi? Bizim memlekette şiddetli bir yağmur
yağmış, her yandan sel gelmiş.
Ayla:
— İzledim evet. Ben bu yaşıma kadar ağaçları yerinden söken,
koca koca kamyonları oyuncak araba gibi sürükleyen böyle bir
sel ne gördüm ne duydum. Kardeşin nasıl?
Nermin:
— Çok iyi. Bugün çalışmayan süpürgeyi söktü. Şimdi
yeniden toparlamaya çalışıyor.
Bu diyalogda "sökmek” sözcüğünün aşağıdaki
anlamlarından hangisinin bir örneği yoktur?
7.
8.
•
TEST 07
Seçkin: Benzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle
göze çarpan, üstün
Büyük: Üstün niteliği olan
Önde gelmek: Önemli durumda olmak
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "seçkin, büyük, önde gelmek"
sözcükleri belirtilen anlamlarını karşılayacak şekilde
kullanılmıştır?
A)
B)
C)
D)
E)
Ailesinin önde gelen büyüklerinin tandır sefasına ayıracak
zamanları olmadığını söyleyerek kendi ailesini âdeta seç-
kinler arasında sayıyordu.
Türk düşünce geleneğinin oluşmasında ve gelişmesinde
seçkin bir yeri olan İbn Sina, aynı zamanda tarihin önde
gelen büyük bilim ve düşün insanlarından birisidir.
Moliğre'in büyük miktarda yapıt verdiğini, tiyatro alanında
seçkin bir yerinin bulunduğunu söyleyerek söze başladı;
sonra da önde gelen diğer tiyatrocuları sıraladı.
Benim büyük kalabalıklara ve önemli mevki sahibi kişilere
karşı ürkekliğimi bildiğin hâlde yine de beni bu seçkin yere
getirdin, şehrin önde gelenleriyle tanıştırdın.
Adam, büyük bir cevap sıkıntısı çektikten sonra yaptıklarını
itiraf etti; seçkin konukların ağırlandığı bu konağa geçen
ay da önde gelen emlakçıların geldiğini söyledi.
A)
B)
C)
D)
E)
Örülmüş, dikilmiş şeyin örgüsünü veya dikişini ayırmak
Okuyup anlama becerisi kazanmak
Bir şeyi yerinden çıkarmak, götürmek
Geçmek, etki yapmak
Kurulmuş bir şeyi parçalarına ayırmak
Büyükbabam ince ruhlu bir insandı, yaşamının her anında bu
ince ruhun izlerini görebilirdiniz; bu, dili kullanışı için de ge-
çerliydi. Bir gün ona "Ne güzel konuşuyorsun, ben de senin
gibi konuşmak isterdim büyükbaba!" dediğimde bana şöyle
demişti: Eğer gerçekten güzel konuşabilmek istiyorsan sözünü
karpuz kantarında değil, kuyumcu terazisinde tartmalısın.
Bu parçadaki altı çizili sözle büyükbabasının yazara
güzel konuşmayla ilgili olarak asıl anlatmak istediği
aşağıdakilerden hangisidir?
Bir sanat eserini anlamak biraz işidir. Çünkü onu özümse-
me ve sevme çabası insanda çabuk tükenir. Mesela bir şiiri ilk
okuyuşta kişi onu bırakır. Hâlbuki onu ikinci, belki de üçüncü
kez okusa onun içine girebilecek hem de ondan sonsuz bir
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden
hangisi getirilmelidir?
A)
B)
C)
D)
E)
emek - tenkit eden - mutluluğa ulaşabilecektir
sabır - hoş bulmayan - haz alabilecektir
fedakârlık - karmaşık bulan - keyif duyabilecektir
gönül - beğenmeyen - anlam evreni yaratabilecektir
birikim - anlamayan - yolculuğa çıkabilecektir
A)
B)
C)
D)
E)
Ölçülü olmanın konuşmada güzelliği sağlayan en önemli
özellik olduğu
Konuşma sırasında karşıdaki kişiye de konuşma şansı
tanımak gerektiği
Sanatlı bir üslup ile konuşmanın edebî ortamlarda daha
çok ilgi çektiği
Ses tonu ve vurgunun iyi ayarlanmasının konuşmanın
çekiciliğini artırdığı
Karşısındaki kişinin anlayabileceği bir düzeye göre konuş-
manın iletişimi güzelleştirdiği
17
2.
E
3.
B
4.
5.
6.
7.