Örnek Soruyu Değiştir

Mudanya Ateşkes Antlaşması ve Saltanatın Kaldırılması Mudanya Ateşkes Antlaşması (II Ekim 1922) Türk birlikleri Yunan ordusunu yenilgiye uğrattıktan sonra yönünü Çanakkale'deki İngiliz mevzile• rine çevirmiştir. Çünkü İngiltere Başbakanı Lloyd George Reuter Ajansı tarafından yayımlanan bil- dirisinde Fransa, İtalya ve Balkan Devletlerini Türkiye'ye karş savaşa çağırmıştır. Fransa ve İtal- ya savaştan çekilme yanlısı hareket edince yalnız kalan ve kamuoyu tepkisi alan İngiltere masaya joturmak zorunda kalmıştır. Mustafa Kemal İngilizler tarafindan oluşturulmak istenen tarafsız bölgenin tanınmaya- cağını Nutuk'ta şu sözlerle aktarmıştır: "İstanbul'daki Fransız Olağanüstü Komiseri General Pelle (Pele) benimle görüşmek üzere İzmir'e geldi. 'Yansız Bölge' adıyla andığı bir bölgeye ordularımızın girmeme- sinin uygun olacağını öğütledi. Ulusal Hükûmetimizin böyle bir bölge tanımadığını, Trakya'yı da kurtarmadıkça ordularımızm durdurulmayacağım söyledim." Mustafa Kemal TBMM'ye ateşkes teklifinde bulunmalarından sonraki gelişmeleri Nutuk'ta şöyle anlatmaktadır: "29 Eylül 1922 günü verdiğim kısa bir cevapla, Mudanya Konferansı'm kabul ettiğimi bil- dirdim. Ama Meriç Irmağı'na dek Trakya'nın hemen bize geri verilmesini istedim. 3 Ekim- de toplanmanın uygun olacağım söyledim. Mudanya Konferansı'na başkomutanlık adı- na olağanüstü yetki ile Batı Cephesi Ordulan Komutam İsmet Paşa'yı delege atadığımı 2 5 7 Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın Önemli Maddeleri Sözleşmenin yürürlüğe girmesi üzerine Türk-Yunan silahlı kuvvetleri arasındaki çarpışmalar durdurulacaktır. Yunanlar 15 gün içerisinde Meriç Nehri sınır olmak üzere Doğu Trakya'yı boşaltacaktır. Boşaltmanın tamamlanmasından sonra 30 gün içinde Doğu Trakya İtilaf Devletlerince TBMM Hükûmetine devredilecektir. TBMM Hükûmetine devredilen yerlerin güvenliğini sağlamak için ulusal jandarma güçleri gön- derilecektir. Subaylar da dâhil olmak üzere jandarma gücü sekiz bin kişi olacaktır. I İstanbul ve Boğazlar, TBMM Hükûmetine bırakılacaktır. TBMM ordusu, barış konferansına kadar hatta konferans süresince Çanakkale ve Kocaeli böl- gesinde belirlenen bir çizgide duracaktır. İtilaf Devletleri askerleri barış yapılıncaya kadar İstanbul'da kalacaktır. bildirdim." Fransa (General Charpy) Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasından sonra Refet Bele TBMM temsilcisi olarak "Trakya Yüksek Komiseri" sıfatıyla İstanbul'a girmiş, Doğu Trakya'yı teslim almıştır. Mudanya Ateşkes Antlaşması'yla Kululuş Savaşı'nın askerî safhası sona ermiş, İstanbul ve Boğazların yönetimi TBMMye bırakılmış böylelikle Osmanlı Devleti'nin sona erdiği İtilaf Devletlerince de kabul edilmiştir. Mudanya Ateşkesi ile birlikte Mondros Ateşkes Antlaşması geçerliliğini yitirmiştir. "Mudanya Ateşkes Antlaşması, Atatürkçülerin (Kemalistlerin) baskısı altında İtilaf Devletlerinin teslim olmaları demekti." İngiliz tarihçi Arnold Toynbee; Saltanatın Kaldırılması (I Kasım 1922) İtilaf Devletlerinin 28 Ekim 1922'de TBMM Hükûmetini İsviçre'nin Lozan şehrinde yapılacak görüşme- lere davet ederken İstanbul Hükümetini de davet etmesi saltanatın kaldırılma sürecini hızlandırmıştır, İngiltere (General Harrington) TBMM (İsmet paşa) İtalya (General Mombelli) Yunanistan'a ait delegeler (General Mazarakis) konferansa katılmamış, konferansı Muda ya açıklarındaki bir gemiden takip etmişlerdir. Görüşmelerde Yunanistan'ın sözcülüğünü İni giliz temsilcisi üstlenmiştir. Mütareke görüşmeleri 3 Ekim 1922'de Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa'nın başkanlığında ba lamışve 11 Ekim 1922'de Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanmıştır. Saltanatın Kaldırılma Nedenleri Lozan Konferansı'na hem Osmanlı Devleti'nin hem de TBMM 'nin birlikte çağrılması Ulusal egemenlğin önünde bir engel teşkil etmesi Anadolu'nun içinde iki devletin bulunmasının ulu- sal çıkarlara aykırı olması Osmanlı Devleffnin resmî olarak sonlandırılması Saltanatın Kaldırılmasının Sonuçları I.TBMM'nin yapmış olduğu ilk ve son inkılap hareketidir. TBMM, Lozan Konferansı'na tek gitmiştir. Laiklik yolunda ilk büyük adım atılmıştır. Devlet başkanlığı ve rejim sorunu ortaya çık- mıştır. TBMM'ye bu kanun teklifini Dr. Rıza Nur ve arkadaşları sunmuştur. Sultan Vahdettin saltanatın kaldı- rılmasından sonra halifeliğin hiçbir etkinliği olmadığını görerek; 17 Kasım 1922'de İngiliz Malaya Ge- misi ile İstanbul'dan ayrılmış, Müslümanlann halifesi unvanıyla Malta'ya götürülmüştür. instagram.com/copysinav