Örnek Soruyu Değiştir

MU”I'EZİLE: » ya da "Ayrı Du- ranlar" demektir. İslam felsefesinde akil (rasyonel düşünce) temel alan, Yunan felsefesinin etkisiyle doğmuş özellikle kader ve adalet sorunlarıyla ilgili bir akımdır. İlk bakışta siyasetle ilgisi yokmuş gibi görünse de incele- nince siyasetle ilgili olduğu görülür. 8. ve 10. yüzyıllar arasında Basra ve Bağdat' da gelişen kelam okuludur. Mutezile adı ilk kez Hz. Osman'ın öl- dürülmesinden sonra Hz. Ali'nin ha- lifelik hakkı konusundaki tanışmalar sırasında, Hz. Ali'yi onaylamak ya da mahkum etmek yerine orta yolu izle- yenler için kullanılmıştır. Onlara göre imamet Allah'ın emri ve peygamberin tebliğiyle kesinleşen bir iş değildir; ümmetin kabulüne dağlıdır. » Bu akımı başlatan kişi Vasıl bin Ata'dır. Hocası Hasan Basri'nin yanından bü- yük günah işleyenlerin (fâsık) ne kâfir ne mümin sayılabileceğini savununca hocası "Vasıl bizden ayrıldı" » Mutezile bilginlerinin hemen tümü akıl İle naklin (Kur'an ve Sünnet) aynı değerde olduğunu; akıl ile naklin çe- lişmesi durumunda akla öncelik veril- mesi gerektiğini savunmuşlardın Onlara göre imamn en Önemli Ögesi bilgidir. Bilgiye dayanmayan, gele- neksel biçimde edinilen imanın kü- türden farkı yoktur. Nakil olmasa da Tanrı'nın akılla İYİ ve kötünün, güzel ve çirkinin akılla sap- tanabileceğini iddia ederer. Tevhid konusunda Allah vardır ve birdir ama hiçbir şeye benzemez ve benzetilmez görüşünü savunurlar. Allah' n hiçbir sıfatla nitelg-,emeyece- ğini, Kur'an'da geçen sıfatların, onu insanlara anlatabilmek için olduğu ymumunu yapular, Onlara göre; Allah' m sıfatlan ona içküldir. Kur'an yaratılmıştır. Allah'ın ahirette göümesi olanak- Adalet konusundaki "ah- laki eylemde bulunurken inşan- ira- deşinin özgür olup olmadığı sorusu üzerindeki tanışmalar şekillendirir. Allah hiç kimseye zulm«iemeyece- ğİne göre, ahirette cezalandırılan İn- san ancak kendi yaptıklarının sonucu olarak cezalandırılabiür. İnşan seçme Özgürlüğüne sahip eylemlerinden so- rumlu bir varlıktır görüşünü savunur- lar. Unite Mutezile içindeki çok çeşitli eğilimler beş temel konuda birleşirler. İlk ikisi yukanda anlatılan tevhid ve adalettir. üçü ise Vaad ve vaid ilkesi, adalet konusun- daki görü*inin doğal sonucudur. Allah Kur'an'da iyi edimlerde bu- lunanlan ödüllendireceğini (vaad), kötü edimlerde bulunanları, günah işleyenleri de cezalandıracağını (vaid) söylediğine göre ödül ve ceza ver- mek Allah için zorunludur, Kötü edim- 'erde bulunanların bağışlanması hem adalet ilkesiyle çelişir hem de Allah' ın sözünden döndüğü anlamına gelir. el-MenziIe beyne'l-menzileteyn (iki menzil arasında bir menzil) Büyük günah işleyen kişi ne mümindir ne de kafir. Iman ile küfür arasındadır. el-Emru bi'l-ma' ruf ve'n-nehyu ani 'l-münker: Adalet yalnızca zulüm ve kötülükten kaçınma olmayıp herkesin adaletten yararlanması için çaba harcanma- sıdır. Bu ilke, sözle ya da zor kulla- nılarak yerine getirilmelidir. Bu ilke gereğince Mutezile bilginleri zalim saydıkları yönetimin değişmesi için, ayaklanma ve devrimlerde doğrudan ya da dolaylı olarak rol oynamışlardır.