Örnek Soruyu Değiştir

Mö 8. YÜZYIL - MS 2. YÜZYIL FELSEFESİ - III 2. 3. z o Test Thales'in dünyanın sudan meydana geldiği varsayımından çok önceleri Homeros: "Okeonos (deniz) tanrıların babası ve anasıdır." demiştir. Mezopotamyalıların yaratılış şarkı- Sl da şöyledir: "Ne göğün ne de yerin adl bunların babası Apsu'yla anası Tiamat'tan çıkan sular tek olarak varken, karmakarışık bulunuyordu." Görülüyor ki, ilk Yunan düşü- nürlerinin geliştirdikleri kavramlar, çok eski toplumlardan gelen halk düşünceleridir. Bu parçada vurgulanan düşünce aşağıdakilerden han- gisidir? A) Her çağın kendine özgü felsefesi vardır. 3) Felsefi görüşlerin özgünlüğü her zaman tartışmaya açıktır. C) Filozof çağının sorunlarına duyarlı Olan kişidir. D) Felsefi görüşler birbirlerini çürütme üzerine kurulur. E) Evrenin arkesi problemi dini öğelerle daha doğru açık- lanmıştır. Hindistan'a Özgü ruhsal felsefenin ayırt edici niteliği 'birey- sel' Oluşudur. Bu felsefenin dış görünüş altındaki Özü Öğre- tilemez ve öğrenilemez. Kişi, kendi kurtuluşunu sağlayacak bu Özü ancak derin düşünmesiyle elde edebilir. Bireysel de- rin düşünme gizemciliğin de kaynağıdır. Bu bakımdan Hin- distan, gizemciliğin de gerçek vatanı sayılmalıdır. Bu parçada Hint felsefesinin hangi yönünden söz edil- miştir? A) Doğanın kökenini anlamaya çalışması 3) İnsanı temel alması C) Diğer kültürlerin felsefe erinden etkilenmesi D) Dini etkilerden sıyrılamamış olması E) Olguları olgularla açıklamaya çalışması Antikçağ Yunanlılarıyla karşılaştırılırsa Lao-Tzu'nun Tao kavramı, Heraklitoş'un logos kavramına, wu-wei (eylemsiz- lik) kavramı ise; Stoacıların apatheia ve Epikuros'un atarak- şiaşına uygun düşer. Konfüçyüs de küşkUşUZ, bir Çin Sok- rates'idir. Bu parçada aşağıdaki düşüncelerden hangisi örneklen- dirilmiştir? 4. 5. 6. A) 3) C) D) E) Düşünsel yaklaşımların birbirine benzerlik gösterebile- ceği Her uygarlığın kendi kavramlarını oluşturduğu Batl uygarlıklarının daha gelişmiş Olduğu Felsefenin Çin'de başladığı Felsefeye bir başlangıç bulmanın zor Olduğu Eski Mısır felsefesine göre; gerçek ve sonsuz yaşam öbür dünyadadır ve bu dünya o sonsuz yaşam için bir sınav ye- Tidir. Bu felsefe daha sonraları Hermeşçilik adı altında ve gizemsel bir nitelikte, simyacılık ve astrolojiyi de kapsayan ezoterik ve geleneksel bir bilgi ağına dönüşmüştür. Bu parçada aşağıdaki düşüncelerden hangisi vurgulan- mıştır? A) Düşünsel yaklaşımların temelinde İnanç öğesi yer alabi- B) Olguların açıklanması her dönemde sorun oluşturmuş- C) Felsefi yaklaşımlar birbirinden bağımsızdır. D) Farklı kültürler kendi felsefelerini beşlerler. E) Bilimin temelinde felsefe İnanç yer alır. İsa'dan Önce 8.yy'da başlayıp, İsa'dan sonra 5.yy'da sona eren bin yıldan çok süren bir tarih aralığının ürünü Olan Antik Çağ ya da diğer adıyla İlk Çağ felsefesinde ve filozoflarında, Eski Mısır, Hint, Çin felsefelerinin izine rastlamamak ve ara- larında bir paralellik görmemek pek mümkün değildir. Antik Çağ bir ağ gibi birbirini tamamlayarak, bütünün değişik yön- lerini, parçalarını sunarak tarih aralıklarına uzanıvermiştir. Bu parçada Antik Çağ'ın hangi yönü vurgulanmıştır? A) Odak noktasına insanı koyması B) İnsanlığın ufkunu açması C) Farklı kaynaklardan beslenmesi D) Pratik sorunlara eğilmesi E) Varlık sorununu öncelikle ele alması Ölümden sonra dirilme Antik Çağ öğretişinin ana prensip- Erinden biridir. Bu inanç Pythagorasçlllkta devam etmiştir. Ana gaye, insanın kendisini, bedenin ve tekrardan doğuşla- rın esaretinden kurtarmasıdır. Ruhu beden üzerinde hakim kılmak için bilim ve sanatta özellikle matematik, geometri ve müzikten yararlanılır. Antik Çağ'ın bu anlayışına göre "inşanın kendini Özgür kılması" aşağıdakilerden hangisine bağlıdır? A) İnancın gereklerini yerine getirmesine B) Doğaya uygun yaşam sürdürülmesine C) Ruhların göç ettiği inancına sahip çıkılmasına D) Bedenin eğitilmesine E) Bilimsel çalışmalarda birikimden yararlanılmasına 116