MECAZIMURSEL (AD AKTARMASI)
Benzetme amacı olmadan bir kelimenin başka bir kelime ye-
rine kullanılmasıdır.
ilgileriyle oluşturulur: "İç-dlş,
parça-bütün, sanatçı-eşer, araç-eylem, neden-sonuç. "
ÖRNEK
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
('Hilal' ile kastedilen 'bayrak"ür. Parça-bütün ilgisi)
Bir tencere kaynıyor ocakta.
('Tencere- ile kastedilen içindeki 'su"dur. Dış-iç ilgisi)
Bu adam kalemiyle geçinen biridir.
('Kalem- ile kastedilen eserleridir. Araç-eylem ilgisi)
Bahçelere rahmet yağıyor.
("Rahmet- ile kastedilen yağmurdur. Sonuç-neden ilgisi)
Dilerim Tanrı'dan ki sana açık kucaklar
Bir daha kapanmadan kara toprakla dolsun
('Kucak- ile kastedilen insandır. Parça-bütün ilgisi)
TEŞHİS (KİŞİLEŞTİRME)
İnşan dışındaki varlıkları (cansız varlıklar, hayvanlar, imgesel
yaratıklar) inşan gibi davrandırma, onlara inşan Özelliği ver-
me sanatıdır.
ÖRNEK
c•• Karlı dağlann başında
Salkım salkım duran bulut
Saçm çözüp benim İçin
Yaşın yaşın ağlar mısın
Lâle yaktı ciğerini gül-İ handânın İçin
Serviler kesti kolun kadd-i hıramânın için
İNTAK (KONUŞTURMA)
—j İnşan dışındaki varlıkları, hayalî yaratıkları konuşturma sanatıdır.
ÖRNEK
Dal bir gün dedi ki tomurcuğuna:
"Tenimde' bir yara İşler gibisin.
Ol ulu katına bu miskin har (eşek)
Vardi yüz sürdİ dedi ey server
Sen eşekler içinde kâmilsin
Akıl ü şeyh ü ehl ü fazılsın
KİNAYE
-j Bir sözün hem gerçek hem de mecaz anlama gelecek şekil-
de kullanılması sanatıdır. Kinayede asıl anlatılmak istenen me-
caz anlamdır.
ÖRNEK
Yandım gönül yansa da
Ecel beni ansa da
Gözlerim kapansa da
Yıldızların altında
"Gözleri kapanmak" sözü, hem gerçek (gözlerin açık 01-
maması) hem de mecaz (ölmek) anlamı çağrıştıracak şo-
kilde kullanılmıştır.
Gönül ağyâr İçin İncinme yâre
Gül olmaz bâğ-ı âlemde dikensiz
"Dikensiz gül olmaz' sözü, hem gerçek hem mecaz anla-
ma gelecek şekilde kullanılmıştır