@MajestyPdf
TYT 1 sosyal Bilimler
13. Modern felsefenin kurucusu Olarak işaret edilen
17. yüzyıl filozofu Descartes. "Kuşkulanıyorum. • diyerek
düşünmeye başladığında bu ilk adımın hiçbir varsayım
içermeyeceğini ve yanlışlanamaz olacağını fark etti. İkinci
adım ise şuydu: "Kuşkulandığıma göre, her seferinde
zorunlu olarak düşünüyor olmalıyım. • İnşan. aynı anda
hem kuşkulanıyor hem de hiçbir şey düşünmüyor
olamaz. Bir başka deyişle, kuşkulanmak zorunlu
olarak düşünmektir de. İşte Descartes, böylece ikinci
adımı da hiç varsayım içermeyecek bir kesinlikle atmış
olduğunu düşündü. Geriye son adım kalmıştı: -Öyleyse
kuşkulanmakta ya da düşünmekte olan bir Şey olarak açık
seçik biçimde 'Varım.' diyebilirim."
Bu parçadan Descartes'm felsefesi hakkında aşağıdaki
yargılardan hangisine
A) Şüphe, onu hakikate götüren bir yöntemdir.
B) Kesin bilgiye ulaşmıştır.
C) Apaçıkllğl doğruluğun ölçütü Olarak belirlemiştir.
D) Kuşku duymadığı bilgi kendi varlığıdır.
E) Şüpheyi amaç olarak kullanmıştır.
14. Spinoza, Tanrı'yı biricik töz ve bütün nesnelerin içinde
bulunan 'neden" yaparak 'Tanrı' ile -evren' arasındaki
farklılığı kaldırmıştır. Ona göre Tanrı ile evren aynı
şeylerdir. Tanrı kendi yapıtı Olan evrenin içindedir, onun
kendisidir; evren Tanrısal özün kendini geliştirmesidir.
Spinoza, maddenin ve ruhun aynı varlığın iki görünüş
biçimi olduğunu İleri sürerek Descartes'in töz düalizmini
aşmıştır. Artık ruh ile cisim iki ayrı töz değildir, aynı tözün
özünde birleşmektedirler. Onun Cismin dünyası ile ruhun
dünyasını kendi içlerinde anlamak, birini öteki ile anlamaya
kalkışmamak gerektiği düşüncesi de bir yandan Hobbes•un
materyalizmine, öbür yandan da her türlü ruhçuluğa karşı
olduğunu göstermektedir.
Bu parçadan hareketle Spinoza hakkında
aşağıdakilerden hangişi şğy!ençmqz7
A) Tanrı anlayışı panteizmdir.
B) Maddeciliğe karşı çıkarak panteizmi savunmuştur.
C) Onun düşünce yapısında Tanrı evrene İçkin bir varlıktır.
D) Varlığı tek bir tözle açıklamıştır.
E) Maddeyi tüm varlığın özü Olarak kabul etmiştir.
denemeleri
15.
16.
6
Deneme — 4
18. yüzyıl aydınlanmacı düşünürlerine baktığımızda, en
güçlü etkiyi Kant'ın yaptığını görürüz. Kant'ın sisteminin
belki de en ünlü kısmı ahlaka dair Olan düşüncelerinin
sistemleştiği etik kanadıdır. Kant'a göre dünyada ve hatta
dünyanın dışında bile iyi istençten (iyiyi istemekten) başka
koşulsuz iyi sayılabilecek bir Şey yoktur. Yani bir eylemin
iyi olabilmesi için kesinlikle çıkarsız bir biçimde "ödev"den
kaynaklanması gerekmektedir. Ödev aklın bir buyruğudur
ve bu yüzden objektif, zorunlu ve genelgeçerdir.
Buna göre Kant'ın düşünce sisteminde
aşağıdakilerden hangisi iyi bir eylem
A) Yürüyüş yapan birinin yolda giderken gördüğü bir taşı
insanların ayağı takılmasın diye kenara koyması
B) Bir yüzücünün. gölde boğulmak üzere olan bir çocuğu
onun iyiliği için kurtarması
C) Öğretmenin öğrencilerini daha iyi yetiştirebilmek için ek
ders yapması
D) Bir esnafın, güvenilirliği azalmasın diye insanlara
dürüst davranması
E) Bir gencin, zarar görecek de Olsa arkadaşlarına daima
dürüst davranması
İslam dini, insandan kendisi ve diğer varlıklar hakkında
düşünmesini ister ve bu düşünme sonunda elde edilecek
bilginin selim akıl yoluyla değerlendirilmesinin mümkün
olacağını belirtir. Bu konuda Kur'an'da şöyle buyrulur:
'Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri
ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri İçin elbette
ibretler vardır: (Al-i İmran, 3:190)
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden
hangisidir?
A) Kur'an geçmişte yaşamış toplulukları örnek göstererek
insanın bunlar üzerinde düşünüp dersler çıkarmasını
B) İslam'a göre doğru bilgiye ulaşmak ve bu bilgiyi sağlıklı
bir şekilde yorumlamak selim akılla mümkündür.
C) Kur'an-ı Kerim'in çeşitli ayetlerinde selim akla sahip
olmayan kimseler eleştirilir.
D) İslam'da. içinde yaşanılan kültürün düşünme biçimleri
ile Olay ve olgulara şartlanmış bir şekilde yaklaşan bir
akıl, bilginin kaynağı olarak değerlendirilmez,
E) Selim akla sahip olmayanlar yüzünden evrendeki
düzen zarar görmektedir.
Diğer sayfaya geçiniz.