@MajestyPdf
TYT 1 sosyal Bilimler
13. Çağdaş toplumlarda geçerli olan yönetimler, bireylerin
temel hak ve hürriyetlerini öncelemektedir. Siyasi
otoriteler, halkın taleplerini görmezlikten gelemezler.
Çünkü yönetimler halkın oylarıyla seçilmektedir. Halk.
belirli bir süre ile yönetme yetkisini verdiği siyasi otoriteden
değişen koşullara göre siyasi taleplerde bulunur. Talepleri
karşılanmadığında halk bir araya gelerek oluşturdukları
birlikler İle hak arayışını sürdürebilir. Bu örgütlü birliktelikler
Siyasi gücün dengeli kullanımını sağlamaktadır.
Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi çağdaş
toplumlarda yönetimin bir özelliği ğgğj!ğjr?
A) Halk egemenliği
B) Halkın örgütlenme yetkisi
C) Yönetme yetkisinin süreli olması
D) Yönetimin tek elde toplanması
E) Siyasi Otoritenin denetlenmesi
14. Sokrates'e göre bilgi insanı doğru eyleme, bilgisizlik
de yanlış eyleme götürdüğünden kendini bilen. tanıyan
inşan kendine yarayan şeyi yapacak, kendini tanımayan
ise kendi zararına olanı yapacaktır. Bundan dolayı bilgi,
bütün ahlaki eylemlerimizin kaynağıdır. iyinin ne olduğunu
bilen inşan erdemli ve ahlaklıdır. Sokrates, kimsenin
bilerek kötülük yapamayacağını savunur. Bir insanın iyiyi
yapmamasının temel nedeni de bilgisizliktir. Bilgisizlik, iyiyi
kötüden ayıramamak ve değerli olan şeyler konusunda
yanlış kanılara sahip olmaktır.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada savunulan görüşe
yapılmış bir elgş!jdğjn
A) Ahlaklı olmaları için insanlar iyinin bilgisiyle
donatılmalıdır.
B) İyiye ve kötüye meyilli olan inşan ancak eğitimle iyiye
yönelir.
C) İyiyi isteme, tek başına bir eylemin iyi olması için yeterli
değildir.
D) İnşan, çıkarına düşkün olduğundan daima kendi benini
düşünerek hareket eder.
E) Bir şeyin bilgisine sahip olmak yeterli olsaydı herkes
erdemli olurdu.
Fr+kahs denemeleıi
15.
16.
6
Deneme — 10
Doğuştan gelen ideler açık ve seçiktirler. Dolayısıyla
bunlara dayanılarak açık ve seçik bilgiler üretilebilir.
Örneğin Tanrı'nın var olduğu bilgisine, ruhumuzda
doğuştan bulunan Tanrı kavramına dayanılarak yalnız
bu kavramın çözümlemesiyle varılacağı gibi üçgen
kavramından da "üçgenin açıları toplamının iki dik açıya
eşit olduğu' bilgisi çıkarılabilir. Ancak Descartes doğuştan
ideler derken insanın birtakım düşünceleri dünyaya
kendisiyle birlikte 'hazır olarak" getirmiş olduğunu
kastetmez, bu gibi düşünceleri geliştirebilmek için insanda
doğuştan yatkınlık olduğunu söylemek ister.
Bu parçada savunulan düşünceler aşağıdakilerden
hangisiyle ğğğğğşmgg?
A)
B)
C)
D)
E)
Platon'un ideaların salt düşünceyle görülmesi
anlayışıyla
Aristoteles'in aklın bilginin üreticisi olması anlayışıyla
Sokrates'in ruhta uyku hâlinde bulunan bilgilerin
uyandırılması anlayışıyla
Hegel'in gerçek Olan ile akli olanın aynı olması
anlayışıyla
David Hume•un bilgi, duyulardan elde edilen izlenimlere
dayanır anlayışıyla
İslam'ın ilk yıllarında sahabeden Ammar bin Yasir; Kureyşli
müşriklerin ağır baskılarına, eziyetlerine, ölüm tehditlerine
dayanamayarak kalben Allah'a (cc) inandığı hâlde diliyle
Müslüman olmadığını ve İslam'dan çıktığını söylemiştir.
Bu olay üzerine şu ayet inmiştir: "Kalbi imanla dolu olduğu
hâlde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah'ı inkâr
eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah'tan gazap
İner ve onlar İçin büyük bir azap vardır." (Nahl, 16:106)
Bu olaydan hareketle "iman" ile ilgili aşağıdaki
yargılardan hangisine ulaşılabilir?
A) Yaratılışta var olan bir duygudur.
B) İnşan. inanç esaslarını sorgulama hakkına sahiptir,
C) Kişi, iman ettiğini toplumda açıkça söylemelidir.
D) İmanda esas olan kalp Ne tasdik etmektir.
E) Sağlam bir imana sahip olmak İğn bolca ibadet
yapılmalıdır.
Diğer sayfaya geçiniz.