@MajestyPdf
TYT I Sosyal Bilimler
13. MS 2. yüzyıl ile 15. yüzyıl felsefesinin filozoflarından İbn-i
Sina ile Augustinus mükemmellik ve salt iyilik kavramlarını
atfettikleri Tann'nın yarattığı dünyadaki istenmeyen olay
ve davranışların varlığından yola çıkarak bir savunma
gelişürirler. Ömeğin İbn Sina'ya göre, kusurlu olan insanın
erdemden uzak olması dünyadaki istenmeyen durumların
nedenidir. Aynı şekilde Hristiyan filozof Augustinus da
dünyadaki olumsuzlukları ve istenmeyen eylemleri insanın
irade zayıflığına yükler. Masumlann acı çekmesinin,
hırsızlığın, cinayetlerin, işkencenin kısacası her türlü
olumsuzluğun sorumlusu insanın bizzat kendisidir.
Bu parçaya göre İbn Sina ve Augustinus'un üzerinde
tartıştıkları problem alanı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Akıl-inanç İlişkisi
B) Bilgi sorunu
C) Tanrı'nın varlığını kanıtlama sorunu
D) Tümeller sorunu
E) Kötülük sorunu
14. Gazali: kesin bilginin olanaklı olup oynadığı. Olanaklı ise
ona nasıl ulaşılacağı konularını ele almıştır. Duyu bilgisi
kesin bilgiyi verebilir mi? Veremez çünkü duyu bilgisinin
akıl tarafından yanlış Olduğu kanıtlanabilir. Bilimin,
gözlemlerimizin aksine Dünya'nın Güneş'in etrafında
döndüğü bilgisini vermesi bu duruma örnektir. O hâlde
duyu bilgisi kesin ve güvenilir bilgi olamaz. Acaba akıl
bilgisi kesin ve güvenilir bilgi midir? Eğer akıl, duyu
bilgisini kesin ve güvenilir kılmıyorsa akıl bilgisinin kesin ve
güvenilir olmasını sağlayan başka bir şey var mıdır? Acaba
akıl bilgisi güvenilirliğini ve kesinliğini kendinden üstün
başka bir varlıktan veya bilgiden mi alıyor? Akıldan daha
yüksek bir otorite var mıdır? Bu Otorite sezgi olabilir. Çünkü
sezgi kalpte Oluşur, hakikat kalbe doğar. Kalbin kavrayışı
aracısızdır.
Bu parçadan aşağıdaki ifadelerden hangisine
ulaşılabilir?
A) Şüphe, kesin bilgiye ulaşmanın kapısını aralamaktadır.
B) Doğru bilgi dolaysız bir iç görüyle elde edilir.
C) Bilgi, duyuların akılla işlenmesiyle Oluşur.
D) Akıl, kesin bilgiye giden yolda şüpheleri ortadan
kaldırır.
E) Deneye dayanmayan bilgi kesin olamaz.
Frğka#s denemled
15.
16.
6
Deneme — 6
Ahlaki davranışta bilgi faktörünü tamamen reddetmeyen
Nurettin Topçu, bununla birlikte tecrübe faktörünü de ön
plana çıkartmaktadır. Ona göre ıstırabı tatmayan acının
ne olduğunu bilmez, merhamet duygusu sadece bilmekle
gelişmez, bu duygu kullanıldıkça gelişir. Akıl tek başına bizi
erdemli davranmaya zorlayamaz. Bilgi, ahlaki davranışın
sebebi değil bir bakıma sonucudur. İnşan nasıl ki fizik
anlamda kendini belirli vücut hareketleri yaparak zinde
tutuyorsa metafizik anlamda zinde kalmak da belirli duygu
ve düşüncelerin sürekli tecrübe edilmesine bağlıdır.
Bu parçaya dayanarak aşağıdakilerden hangisi
söylenebilir?
A) Ahlaklılık, bilgi ve tecrübeye dayanır.
B) Ahlakın kaynağı dindir.
C) İrade tektir, 0 da Allah'ın iradesidir.
D) Sorumluluk ödevlerimizle ilgilidir.
E) Ahlaklılık akılla elde edilen bilgiye dayanır,
Ezen olmak. başlangıcı olmamak anlamına gelir. Yüce
Allah, daha önce yok iken sonradan meydana gelmiş değil,
ezeli varlıktır. Bu sıfatın zıddı olan sonradan olmak, Allah
(cc) için söz konusu olamaz. Ne kadar geriye gidilirse
gidilsin, Allah'ın (cc) var olmadığı bir an yoktur. Bu konuda
Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulur: "O, ilktir...' (Hadîd, 57:3)
Bu parçada Allah'ın (cc) sözü edilen sıfatı
aşağıdakilerden hangisidir?
A) Semi
D) Kıdem
B) Basar
C) İlim
E) Kelam
sayfaya geçiniz.