@MajestyPdf
TYT I Sosyal Bilimler
13. Anselmus'a göre Tanrı, kendisinden daha yetkini
düşünülemeyen veya tasarlanamayan varlıktır. Tanrı'nın
yalnızca zihnimizde bir kavram olarak var olduğunu kabul
edelim. Bu durumda ona göre tam bir çıkmaza düşeriz
çünkü hem zihinde ve hem de zihnin dışında var olan
bir şey, yalnızca zihinde bir kavram olarak var olandan
kesinlikle daha yetkin olacaktır. Oysa Tanrı, "kendisinden
daha yetkini düşünülemeyen varlık' Olarak tanımlanmıştır.
Burada Tanrı'ya zihinden bağımsız. zihin dışında bir
varlık izafe etmezsek bu tanıma kesinlikle ters düşer ve
mantıksal bir çelişki içinde kalırız. Bundan dolayı "Tanrı
hem zihinde bir kavram olarak hem de zihin dışında
vardır. • demek zorundayız.
Buna göre Anselmus Tanrı'nın varlığım
aşağıdakilerden hangisiyle temellendirmiştir?
A) Evrende var Olan düzenin, planlıllğın kendi başına var
olamayacağı fikriyle
B) Evrende var olan amaçlılığın kendi başına var
Olamayacağı fikriyle
C) Hem zihinde hem de zihin dışında Olan bir varlığın
yalnızca zihinde olandan daha yetkin olduğu fikriyle
D) Evrende var Olan her şeyin bir nedene bağlı olarak
ortaya çıktığı fikriyle
E) İnşan İle evrendeki diğer varlıklar arasında var Olan
uyumluluk fikriyle
14. Platon insanın doğal amacı Olan mutluluğu sağlayacak
yaşama biçiminin ne olduğunu aramıştır. Bu problemde
tek kişiyi değil, devlet çerçevesinde bir araya gelmiş
Olan toplumu göz önünde bulundurmuş; dikkatini tek
başına olan insana değil, topluluğa çevirmiştir. Çünkü
onun hedefi yetkin bir toplum oluşturmaktır. Bu yetkin
toplumu oluşturabilmek Şn toplumda yaşayan insanlara
yeteneklerine göre bir görev ve bu görevi yaparken
bağlanacağı bir değer belirlemiştir. Herkes yatkın Olduğu
işi yaptığından kimse mutsuz olmaz, istenen yetkin devlet
gerçekleşmiş Olur.
Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Platon sosyal devletini, insanın yeteneklerine uygun
görevler vererek kurmak istemektedir.
B) İnsanın mutluluğu ancak isteklerini özgür biçimde
yerine getirmesiyle olur.
C) Toplumu sosyal sınıflara ayırmak insanların psikolojisini
olumsuz etkiler.
D) Birey mutlu olursa aile, aile muÜu olursa toplum mutlu
Olur.
E) Sosyal devletin kurulması için demokrasiye dayalı bir
yönetim benimsenmelidir.
FreŞkahs dermeleri
15.
16.
6
Deneme — 8
Aydınlanma filozoflarından Voltaire ve Diderot'un romanlan
tam anlamıyla felsefi romanlardır. Sanat kaygısından çok
siyaset kaygısıyla yazılmışlardır. Geleneklerin tartışılması,
göreneklerin irdelenmesi, yeni değerlerin tasarlanması
bu yapıtlarda ele alınan konulardır. Bu romanların
başında elbette Montesquieu'un Iran Mektupları gelir.
Voltaire'in Candiddsi felsefi roman geleneğinin belirleyici
örneklerindendir. Bu dönemde bu tür romanların arasından
geçilerek evrensel gerçekçilikten bir tür bireysel gerçekçilik
diyebileceğimiz duyguculuğa doğru geçiş yapılmıştır.
Bu parçadan yola çıkılarak Aydınlanma Dönemi'ndeki
felsefi hareketler için aşağıdakilerden hangisi
A) Geleneksel yapının eleştirel analizi yapılır.
B) Dönemin filozofları edebiyatla ilgilenrnişlerdir.
C) Geleneğin karşısında yeni yapı arayışları gözlenir.
D) Felsefi görüşlerin edebi yoldan aktarılması tercih
edilmiştir.
E) Siyaset üzerine düşünce üretmek. dönem felsefesinin
merkezinde yer alır.
-Eksik ölçüp tartanların vay haline! Onlar. insanlardan
ölçerek bir Şey aldıklarında tam ölçerler. Kendileri
başkalarına vermek için ölçüp tarttıklarında ise haksızlık
ederler (eksiltirler). Onlar, o büyük gün için -insanların
âlemlerin rabbinin huzuruna çıkacakları gün için-
diriltileceklerini akıllarına getirmiyorlar mı?'
(Mutaffifin. 83:1-6)
Bu ayetlerde İslam ahlakına uygun o'mad'ğl
vurgulanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
A) Riya
B) İsraf
D) Hile
C) Gıybet
E) Haset
Diğer sayfaya geçiniz.