Laiklik İlkesi Doğrultusunda Atılan Önemli Adımlar
Eğitim, hukuk, yönetim gibi alanlarda, devlet işleri-
nin herhangi bir dinin kurallarına göre değil, aklın
ve bilimin rehberliğinde yürütülmesine "laiklik"
Tanımı
denir. Laiklik "devlet ve dinin birbirinden ayrılma-
sı; devlet yönetiminin dinsel kurallar dışında tu-
tulması" olarak da tanımlanabilir.
Bütünleyici Akıl, bilim, din, vicdan ve mezhep özgürlüğü, tutucu ol-
İlkeler
mama, irticaya karşı olma.
Fransız yazar Maurice Perno'nun Gazi Mustafa Kemal Atatürk
ile yaptığı mülakatta laiklik;
Mustafa Kemal Paşa'nın dini mesele hakkındaki fikirlerini
dinlemek merakında idim. Bu konuda alınan bazı tedbir-
den ne maksat takip edildiğini hah etmesini rica ettim.
Türkiye'nin siyasetinde dine aykırı bir anlayış var mıdır?
Siyasetimizi dine aykırı olmak şöyle dursun, (kendimizi)
bu konuda eksik bile hissediyoruz, Türk milleti daha din-
dar olmalıdır, vani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır, de-
mek istiyorum. Dinimiz akla karşı, ilerlemeye mani hiçbir
şey içermiyor. Hâlbuki Türkiye'de daha karışık suni, batıl
inanışlardan ibaret bir din daha vardır. Fakat bu cahiller sırası gelin-
ce aydınlanacaklardır. Eğer ışığa yaklaşamazlarsa kendilerini mah-
yetmiş ve mahkûm etmişler demektir. Onları kurtaracağız.
Saltanatın kaldırılması
Halifeliğin kaldırılması
Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun
kabul edilmesi
Şeriye ve Evkâf Vekâletinin kal-
dırılması
Diyanet İşleri Başkanlığının ku-
rulması
Şeriat Mahkemelerinin kapa-
tılması
Medreselerin kapatılması
Şeyhülislamlık makamının kal-
Tekke, zaviye ve türbelerin ka-
patı İması
Türk Medeni Kanunu'nun ka-
bul edilmesi
1928 değişikliği ile 1924 Ana-
Yasası'ndan "Devletin dini İs-
lam'dır." maddesinin çıkarılması
Vekil ve cumhurbaşkanı ye-
min şeklinin değiştirilmesi, ye-
min metinlerinden "Vallahi"
sözcüğünün çıkarılması
Şapka Kanunu'nun kabul edil-
mesl
Kılık-Kıyafet Kanunu'nun kabul
edilmesi
Laiklik ilkesinin anayasaya gir-
mesi
Şeyhlik, seyyitlik, üfürükçülük,
dervişlik, emirlik, falcılık, bü-
yücülük, muskacılık gibi san
ve sıfatların kullanılmasının ve
bunlara ait özel kıyafetlerin gi-
yitmesinin yasaklanması
Maarif Teşkilatı Hakkında Ka-
nun'un kabul edilmesi
Laiklik ilkesinin diğer ilkelerle
beraber 1937 yılında anayasa-
ya gırmesı
Madde 2
1982 Anayasası'nda Laiklik
Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanış-
ma ve adalet anlayışı içinde, inşan haklarına saygılı,
Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen
temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal
bir hukuk devletidir.
Herkes din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gö-
zetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Herkes vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine ve 14.
madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet,
dinî ayin ve törenlş9Y9W99kta serbesttir.
Laiklik İlkesinin U ulanmasının Sonuçları
Laiklik kişilere din, vicdan ve iba- Laiklik Osmanlı Devleti'ndeki dine
det özgürlüğü getirmiş, çıkabile- dayalı millet sisteminin yerini Türk
cek din ve mezhep kavgalarının milliyetçiliğinin almasını sağlaya-
Önüne geçmiş, millî birlik ve bera- rak millet olma bilincinin oluşma-
bertiğin korunmasını sağlamıştır. sında etkili olmuştur.
Laiklikle dinde taassup ve hurafelerin önlenmesi hedeflenmiş, bu
amaca uygun nitelikli din görevlisi yetiştirilmiş böylece dinin doğru
olarak Öğretilmesi amaçlanmıştır.
Laiklik akh ve düşüncenin özgürlü- Özgür düşünce sayesinde bilim,
ğünü temel alarak Türk toplumu- sanat ve kültürel alanda gelişme-
nun çağdaşlaşmasını sağlamıştır. ler yaşanmıştır.
Laiklik toplum içinde Laiklik bilimsel esaslar ve modern teknoloji-
dinsel ve mezhebe bağ- nin, etkili bir biçimde kullanılmasına imkân
II farklılıkların oluşma- vererek toplum hayatındaki tüm müessese-
sına engel olarak halk- lerin çağın gereklerine uygun bir şekilde de-
çılık ilkesini tamamla- ğişip gelişmesini sağlamış, inkılapçılık İlkesini
desteklemiştir.
145
Atatürk İlkeleri-LaikIik
Atatürk'ün Laiklik İlkesi ile İlgili Sözleri
"Din ve mezhep herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiçbir
kimse, hiçbir kimseyi ne bir din, ne de mezhep kabulüne
zorlayabilir."
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir."
"Vatandaşları içinde çeşitli dinlere mensup unsurlar bulu-
nan ve her din mensubu hakkında adi/ ve tarafsız tutum ve
davramşta bulunmaya vazifeli olan bir hükümet, fikir ve vic-
don hürriyetlerine uymaya mecburdur."
. _ İnanmış ve mutlu olduğumuz İslam dinini yüzyıllardan
beri alışılmış olduğu üzere, bir politika aracı durumundan
kurtarmak ve yükseltmek gerektiği gerçeğini görüyoruz..
e
Ancak böylece İslam dininin yüceliği gerçekleşir."
Din, birvicdan meselesidir. Herkes, vicdanının emrine uymak-
ta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz, Düşünüşe karşı değiliz. Biz
sadece, din işlerini millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışı-
yor, kaste ve fiile dayanan taassupkâr hareketlerden sakınıyoruz."
— "Vicdan hürriyeti, ferdin mutlak korunması gereken tabii
haklarınm en mühimlerinden sayılmalıdır. Her fert; istedi-
fikre sahip olmak, mensup olduğu bir dinin icaplarını vap-
mak ve yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine
ve vicdanına hâkim olunamaz."
"Bizim dinimiz en makul ve en tabii bir dindir ve ancak
bundan dolayı ki son din olmuştur. Bir dinin tabii olması
için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır."
"Bizde ruhbanlık yoktur. Hepimiz eşitiz ve dinimizin hü-
kümlerini eşit olarak öğrenmeye mecburuz.
"İnsanlıkta, din hakkındaki bilgi ve anlayış, her türlü hura-
felerden sıyrılarak gerçek bilim ve fen ışıklarıyla arınmış
ve mükemmel oluncaya kadar, din oyunu aktörlerine, her
yerde tesadüf olunacaktır."
"Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler memle-
keti olamaz. En doğru en gerçekçi tarikat, medeniyet ta-
rikaudır."
instagram.com/copysina