Örnek Soruyu Değiştir

l. 2. 3. 20. YÜZYIL FELSEFESİ Popper'a göre, bilimsel kuram yanlışlanabilirlik tezi ile ileri sürülmelidir. Bir kuram yanlışlanıncaya kadar doğrudur. Kuram ne zaman yanlışlanırsa 0 zaman terk edilir, yeni bir kuram kabul edilir. Bir kuram gözlemlere ters düştüğü veya uyuşmadığı zaman terk edilmelidir. Bu nedenle tümevarım, doğada tam bir genellemeye varamayacağı için, hiçbir kuram hiçbir zaman tam doğrulanmış değildir. Parçaya göre Popper, aşağıdakilerden hangisini eleştir- mektedir? 4. A) B) C) D) E) Estetik yargıların nesnel olduğunu Bilginin olgusal olduğunu Varlığın sürekli değiştiğini Doğrulanabilirliğin bilimselliğin Ölçütü olmasını Bilimsel önermelerin kesin olmadığını Test - 15 Platon'a göre hermeneutik, Tannlann sözlerini açıklayan bir sanattır. Orta Çağ'da hermeneutik, "yorumlama sanatı" olarak anlaşılmıştır. Antik Yunan'da ve Patristik dönemde herme- neutiksel ilke ve kurallar parça parça ve tamamlanmamış bir biçimde vardır. Bu durum Luther tarafından sistematik bir hermeneutik anlayış ortaya konana kadar devam etmiştir. Fakat Luther'in bu hermeneutiği bazı eksikliklere sahiptir ve bu eksiklik de Schleiermacher'in "Anlamanın Genel Sanat Oğretisi' anlayışı sayesinde giderilmiş ve üniversal bir özel- lik kazanmıştır. Dilthey daha sonra bu hermeneutiği tinsel bilimlerin genel metodolojisi olarak kabul etmiştir. Bu parçaya göre hermeneutik hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? A) B) C) D) E) Doğru bilginin Ölçütüdür. 20. yüzyıla özgü bir anlayıştır. Tarih içinde farklı anlamlar yüklenmiştir. Bilimsel yöntemin bir aşamasıdır. Varlığı anlamanın öznel yanıdır. Bilim nedir? Bilimsel yaklaşım nedir? Bilimsel yöntem nedir? Bilimsel sonuç nedir? Bilimsel düşüncenin işlevi nedir? Bilimi diğer insani etkinliklerden ayıran özellikler nelerdir?" Bu tarz soruların sorulmaya başlanmasıyla bilim üzerine düşünceler ortaya çıkmıştır. Aşağıdaki düşünürlerden hangisinin bu tür sorular sor- düğü söylenemez? A) Reichenbach B) Adolf Meyer C) Thomas Kuhn D) Imanuel Kant E) Rudolf Carnap "Edebiyat her şey değilse üstünde bir saat bile durulmaya değmez. Edebiyatı sadece sorumsuzluğa, türkülere indir- gerseniz durduğu yerde kurur. Yazılı her söz, insanın ve toplumun bütün ortamlarında yankılar uyandırmazsa hiçbir anlamı yoktur. Bir çağın edebiyatı, edebiyatın içine sindirdiği çağın kendisidir." Jean Paul Sartre'ın bu görüşüne göre sanattan beklenen aşağıdakilerden hangisidir? A) Toplumu etkilemesi B) Güzellik değeri Oluşturması C) İnsanı hazza yöneltmesi D) Bireysel çıkar sağlaması E) Varlığı anlamayı kolaylaştırması Sartre'a göre inşan, bir alet meydana getirecekse önce onu tasarlar. Örneğin sandalye yapmak isteyen bir insanı ele alalım. Bu insan önce amacını belirler, sandalyenin ne için kullanılacağını tasarlar. Sonra onu üretir. Ancak insanda durum böyle değildir. ilk bakışta insanın da bir yaratıcısının olduğunu yani Tanrı'nın eseri olduğunu düşünürüz. Tanrı'yı, sandalyeyi yapan marangoz benzeri doğaüstü bir sanatkar olarak görürüz. Böylelikle de Tanrı'nın, insanı yaratırken neyi yaratmış olduğunu bildiğine işaret ederiz. Ancak insan bir öze, bir taslağa göre belli bir amaç gözetilerek yaratılmamıştır. Sartre'ın bu görüşünden aşağıdakilerden hangisine ula- şılabilir? A) B) C) D) E) insan önceden belirlenen tarzda bir varoluşa sahiptir. İnsanın varoluşu Tanrı'nın yaratmasına dayanır. İnşan kendini oluştururken bilgi birikiminden yararlanır. insanın varoluşu evrenin varoluşu ile bir ve aynıdır. İnşan Önce var Olur sonra kendi özünü Oluşturur. 37