Örnek Soruyu Değiştir

l. 2. 3. 18 - 19. YÜZYIL FELSEFESİ İnsanlar, doğaları gereği iyi olduğunu; bunun sonucu olarak ilişkilerinin iyi niyet, yardımlaşma ve işbirliğine dayandığını ileri sürer, insanlar arasındaki iyi ilişkilerin sürdürülebilmesi, tek bir gücün değil, çoğunluğun egemen olduğu bir devlet düzeniyle mümkün olacağını savunmuştur. Bununla birlikte devletin temel işlevi temel hak ve hürriyetleri korumak ve geliştirmektir. Bunu yapmayan yönetim, görevini yapmamış olur. Bu parçada devlet anlayışı verilen filozof aşağıdakilerden hangisidir? A) Karl Marks D) J. Locke B) Hegel C) T. Habbes E) Aristoteles 4. 5. Test - 12 Hume, felsefenin işlevini, "bu zamana kadar izlenen oyalayıcı ve usandırıcı yöntemleri terk etmek", "sınırdaki bir kaleyi ya da köyü ele geçirmek yerine doğrudan başkente", yani "bi- limlerin merkezine, bir zamanlar hepsinden üstün olan insan doğasının ta kendisine" yürümek olarak belirler. Felsefedeki sonuçsuz tartışmaların ötesine geçebilmek ancak ve ancak onun odak noktasını, merkezini değiştirmekle mümkün ola- bilir. O hâlde, ancak insan zihninin gücü ve faaliyetleri, yani insanın neyi, nasıl ve ne kadar bildiği anlaşıldığında, diğer alanlarda, yani insanla ilgili olan diğer tüm bilimlerde "ne gibi değişiklikler ve ilerlemeler kaydedilebileceğini" görmek mümkündür. Hume'un bu açıklamasına göre felsefenin işlevi aşağıda- kilerden hangisidir? A) B) C) D) E) Yaşamda işlevsel olanın aranması Merak duygusunun giderilmesi İnşan doğasının tanınması Dil analizlerinin yapılması Akıl ilkelerinin kullanılması Hegel'e göre deneye hiç başvurmadan sırf düşünceyle ke- sin bilgiye ulaşılabilir. Çünkü, her akla uygun olan gerçek, gerçek olan da akla uygundur. Duyu organları kesin, genel geçer bilgiyi veremeyeceğinden ancak kavramlar üzerinde düşünerek kesin bilgi sağlanır. Bunun için felsefe; nesnelerin düşünceyle görünmesi olarak tanımlanabilir. Hegelin bu görüşlerinden aşağıda verilenlerden hangisine ulaşılabilir? A) B) C) D) E) Doğru bilgiye ancak mantık ile ulaşılabileceğine Bilginin sonradan deneyimle kazanıldığına Tümellerin bilgisinin tikellerden önemli olduğuna Kesin bilginin idealar dünyasında olduğuna işe yarar bilginin doğruluğuna Kant, güzellik ve iyi kavramlarını birbirinden ayırır. Güzellik yalnız duyusal olanla ilgili bir kavramdır; buna karşılık iyilik, akılla kavranan bir kavramdır. Güzelde hiçbir yasa ve bağlılık yoktur; oysa iyi, ahlak bakımından bir yasaya bağlıdır. Kant'ın bu açıklamasına göre "güzel" ve "iyi" kavramları aşağıdaki seçeneklerden hangisi ile ifade edilebilir? La Mettrie bizden, az aydınlatılmış, dışarıdan hiçbir gürültünün gelmediği, en küçük bir hareketin dahi duyulmadığı bir yeraltı mağarası tasarlamamızı ister. Yeni doğmuş bir bebek burada hep sessizlik içinde, sütannesinden yalnızca yaşaması için gerekli olan bakımı görsün ve bu şekilde 40 yaşına kadar dünyadan ve insanların hayatından hiç haberdar olmadan büyüsün. Ve yaklaşık 40 yaşlarında da yalnızlığını terk etsin. Daha sonra ona bu yalnız yaşadığı süre içinde ne düşündüğü ve o zamana kadar nasıl beslenip büyütüldüğü sorulsun. O buna hiçbir cevap veremeyecek, duymakta olduğu seslerin ne ifade ettiğini anlamayacaktır. O zaman sadece şekli ve fiziki yapısı bakımından inşan olan bu varlık, o andan itibaren duyularını kullanarak, birbirleriyle bir düzen içinde birleşen duyumlar alacaktır. Öyleyse, ruh adı verilen sözde varlık duyumlar alan beyinden başka hiçbir Şey değildir. La Mettrie bu görüşlerinde aşağıdakilerden hangisini vurgulamaktadır? A) B) C) D) E) Nesnel - Bütüncül Bütüncül - Akla dayalı Akla dayalı - Çıkarsız Çıkarsız - Sübjektif Sübjektif — Nesnel A) B) C) D) E) insanların bilgiyi doğuştan zihinlerinde getirdiğini Düşünce ve kavramların duyulara bağlı Olduğunu Duyuların bilgi edinmede tek başına yeterli olmadığını Her duyumun anında bilgiye dönüşmediğini Bilmek için öncelikle düşünmenin gerekli olduğunu 31