—l Kurallara uygun, sağlam, açık. yapmacıksız bir dil kullanılmış,
söz oyunlarına yer verilmemiştir.
Toplum gerçeklerini yansıtmak amaçlanmış, duygu ve hayal-
lerin ön plana çıkmasına izn verilmemiştir.
Boynan türü, realizmle birlikte büyük bir gelişme göstermiştir,
Gustave Flaubert tarafından yazılan Madame Bovary, realiz-
min ilk başarılı romanı kabul edilir.
TEMSİLCİLERİ
Dünya Edebiyatı
Gustave Flatbert, Stendhal, Balac (Fransız) ; Charles Dickens
(İngliz) ; Mark Twain, John Steinbeck, Jack London. Hemingway
(Amerikan); Turgenyev, Çehov, Gorki, Gogol, Tolstoy,
Dostoyevski (Rus)
Türk Edebiyatı
Recaizade Mahmut Ekrem (roman ve öykü), Samipaşazade
Sezai, Haht Zıya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Ömer Seyfettin, Yakup
Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay, Reşat Nuri Güntekin,
Halide Edip Adıvar, Memduh Şevket Esendal...
NATÜRALİZM (DOĞALCILIK)
19. yüzyılın sonlarında Fransa'da ortaya çıkmıştır.
—j 'Aynı nedenler, aynı koşullar altında aynı sonuçlan doğurur."
düşüncesini öne süren determinizm felsefesi ilke edinilmiş;
bu felsefenin ve bilimsel yaklaşımın sanata uygulanması amaç,
lanmıştw.
-j Reahzmhileri aşaması saydır. Realizrn, gerçeği anlatrnada ye-
tersiz görülmüş; gerçekler anlatılırken aşın objektil bir tutum
sergilenmiştir.
...j Pozitif bilinWin deney metodu, edebiyatta uygulanmıştır.
Toplumun büyük bir laboratuvar, insanın ve toplumsal Olayla-
nn deney konusu kabul edildiği bu akımda sanatçı da bilim
inşanı gibi görülmüştür.
—j İnşan; fiziksel yapısı, soya çekimi, çevresi ve eğitimi çerçeve,
sinde değerIendirilmiştir.
Yazarlar, eserlerde kişiliklerini gizlemiş; gözlem ve betimleme-
lerde tarafsız davranrnşlardır.
Olay anlatımında iyihk-kötülük, güzellik-çirkinlik, doğruluk-yan-
Ilşlık ayrımı y41mamı:şür.
...j Sade bir dil kullanılmış, kişiler bulundukları çevreye göre ko-
nuşturulmuş; gerektiğinde sokak ağzına, argo ve küfre yer
verilnüştr.
Sanata toplumsal bir İşlev yüklenmiş; eserlerde bir tez İleri Sü-
ümüş ve bu, kanıtlanmaya çalışılmıştır.
TEMSİLCİLERİ
Dünya Edebiyatı
Emile Zola, Guy de Maupassant, Goncourt Kardeşler, Alphonse
Daudet (Fransız); Ernest Hemingway, John Steinbeck
(Amerikan), Henrİk İbşen (Norveç)
Türk Edebiyatı
Beşir Fuat, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Nabizade Nâzım
PARNASİZM
19. yüzyılın ikinci yarısında romantizme tepki olarak ortaya
çıkmıştır.
Adını Yunan mitolojisinde şiir ve müziğin ilham perilerinin ya-
şadlğına inanılan Pamas Dağı'ndan almıştır.
Sadece şiirde görülen bu akım, gerçekçiliğin şiire yansımış
biçimidir.
Doğal güzelliğe ve dış görünüşe büyük önem verilmiş, nes-
neler gerçekçi biçimde betimlenmiştir.
"Sanat için sanat" anlayışı benimsenmiş; açık, yalın, anlaşılır
bir dil kullanılmıştır.
Ölçü, uyak, ritim gibi ahenk unsurları Önemsenmiştir.
Biçim kusursuzluğu Ve kelime seçimi Önemsenmiş, yaygın
olarak sone nazım biçimi tercih edilmiştir,
Romantizmde terk edilen eski Yunan ve Latin kültürüne yeni-
den dönülmüştür.
TEMSİLCİLERİ
Dünya Edebiyatı
Gautier, Banville, Coppee, Heredia, Ligle (Fransız)
Türk Edebiyatı
Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin, Yahya Kemal
SEMBOLİZM (SİMGECİLİK)
19. yüzyılın son çeyreğinde Fransa'da ortaya çıkmıştır.
Şiirde gerçeklik değil semboller aracılığıyla gerçekliğin kişide
uyandırdığı etki anlatılmak istenmiştir.
Sözcüklere yepyeni anlamlar katılmaya ve özgün semboller
elde edilmeye çalışılmıştır,
Şiirin anlaşılmak için değil, hissedilmek için yazılması gerek-
tİğİ ve güzelliğin anlam kapalılığında Olduğu savunulmuştur,
Gerçekler olduğu gibi anlatılmamış, bir tül ardından gösteril-
meye çalışmıştır. Ay ışığı, gün doğumu, gün batımı gibi alaca
karanlık vakitler anlatılmıştır.
Şiirde musikiye, ahenk ve ritim unsurlarına önem verilmiştir.