18. l.
III.
IV.
AYT / TÜRK Diü VE EDEBİYATI-SOSYAL BİLİMLER-ı
20.
Duyduk rüzgâr etendi duyduk. Kış geliyor, diyorsun.
Hoş geldi, sefalar getirdi. İşleme fakirin ciğerine...
Harmanda isteriz nazlı geline dönersin... Sen söy-
lemeden ağaçlar söyledi onu. Baksana dere boyun-
daki kavaklara, bir uçlarında kaldı yapraklar.
Ağaçların bile sıhhatine imrenerek yürürdüm. Ben
de onların arasındaydım ve onların arasında büyü-
ğüm de yoktu. Yalnız bende meçhul bir hastalık
vardı, şekiz yaşımdan beri çekiyordum.
Tutamak sorunu dedim. Dünyada hepimiz sallantılı,
korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak
bir Şey olmadı mı İnşan yuvarlanır. Tramvaylardaki
tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine
tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi İşine, sanatına.
Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutama-
ğının en İyi, en yüksek Olduğuna inanır.
Dirmit o günden sonra hep sözcüklerden bir yor-
gana sarındı. Sözcüklerden bir yatağın üstün-
de uyudu. Sözcüklerden yapılma bir sandalyenin
üstünde oturdu. Atiye günleri sayılı binlerce sözcük
oldu. Huvat sözcük dolu şişelere baktı. Nuğber söz-
cük bekledi. Zekiye sözcük ağladı. Seyit bembeyaz
takma sözcükten dişleriyle güldü.
Bahçesaray'a girdiğimiz zaman akşam oluyordu.
Basık evlerin damları üzerine akşamla beraber
sonsuz bir ızdırap çöküyor gibiydi. Bazen oradan
buradan, kısık ve gamlı şeşler İşitiliyordu. Bazı
evlerde bir şavk yanıp sönüyordu. Bazısında, şıkın-
tıll akşam saatlerini biraz olsun ferahlatmak İster
gibi lâmbalar yanıyordu.
Numaralanmış parçalar için aşağıdakilerden hangisi
söylenemez?
A) I. parça, toplumcu gerçekçi bir roman parçasıdır.
B) II. parça, kahraman bakış açısıyla yazılmıştır.
C) III. parçada modernist bir anlayış söz konuşudur.
D) IV. parçada simgesel anlatıma başvurulmuştur.
E) V. parçada bireyin İç dünyası esas alınmıştır.
8
Deneme
19. Bir Deli Ağaçve Akış' Olmayan Sular adlı öykü kitaplarında
kişilerin iç dünyalarını yansıtırken onları kuşatan çevreyi ve
İstanbul'un yakın geçmişteki güzelliklerini işledi. Konulan
bakımından birbirlerini tamamlayan ilk öykülerinde yaşam-
dan kopuk insanları, insanların dünyalarını işledi. Akışı
Olmayan Sularda duygusal yanı ağır basan ve erkeklerin
ağzından anlatılan öykülerini topladı.
Bu parçada sözü edilen yazar aşağıdakilerden hangi-
sidir?
A) Leylâ Etil
B) Sevgi Soysal
C) Latife Tekin
D) Nazlı Eray
E) Pınar Kür
Şimdi Ankara'da bulunuyorsunuz, zannedersem."
Demek, Burhan buydu. Selim'in onlara tanıştırmaktan
kaçındığı "esaslı" arkadaşlarından biri. Selim, farklı çev-
relerdeki arkadaşlarını birbirine tanıştırmayı sevmezdi.
"Hoşlanmazsın." diye kestirip atardı. "Yüksek" arkadaş çev-
relerinde üniversite arkadaşlarından utanırdı Selim. "Seni
ele vermemizden korkuyorsun." diye saldırırlardı Selim'e
kantinde. Hepimiz, tanımadan, sevimsizliklerine inanırdık
bu adamların. Bu yüksek arkadaşların da bizi tanımadan
sevimsiz bulduklarını bilmeseydi, tanıştırmaktan kaçınır
mıydı? "Ben bile zorlukla barınabiliyorum aralarında, sizi
hemen yutarlar." demek isterdi kantindeki arkadaşlarına.
Bu parçayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söy-
lenemez?
A) Olayın geçtiği mekân betimlenmiştir.
B) Modernist bir romandan alınmıştır.
C) Geriye dönüş tekniğinden yararlanılmıştır.
D) Anlatıcının psikolojik durumuna değinilmiştir.
E) Anlatımda İç monoloğa yer verilmiştir.
Diğer Sayfaya Geçiniz.