Örnek Soruyu Değiştir

Kul hakkı Allah (c.c), şirk hariç kendisi ile ilgili hakları di- lerse bağışlayabileceğini bildirmiştir. Kul hak- kına hiçbir şekilde müdahale edilemez. Hz. Pey- gamber de müdahale etmemiştir. Nitekim Yüce Allah hak sahibi razı olmadıkça veya hakkı ödenme-dikçe kul hakkını affetmez. Dolayısıyla kişi o günahtan (kul hakkından) hak sahibi ba- ğışlamadıkça kurtulamaz. Dinler Evliliğe Önem Verir Hinduizm'de evlilik başlıca görevlerden birisidir. Evlilik yaşına gelen gençlerin dini kurallara uy- gun olarak evlenmesi öğütlenir. Çin'de yaygın dinlerden olan Konfüçyanizm de insanın evlenmeden ölmesi günah sayılır. Japonların milli dini Olan Şintoizm'de evlilik kut- sal kabul edilir. Evlilik törenleri mabetlerin bitişi- ğindeki nikah salonlarında din adamları tarafın- dan düzenlenir. Kur'an'da ve sünnette evlilik çağına gelen kişi- lerin evlenmesi teşvik edilirken diğer yandan ev- lilik dışı ilişkiler, "Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, bir hayasızlıktır ve çok kötü bir yoldur.” ayetiyle yasaklanmıştır. Peygamberimizin Davranışları Hz. Muhammed (s.a.v)'in Bedir Savaşı'nda esir alınan düşman askerlerinin her birinin on Müs- lümana okuma yazma öğretmesi karşılığında Özgür bırakması, onun amacının öldürmek veya cezalandırmak olmadığını gösterir. Hz. Peygamber yıllarca kendisine ve Müslü- marnlara eziyet eden Mekkeli müşrikleri affet- miştir. Uhut Savaşı'nda sevgili amcası Hz. Hamza'yı şehit eden kişiyi bağışlamıştır. Hz. Muhammed, Mekke'de Medine'ye hicret et- tiğinde, aralarında düşmanlık bulunan Evs ve Hazreç kabilelerini barıştırmıştır. Hz. Peygamber, Hicret'ten sonra kendisine ge- lerek Mekkeli müşriklerle savaşmasını isteyen kişileri, "Sabredin, ben savaşla emrolunmadım.” diyerek geri çevirmiştir. Laiklik 1924' de Halifelik kaldırılmıştır. Laiklik ilkesi 1937 anayasasına girmiştir. Dinin doğru öğretilmesi ve yozlaştırılması taas- suba neden olur. Taassup; bir düşünceye, bir inanışa körü körüne bağlanıp ondan başkasını kabul etmeme durumudur. Atatürk, ülkemizde Diyanet İşleri Başkanlığını kurdurmuştur. Kur'an-ı Kerim'in anlaşılması için çalışmalar yaptırmış, Türk-çe Kur'an tercümesi ve tefsirinin yapılmasını sağlamıştır. Elmalılı Muhammed hamdi yazır Konyalı Mehmet Vehbi Efendi de 1923-1927 yıl- lan arasında on beş cilt halinde "Hulasatül-Be- yan fi Tefsiri'l Kur'an” adlı eserini yayımladı Atatürk, halkın İslam'ı daha iyi anlayabilmesi için hadislerin Türkçeye tercüme görevini Ba- banzade Ahmet Naim Efendi'ye vermişti. Ahmet Naim Efendi Buhari'nin kitabının ilk üç cildini Türkçeye tercüme etmiş, vefatından sonra da eser Kamil Miras tarafından tamamlanmıştır. Din hizmetlerinin politikanın dışında ve üstünde tutulması gerçeğinden hareketle 3 Mart 1924 ta- rihinde Şer'iye ve Evkaf Vekâleti kaldırılarak Baş vekâlete bağlı Diyanet İşleri Reisliği, bu- günkü adıyla Diyanet İşleri Başkanlığı kurul- muştur. Din Hizmetleri Müftü: Diyanet İşleri Başkanlığının İl ve ilçelerdeki en üst düzey görevlisi müftüdür. Müftüler görevli ol- dukları il ve ilçelerde halkı dini konularda bilgi- lendirmek, din hizmetlerinin sağlıklı ve düzenli bir şekilde yerine getirilmesini sağlamakla so- rumludurlar. Vaiz: Vaizler görevlendirildikleri camilerde vaaz ver- mekle yükümlüdürler. İmam: Cemaate namaz kıldıran, cami hizmetlerini ye- rine getiren din görevlisidir.