@KuasarNemesis
@YildizlarLigi_
2025PDF
19. Zengin bir şiir geçmişine sahip bir kültürün insanlarıyız. Doğum-
dan ölüme, hayatımızın her anını şiirle anlatan bir gelenekten
geliyoruz. Şiir; bizde çocuğa ninni, askere marş, cemaate ilahi,
düğünde türkü oldu. Mezar taşlarına kıtalar yazdık. Önemli
olaylara şiirle tarih düşürdük. Bu ömekleri uzatmak elbette müm-
kün. Ama biz, düne değil bugüne bakalım. Bugün şiir hayatımızın
neresinde duruyor? Şiirin bir edebî metin olarak önceliklerimiz
arasında bir yeri var mı? Şiirle, eskiden olduğu gibi gereğince
ve yeterince hemhâl olabiliyor muyuz? Çocuklarımıza şiir ezber-
letiyor muyuz? Hafızamıza nakşettiğimiz kaç mısra var? Daha
da önemlisi şiirle kendini ifade eden güzellik, iyilik, hakikati
kavrama, hikmeti keşfetme gibi sonuçlar; bizde hayatımızda
karşılığını bulabiliyor mu? Kişisel olarak bu sorulara olumlu
cevap verebileceğimizi sanmıyorum.
Bu parçanın yazarının aşağıdakilerin hangisini söylemesi
beklenemez?
A) Şiirin yeniden hak ettiği yere ulaşabilmesi için bugün hepi-
mize önemli görevler düşmektedir.
B) Eskiden şiir, hayatımızın her alanında varken bugün bundan
söz etmek çok zor.
C) Öğrencilere okullarda kuru kuruya şiir ezberletmek bu
çağa uygun bir davranış değildir.
D) Eskiden padişahların birçoğunun şiirle uğraşması, yöneti-
cilerin sanata verdiği önemin göstergesidir.
E) İnsanlardaki estetik duygusunu geliştiren en büyük araç-
lardan biri şiirdir bence.
20. Karikatürcülük, şehir tarihçiliği, film setlerinde asistanlık gibi
değişik sahalarda çalışan bu adamla ilk kez, kendisine ait teknik
resim bürosunda karşılaştım. Ama çekingen, sessiz ve kendini
hemen ele vermeyen tavırları nedeniyle üzerimde bir iz bırak-
mamıştı. Uzun yıllar sonra bir gün kolunun altında bir edebi-
yat-sanat dergisi ve farklı konulardaki birkaç kitapla büroma
giriverdiğinde onu dikkatle süzdüm. Hafif gülümseyen yüzü,
gözlüklerinin arkasına saklanmış, dikkatli, mavi gözleriyle bu
genç adamın aysberg gibi zengin bir bilgi ve birikimi sakladığını
anladım.
Bu parçada sözü edilen kişiyle ilgili aşağıdakilerin
hangisine değinilmemiştir?
21 —22. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
ABD'deki Sandia Ulusal Laboratuvarlarından bir araştırma ekibi,
dünyada aşınmaya karşı en dayanıklı metal olduğu düşünülen bir
platin-altın alaşımı elde etti. En güçlü çelikten 100 kat daha da-
yanıklı olan alaşım, doğada aşınmaya en dayanıklı malzemeler
olan elmas ve safirle aynı sınıfta sayılıyor. Genellikle dayanıklı
oldukları düşünülse de metaılar; tıpkı bir motorun içinde olduğu
gibi sürekli başka metallere sürtündüklerinde, eğer koruyucu
bir bariyerleri yoksa aşınır, deforme olur ve paslanır. Sandia
araştırmacılarının geliştirdiği platin-altın kaplamanın dayanıklılığı
şu örnekle betimleniyor: Bu alaşımdan yapılma farazi bir teker,
bir mil boyunca patinaj yapsa sadece tek atom kalınlığındaki
bir tabakası aşınır. Araştırmacılar yeni alaşımı geliştirirken tek
tek atomların, malzemenin büyük ölçekli özelliklerini nasıl etki-
lediğini hesaplayan bilgisayar simülasyonlarından yararlandı.
Bu aşırı dayanıklı alaşımın kullanıma geçmesi hâlinde, metal
aşınmasının önemli bir sorun olduğu elektronik endüstrisi için
büyük kazanç sağlayacağı düşünülüyor.
21. Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
A)
B)
C)
D)
E)
Çelikten çok daha dayalıklı bir alaşım elde etmenin mümkün
olduğuna
Normal bir metalin sürtünmeden dolayı bir süre sonra
yıpranabileceğine
Platin-altın alaşımından elde edilen metalin, elektronik en-
düstrisi için önemli bir adım olduğuna
Bilgisayar yardımıyla dayanıklı malzeme üretme çalışma-
larının hız kazandığına
Yeni geliştirilen bir metal alaşımın sürtünmeden kaynaklı
deformasyonu en aza indirebileceğine
22. Bu parçada altı çizili sözcüğü anlamca karşılayacak bir
kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?
A)
B)
C)
D)
E)
308
Edebiyat-sanat alanında yararlı eserler bıraktığına
Sahip olduğu birikimi ilk etapta belli etmediğine
İnsanlarla çabuk kaynaşmayan, kapalı bir yapıda olduğuna
Farklı alanlarda çalışmalar yaptığına
Yüzü iyi incelendiğinde geniş bir kültürü olduğunun
anlaşıldığına
A)
B)
C)
D)
E)
Böylesine ilginç bir değerlendirmeyi sahipleneceğini hiç
düşünmemiştim.
SQL dili; bilinen bir veri tabanı yönetim sisteminde kullanılan
somut bir dil değil, varsayımsal bir dildir.
Burada, dönemin önemli edebiyatçılarıyla tanışma ve bir
kitabın basılma aşamalarına tanık olma olanağı buldum.
Bilimsel çalışmaların önünün açılması gerektiğini her fırsatta
dile getiriyordu.
Sanatçının bu hayalî kurguları, birçok okur tarafından
beğeniyle karşılandı.