Örnek Soruyu Değiştir

@KuasarNemesis Z 8. 9. Sosyal medyanın, İnternet'in bu kadar yaygınlaşmadığı yıllarda tek eğlencemiz televizyondu. Televizyonda ise bizi anlatan dizi ve Ye- şilçam filmleri evimize konuk oluyordu. Bazı sanatçılar, karakterler ise televizyon ekranlarında değil sokağımızdaki komşularımızdı. Türk sinema ve tiyatrosunun gerçek efsanesi Münir Özkul, bu- güne kadar pek çok ölümsüz karakter canlandırdı ancak "Bak beyim, sana iki çift lafım var..." cümlesiyle başlayan ve bu filmi izleyen her jenerasyonun aklına kazınan repliğiyle Yaşar Usta'nın yeri apayrıdır. Fabrikada çalışan ve dört çocuğu annesiz büyüten "Yaşar Usta” nasıl unutulabilir? Ya "Dokunma artık aileme, dokun- ma çocuklarıma!" dediği, kimin daha büyük olduğunu özetlediği konuşması? İzleyene hem babalık hem de insanlık dersi veren Yaşar Usta'ya ve Münir Özkul Ustaya şükran borçluyuz. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi vardır? TEST 10 10. Çatıya duvar kâğıdı gibi döşenen esnek güneş panelleri ve ışıktan elektrik üreten yeni kumaşlarla elektrik üretmek artık çok daha kolay. Esnek güneş panelleri son 5 yılda Amerika ve Avrupa'da mantar gibi hızla yaygınlaşarak güneş enerjisi sektörünü değiştirdi. Konutları ve elektrikli otomobilleri şarj eden istasyonları besleyen esnek paneller, temiz enerjide maliyetleri azaltarak rekabet gücünü artırıyor. Araştırmacıların geliştirdiği güneş ışığından elektrik üreten fiberoptik kumaşlar ise esnek enerjide mobil devrim başlatıyor. Ülkemiz, coğrafi konumu ne- deniyle yüksek güneş enerjisi potansiyeline sahiptir. Yakın gelecekte belki de son moda giysiler güneş ışığından elektrik üretebilecek ve böylece akıllı telefonlarla taşınabilir bilgisayarları şarj etme sorunu ortadan kalkacak. Bu parçada aşağıdaki kavramlardan hangisini örneklendirecek bir kullanım yoktur? A) Öyküleme C) Örneklendirme E) Karşılaştırma B) Tartışma D) Tanık gösterme A) Benzetme C) Varsayım B) Tahmin D) Karşılaştırma E) Neden-sonuç Çocukluğumda sinema seyircisi, tahsili ne olursa olsun sinema salonunda müşterek tepkiler gösteren yarı çocuk bir kitleydi. Rahmetli Ahmet Tarık Tekçe, Fatma Girik'e saldırmaya kalkışsa cümleten yuh çekilir; rahmetli Ayhan Işık kıratıyla sevgilisini bu heriften kurtarmaya gelirken salon alkıştan kırılırdı. Zırt pırt filmi koparan makinistlere yuh çekilmesi, küfürbaz bir edayla I'ma- kiniiistj' diye protesto edilmesi ve makinistin (çoğu kere teşrifat- çıların) seyircilere dayılanması âdettendi. Elektrik kesildiğinde feryat figan bir gürültü kopar; çakmaklar kibritler çakılır, bir süre sonra kargaşa yerini ümitsiz bir bekleyişe bırakırdı. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur? I I. Samimiliğin şüphesiz dereceleri vardır. Sevdiğiniz ve anlaştığınız herkesle aynı derecede samimi olmaz; samimiliğe, anlaşabile- ceğiniz ölçüler içerisinde hudutlar çizer, onları aşmamaya dikkat edersiniz. Nitekim annemizle, babamızla, oğlumuzla, kızımızla ve kardeşlerimizle aramızdaki samimiliğin sınırları vardır. Bu samimilik onlarla doğuştan aramızda bir tencere - kapak mü- nasebeti olmasından ileri geldiği için hayatta cemiyet içinde sonradan tanıdığımız insanlarla samimi oluşumuzla yakınlarımı- za karşı samimi oluşumuz arasında esaslı farklar göze çarpar. Yakınlarımızla samimi oluşumuz, onlara karşı duyduğumuz emniyetin mahsulüdür. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur? A) Örneklendirme C) Açıklama E) Öneride bulunma B) Saptama D) Koşul öne sürme A) Tartışma C) Tanımlama B) Öznellik D) Somutlama Televizyondan önce hayat radyoyla yaşanır, saatler radyoya göre ayarlanır, ülkede ve dünyada olup bitenler radyodan öğrenilir- di. Bir çikolata paketini andıran el radyolarından, koca dolap boyundaki "möbleli” radyolara kadar, her ailenin çapına göre bir radyosu vardı. İçine bir yığın büyük boy pil koymak gereken portatif radyolar en çok piknikte maçları dinlemeye yarardı. Dijital teknolojinin adı bile yoktu. Masa radyolarının büyük çoğunluğu birbirine benzerdi. Ön panelde, sağda ve solda, çevrilen iki yuvar- lak düğme; ortasında da yan yana tuşlar bulunurdu. Düğmelerin biri çevrilerek sesi ayarlanır, diğeri çevrilerek istasyon aranırdı. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur? E) Sayıp dökme 12. Tiyatroda sahnedeyken bazı sınırlılıklarımız vardır. Ezberi unutma ya da dil, kelime hataları gibi çeşitli problemlerle karşılaşabili- riz. Ayrıca tiyatroda herkese sesimizi duyurmak zorundayız ve arka sıralarda yer alan seyircilere sesimizi duyurmaya çalışırken sesimizi yükseltmek zorunda kalırız. Sinemada ise tam tersi bir durum var. Sesimizi yükseltmenin aksine düşük veya normal tonda konuşabiliriz. En önemli farklardan biri de zaman olayı. Sinema ürünleri çok uzun zamanlar içerisinde çekilebilir. Bazı sahneler de defalarca tekrarlanabilir. Bu paragrafın anlatımında aşağıdakilerden hangisi daha 9ğ!! basmaktadır? A) Karşılaştırma C) Açıklama E) Benzetme B) öneri D) Betimleme C) Tartışma B) Tanımlama D) Açıklama E) Karşılaştırma 2. B 3. ıo.c 11.c 85 12.E