@KuasarNemesis
1.
2.
19. yüzyılın ilk yarısında icadıyla birlikte güvenilir ve gerçekçi 3.
bir görsel temsil ile kullanışlı bir teknoloji olarak fotoğraf, hızla
mimarlık alanına girmiştir ve bu temsiller hızlı ve kolay bir şekilde
üretilmeye devam etmiştir. Fotoğrafın ne kadar "nesnel” bir
temsil veya "yorumsuz" bir kayıt olduğu uzun bir süre sorgula-
nacak olsa da başlangıçta ressamlar tarafından üretilmiş görsel
kayıtlardan daha güvenilir, daha tarafsız ve daha gerçeğe uy-
gun olduklarının farkına varılmıştır. Dolayısıyla fotoğraf, gerçeği
olduğu gibi, hiçbir açıklama yapmadan aktarabilen tamamen
geçirgen bir ortam olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle, fotoğ-
raftan görmek ile gidip görmek eş değer tutulmuştur. İlerleyen
yıllarda da mimari fotoğraflar, yaygın olarak talep görmüştür.
Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?
A) Fotoğrafın mimaride kullanılmaya başlanmasıyla mimaride
önemli değişimler yaşanmıştır.
B) Fotoğrafın varlıkları nesnel bir biçimde anlatma gücü, mimari
alanda tercih edilme nedenlerindendir.
C) Fotoğrafçılıkta yaşanan gelişmelere paralel olarak resim
sanatı eski gücünü kaybetmiştir.
D) Fotoğraf, mimari eserlerin gerçek kimliğini ve mimari özel-
liklerini yansıtmada eşsiz bir yere sahiptir.
E) Mimari fotoğrafçılık, ortaya ilk çıktığı dönemde çeşitli ne-
denlerle ilgi görmemiştir.
Son zamanlarda, Dostoyevski'nin suç temasını işlediği ünlü eseri
Suç ve Ceza, Elena İvanova tarafından günümüz Rusçasına uyar-
lanarak piyasaya sürüldü. İvanova'nın bu modem adaptasyonu,
okurlar arasında büyük bir ilgi uyandırdı ancak akademik alanda
tepkiyle karşılandı. Bunda orijinal eserin güzelliğini ve derinliğini
kaybetme riski taşıması etkili oldu. Moskova'daki kitapçılar, artık
Dostoyevski'nin asıl eserine olan talebin azaldığı, okurların daha
çok uyarlama baskıyı tercih ettiği konusunda bilgi veriyor, bu da
endişeleri pekiştiriyor.
Bu parçada Suç ve Ceza uyarlamasının tepkiyle
karşılanması aşağıdaki gerçeklerden hangisine
dayandırılmaktadır?
A) Günün şartlarına uyarlanırken eserin içeriğinde önemli
değişiklikler yapılmasına
B) Eserin yazıldığı dönemin koşullarının dikkate
alınmamasına
C) Uyarlamanın klasik kabul edilen eserin değerine zarar
vermesine
D) Uyarlamanın, yaratıcısının kaleminden çıkan ilk biçiminin
önüne geçecek olmasına
E) Uyarlamanın orijinal dilinde zaman içinde değişiklikler
meydana gelmesine
Sanatçılığının yanı sıra sözü, tutumu, yaşantısı ve yorumlarıyla da
bir rol modeli olan Barış Manço'nun yediden yetmişe herkesin
sevgilisi olması, Türk toplumunun zamana uygun bir şekilde
kendini ifade edebilecek yeni ozan tipini bulmasındandır. O,
şarkılarında sadece sevgi ve aşkı dile getirmemiş; sözü ve ezgi-
siyle halk hayatını resmetmiş, geleneksel hayatın güzelliklerine
dikkat çekmiş, doğa sevgisini aşılamış, toplumsal değerleri
ve normları çocuklara öğretmeye, büyüklere de hatırlatmaya
çalışmıştır. Arkadaşım Eşek adlı şarkısıyla bir yandan eşeğin
itibarını iade etmiş, diğer yandan da kent hayatının boğucu
atmosferi içinde boğulup giden mutsuz çocuklarla umutsuz
yetişkinleri arada bir de olsa öze ve doğala dönmeye davet
etmiştir.
Bu parçada Barış Manço ile ilgili aşağıdakilerin hangisine
ulaşılabilir?
4.
A)
B)
C)
D)
E)
Dil,
Günümüz pop kültürü ile halk edebiyatı geleneğini harman-
layan, herkesin sevdiği bir sanatçıdır.
Kent yaşamından bunalan modern insanın sıkıntılarını
şarkılarında dile getirmiştir.
Şarkıları ve yaşantısıyla halkın kendine yakın hissettiği âşık
geleneğinin günümüzdeki yansımasıdır.
Çağdaşlarından farklı, kendine özgü şarkılar yazarak
dinleyicilerinin gönlüne girmeyi başarmıştır.
Halkın yaşantısının bütün güzelliklerini şarkılarında anlatan
modern çağ âşıklarındandır.
bir iletişim aracı olarak görülürse yazılı iletişime dayanan
okuma da iletişim ihtiyacını gidermenin bir yolu olarak karşımıza
çıkar. O hâlde insan öncelikle çevresi ile iletişim kurma ihtiyacını
gidermek için okur. Çevresi bu ihtiyacı yaratıyorsa kitap okuma-
ya ihtiyaç duyar, aksi hâlde bilginin yalnızca sözle aktarıldığı,
sözel iletişimin temel olduğu bir çevrede birey okumaya gerek
duymaz. Günümüzün çağdaş toplumunda "okuma” kuşkusuz
bir ihtiyaçtır. Ancak yaşamsal ihtiyaçları karşılanmamış ya da
öncelikle bu ihtiyaçları karşılama çabası veren insanın, okuma
ihtiyacını karşılamaya yönelmesi ya da okuma ihtiyacı duyması
doğal olarak düşünülemez.
Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?
A)
B)
C)
D)
E)
Okumanın alışkanlık hâline getirilmesi, bireyin yaşamsal
ihtiyaçlarının karşılanmasına bağlıdır.
Çevresel faktörlerin okuma alışkanlığı üzerinde doğrudan
bir etkisi yoktur.
Kişi, okuma alışkanlığını ancak küçük yaşlarda ailesinden
kazanabilir.
Bireylerin okuma alışkanlığ kazanması, toplumsal bir bilincin
oluşmasını gerekli kılar.
Okumayı bir ihtiyaç olarak algılayan her birey, zaman içinde
okuma alışkanlığı kazanabilir.
89