@KuasarNemesis
16. Ünlü bir yazar, yazma üzerine şu önerileri sıralamıştır:
Aklınızı meşgul eden başka bir şey varsa yazmayın; müm-
künse gidip önce o işi halledin, kelimeler aklınıza takılan
şeye takılmasınlar.
Ortak aklın çayırlarından gelen sesler çoğu zaman size
sizin sesinizmiş gibi görünür; ayıklayın onları, onlara
kulak asmayın!
En çok hangi yazarı seviyorsanız yazdıklarınızı sadece
o yazar okuyacakmış gibi yazın; bu, bir metni fazlalık-
lardan ve gereksiz açıklamalardan korumanın en basit
yoludur.
Kalemi elinize aldığınızda edebiyata dair bildiklerinizi
aklınızda yahut öteki elinizde hazır bulundurmayın çün-
kü sanat söz konusuysa bilginin kendisi değil, buharı
muteberdir.
• Kendinizi makul hissediyorsanız yazmayın; yazmak için
kendinizi ya hiç ölçeğinde küçük ya da her şeye hük-
medecek derecede büyük hissetmelisiniz.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada söz edilen önerilere
örnek qösterilemez?
A) Edebî bir metin yazmak için masa başına oturan birinin bilgi
ve birikimlerinden doğrudan değil, özümsediği kadarıyla
yararlanması
B) Şiir yazmaya çalışan birinin daha önceki okumalarının göl-
gelerinden olabildiğince sıyrılmaya çalışması
C) Hikâye kaleme alan birinin herhangi bir kimse, kurum, ku-
ruluş, kanun veya toplumsal kuralı göz önünde bulun
durmaması
D) Yazacağı romanının giriş cümlesini belirlemeye çalışan
birinin kendini her şeyden soyutlayarak tam anlamda
yoğunlaşma sağlaması
E) Şiir yazmak için uygun bir zaman dilimi kollayan birinin
ancak duygu durumunda aşırılığa ulaşınca yazmaya
başlaması
356
İZ Günümüz dünyasında artan şehirleşme ile birlikte, şehirlerdeki
gürültü kaynaklarının sayısı ve bu kaynakların insan sağlığı üze-
rindeki olumsuz psikolojik ve fizyolojik etkileri de hızla artıyor.
Havalimanları, kara yolları, sanayi ve eğlence tesisleri gibi birincil
gürültü kaynakları; etraftaki yerleşim yoğunluğu ve gürültü kay-
nağına yakınlığı oranında insan sağlığını tehdit ediyor. İnsanın bu
etkilere maruz kalma durumunun tespit edilmesi ve buna bağlı
alınacak önlemlerle sağlıklı bir ortamda yaşayabilmesi için, stra-
tejik gürültü haritalarının hazırlanması gerekiyor. Stratejik gürültü
haritalarıyla şehirlerin gürültü simülasyon modeli oluşturuluyor.
Simülasyon sonucunda, yerleşim alanlarında temel gürültü
kaynaklarından açığa çıkan gürültünün; hassas yapılar olarak
adlandırılan mesken, hastane ve okul gibi yapılara olan etkisi
harita üzerinde renk skalası ile gösteriliyor. Hazırlanan gürültü
haritaları; eş ses basınç seviyesi eğrilerini, konutların cephesin-
deki ses basınç seviyelerini, belirli ses basınç seviyelerine maruz
kalan alanların büyüklüğünü ve etkilenen alandaki konut, okul,
hastane ve ikamet eden kişi sayısını detaylı bir şekilde gösteriyor.
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
A)
B)
C)
D)
E)
Şehirlerdeki gürültü kaynakları tespit edilerek bunlardan
bir gürültü simülasyon modeli elde edilmektedir.
Gürültü haritalarındaki renk skalaları, yerleşim yerlerini
göstermektedir.
Gürültü haritalarında gürültüye maruz kalan alanlar ayrıntılı
bir şekilde gösterilmektedir.
Şehirleşme oranının gürültü kaynakları üzerinde doğrudan
etkisi görülmektedir.
Stratejik gürültü haritalarının hazırlanmasındaki amaçlardan
biri, kişilerin gürültüye ne ölçüde maruz kaldığını tespit
etmektir.
18. İster şiir ister hikâye ister roman dili olsun, yeni bir yaratım zor.
Hele roman dili... "Neden?” derseniz bizim roman geleneğimiz
yeni. Bizim kuşaktan önce de belirli bir roman diline ulaşmış
kişi, az ya da hiç yok. Kırık dökük bir şeyler ya da... O zaman
halkın konuştuğu dili, sözlü edebiyatını kaynak almaktan baş-
ka hiçbir çare yok. Anadolu'nun dili çok zengin. Büyük de bir
sözlü edebiyatı var. Destanları, ağıtları türküleri, tekerlemeleri,
halk hikâyeleri ve daha nicesi var. Ben gençliğimde bir folklor
meraklısıydım, bir destan anlatıcısıydım. O zaman gördüm ki
sözlü edebiyatta bile her kişilik yani şair, anlatıcı, benim gibi yeni
bir dil yaratmıştır. Gelenekten kurtulmak ne kadar istense de
yazarlar; bir destan, bir şiir, bir ağıt dili yaratmaktan kendilerini
kurtaramamışlardır.
Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A)
B)
C)
D)
E)
Romanda özgünlüğe ulaşmak için farklı tekniklere
başvurulmalıdır.
Romanda yeni bir dil yaratımı güçtür.
Roman yazımında sözlü edebiyat ürünlerinden
yararlanılmalıdır.
Romanda Anadolu'nun zengin dili kaynak olarak alınmalıdır.
Romanda geleneksel anlatılara başvurulmalıdır.