@KuasarNemesis
TYT/TÜR
19. Gazeteci: Yönetmen arkadaşınızın yaptığı son filmi niçin
"usta işi" bulmadığınızı söylediniz?
Yönetmen: Mesajını açıkça belli edip duygu ve
düşünceleriyle kendi varlığını da filmde hissettirdiği için.
Gazeteci: Ama sizin yönettiğiniz Batak filmi için de aynı
eleştiriler yöneltilmişti. Bir ilaç prospektüsü gibi her şeyi
açıkça ortaya koymuş, denmişti.
Yönetmen: Batak bir sinema filminden öte belgesel-
sinema tarzı bir çalışmaydı, arkadaşımın yaptığı filmle
aynı kefede tartılmamalı o yüzden.
Aşağıdaki yargılardan hangisinin bu diyalogdaki
yönetmenin sanat anlayışıyla örtüştüğü söylenebilir?
A) Bir edebî metnin, çözümü yazarında olan birtakım
gizler içermesi okurun eseri gereği gibi
anlamlandırmasında önemli bir unsurdur.
B) Yazar; kimi zaman kendini görünür kılarak, kimi zaman
da gizleyerek okurunda yaşam gerçekleri konusunda
farkındalık uyandırmalıdır.
C) Bir yazarın, eserinde oluşturduğu kurgusal dünyanın
gerçekliğine öncelikle kendisini inandırması gerekir.
D) Bir sanat yapıtının yetkinliğine karar verilirken
uluslararası kabul görmüş ölçütler kullanılmalıdır.
E) İyi bir sanat yapıtında anlatılmak istenen dolaylı bir
biçimde verilerek o yapıtın alımlayıcısının çabasına
bırakılmalıdır.
20. (l) Medya, halkın düşünce yapısını değiştirme gücüne
sahiptir. (II) Toplumun davranış biçimlerini yansıtan
simgeleri de kendince tanımlar. (III) Bunu yaparken kitle
iletişiminin ekonomik anlamda can damarı olarak ifade
edilen reklamcılığı bir araç olarak kullanır. (IV) Reklamın
toplum üzerinde yoğun bir etkisi vardır, bu sayede
toplumla ilgili sosyolojik geçmişe dönük çıkarımlar
yapmak mümkündür. M Politik görüşler, değişen ilgi
alanları, toplumsal iniş çıkışlar, eğlence, sosyal
hareketlere yönelik veriler reklamlar sayesinde ortaya
çıkarılabilir. (VI) Hatta bazı akademisyenler, bir ülüşün
ideallerinin reklamlarına bakılarak anlaşılabileceğini
savunmuş; reklamın geçmişi yansıttığını ve geleceği
yorumlamada da önemli bir araç olduğunu dile
getirmiştir.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf
numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
B) III
DENEME -
@M.G.
21.
6
Gazeteci:
Yazar:
Ne inşa edeceğinizi bilmeksizin ortaya yığdığınız en
halis kum, en kaliteli kereste ve en sağlam demirden hem
de en son mimari teknikleri de kullanmanıza rağmen ne
apartmana ne fabrikaya ne kulübeye benzeyen bir
garabet ortaya çıkarabilirsiniz. Oysa küçücük, kumdan bir
kale yapmak istediğinizi arı başında belirlerseniz sonra
azıcık kum ve belki bir küreğin işinizi göreceğini bilir ve
keyifli bir sonuca ulaşırsınız. Bu yüzden beni büyülemiş
kitapları gözden geçirdiğimde onların nasıl anlatıldığının
değil, ne anlattığının aklımda kaldığını görüyorum.
Gazeteci:
Yazar:
Hayatta en sevdiğimiz insanı dahi kimi zaman
yadırgamaz mıyız? Huyunu suyunu yıllarca
ezberlediğimizi düşündüğümüz dostumuz bizi gün gelip
sergilediği bir davranışla hayrete düşürmez mi? O
nedenle mutlak kişilikli karakterlerin gerçekçi bir yönünün
olmadığını düşünüyorum.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden
hangisi getirilmelidir?
A) (I) "iyi anlatmadıktan sonra neyi anlattığınızın bir önemi
yoktur." düşüncesine katılıyor musunuz?
(II) Okurun eserdeki kahramanla kendini
özdeşleştirmesi ne ölçüde gerçekleşmeli?
B) (I) Bazı sanatçıların ne anlattığından çok nasıl
anlattığına kafa yormaları hakkında neler söylersiniz?
(II) Okurun kimi roman kahramanlarını yadırgayarak
gerçekçi bulmaması normal karşılanmalı mı?
C) (I) Sizce bir eserde anlatım mı önemlidir yoksa konu
(II)Tek yönüne odaklanılarak ele alınan kahramanlar
hakkında neler düşünüyorsunuz?
D) (I) Eserlerinizde anlatımı ele aldığınız konuya göre mi
biçimlendiriyorsunuz?
(II) Tek tip roman kahramanları romanın okurda
oluşturacağı etkiyi zayıflatıyor mu?
E) (I) Ne anlattığınızın nasıl anlattığınızı belirleyeceği
düşüncesi her zaman doğru bir yaklaşım mı?
(II) Durağan karakterlerin eserin bütüncüllüğüne zarar
verdiğini söyleyebilir miyiz?
Diğer sayfaya geçiniz