@KuasarNemesis
TYT/TÜR
29. Bazı insanlar mutluluğu ve yaşamayı ertelemeyi bir
alışkanlık hâline getirmişlerdir. "Falan iş bitsin, ondan
sonra bazı şeylere çekidüzen vereceğim.", "Filan iş bir
tamamlansın, bak o zaman yaşamak nasıl olurmuş
görsünler!” Oysa dersten geçer not almak, sınıf geçmek,
sınavı başarmak, okulu bitirmek, istenen işte çalışmak, işi
büyütmek, evin borcunu ödemek, çocukların okullarını
tamamlaması bir bütün olan hayatın farklı yüzlerinden
ibarettir. insan yaptığı işten zevk alıyorsa, ailesiyle birlikte
olduğu zaman memnuniyeti devam ediyorsa, gelecek
günler ona tatlı bir heyecan veriyorsa kişi mutlu demektir.
Mutlu olmak amacıyla gelecek bir zaman dilimini
bekleyenler için mutluluk, hiçbir zaman yaşanmayacak
bir düş ve boşa geçmiş bir hayat olarak kalacaktır.
Bu parçada "mutluluk" ile ilgili anlatılmak istenen
aşağıdakilerden hangisidir?
A) İnşan, mutluluğu gelecekte değil, yaşanan anda
aramalıdır.
B) Herkesin mutluluk anlayışı farklıdır.
C) Kısa vadeli mutluluk hızlı ve anlık, uzun vadeli mutluluk
ise uzun süreli ve derin bir duygu durumudur.
D) Küçük şeylerden mutlu olma, yetinme, sevilenlere
zaman ayırma mutluluğu yakalamanın temelidir.
E) Olumsuz düşüncelere odaklanmak yerine olumlu
düşüncelere odaklanmak, mutluluğu arürabilir.
30. (I) Beden dilinin gösterdiği yöresel farklılıklar kimi zaman
birbirinden apayrı çıkarımlara varılması gibi sonuçlar
doğurabilir. (II) El ile çene sıvazlamak Fransa ve
Belçika'da "Sıkıldım, bıktım." anlamına gelir, diğer
ülkelerde ise bu harekete bir anlam yüklenmez. (III) El
sallamak dünyanın pek çok yerinde veda anlamına gelen
bir harekettir oysaki Yunanistan'da "Defol!" demektir.
(IV) İnsanlar benzer durumlarda benzer tepkileri gösterir,
örneğin elleri önüne kavuşturmak genelde bir kapanma,
savunma göstergesidir. (V) Kimi zaman bu durum öyle
boyutlara ulaşır ki örneğin İtalya'da Roma ve Napoli'nin el
işaretleri birbirinden farklıdır. (VI) Britanya Adası
kültürlerine ait topluluklarda da el ve kolların kullanımına
farklı anlamlar yüklenir.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisi
düşüncenin akışını bozmaktadır?
B) III
DENEME -
@M.G.
31.
32.
9
Paul Lockhan bizi, zihinlerimizde yüzen güzel desenler ve
örüntülerin şaşırtıcı, mucizevi şeyler yaptığı bir evrene
götürüyor. Simetriler, daireler, silindirler ve koniler üzerine
düşünmeye başladığımızda sandığımızın aksine hemen
hepimiz duygusal ve estetik kazanımlarla matematik
yapabileceğimizi görmeye başlıyoruz. Eser, matematik
çalışmanın heyecanını deneyimleyelim diye merakımızı,
cesaretimizi, yaratıcılığımızı toplamamız ve matematik ile
ilgili peşin fikirlerimizi gözden geçirmemiz için yapılan bir
çağrı niteliğinde. Matematik tutkusunu akıcı ve özenli bir
söyleyişle okuruna aktaran Lockhan, matematiği
basitleştirmeden dipnotlar, kaynakçalar ya da akademik
bilgiler olmaksızın anlaşılabilir kılıyor. Matematiğin
zorluklarını gizleyip okurda sahte bir "anladım” duygusu
oluşturmak gibi bir amacı yok. Açık bir dili, terimlere ve
formüllere tercih eden yazar, matematikle ilgili karmaşık
durumları kavranabilir kılmayı başarıyor.
Bu parçada sözü edilen sanatçı ve eseriyle ilgili
aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
A) Uslup kaygısı taşımaktadır.
B) Matematikle ilgili ön yargıları kırmayı amaçlamıştır.
C) Olanı olduğundan farklı göstererek okuru yanıltma
çabası yoktur.
D) Didaktik ve akademik bir söylemden uzak durmuştur.
E) Matematiği somut objeler kullanarak anlaşılır kılmayı
hedeflemektedir.
Unlü sanatçının yazıları, geniş açılıdır. Çıkış noktasından
sonra vardığınız durak, ayrıldığınız yerin ikliminde değildir.
Çünkü konunun içinde, temalar ve kişiler birbiri içinde
patlayan, size bambaşka ufuklar açan, yepyeni fikirler
doğuran havai fişekler gibidir. Sanatçı, her usta yazar gibi
sezdirmeden, dikte etmeden deneme türüne elli yıllık
yazarlık birikimini katmıştır. Onun yazılarında dikkat çeken
renklerle pastel renkler, fırtınalarla imbatlar kulağa hoş
gelen bir armıoniyle buluşur.
Bu parçada sözü edilen sanatçıyla ilgili
aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Anlatımında zıtlıklardan yararlanmıştır.
B) Yaşanmış gerçekliği konu edinir.
C) Ele aldığı konuyu boyutlandırmada başarılıdır.
D) Öğretici bir yaklaşımdan uzaktır.
E) Eserlerinin yoğun bir içeriği vardır.
Diğer sayfaya geçiniz