@KuasarNemesis
1,
2,
18
Türkiye'de milyonlarca insan şiir yazıyor demek abartılı bir ifade
olmasa gerek. Sanal ortamlarda yayımlanan şiirlere bakılarsa
kolayca görülür bu şiir enflasyonu. Bunlardan altı yüz kadarı
herhangi bir dergide şiir yayımlamayı da başarmış durumda.
Bunlardan bazılarının yayımladığı yazılardan Türkçeyi bilmedikleri
hemen saptanabiliyor. Yazım kurallarına uyduklan da söylenemez.
Anlatım bozukluklarıyla yüklü oluyor kurdukları şiir cümleleri. Bi-
linen o ki dilsel hataları sakladığı için şiir yazanların sayısı da az
değil. Yaptıkları yanlışları, dilsel sapma diye savunanlar da var.
Oysa şiir yazmaya kalkışmadan önce Türkçeyi öğrenmeli inşan.
Dil üzerine düşünmeyen biri entelektüel de olamaz. Böyle oldu-
ğu için entelektüel şairlerimiz yok denecek kadar az. Türkçeyi
bilmeyenlerin egemen olduğu bir Türk şiiri var.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerin
hangisidir?
A) Aklına her esen, şiir yazdığı için ülkemizde büyük bir şiir
kalabalığı mevcuttur.
B) Türkiye'de yazılan şiirlerin çoğunda Türkçe yanlış
kullanılıyor.
C) Şiir yazma işi kuralına göre olmazsa o şiirden tat alınamaz.
D) Günümüzde anlamsız şiirler yazma modasının önüne bir
an önce geçilmelidir.
E) Türkçeyi çok iyi bilmeden ve dil üzerine düşünmeden şiir
yazılmamalıdır.
Düşüncelerimizin kimi zaman dayanağı, kaynağı yok; konuşuyo-
ruz ama çoğu zaman dinlemiyoruz. Dinlesek de savunmaya, bir
sonraki hamleye dönük amaçlı dinliyoruz. Anlamaya ve öğren-
meye, empati kurmaya dönük dinleyenimiz az. Tartışabildiğimizi
düşünüyoruz ama galiba daha çok söz yarıştırıyoruz ya da belki
savaşıyoruz. Seslerin yükselmesini, söze çabuk karşılık ver-
meyi marifet sayıyoruz. Özetle demokrasinin gerekliliklerinden
biri olan tartışma kültürümüzün gelişmesi için büyük adımlar
atmamız, daha çok yol katetmemiz gerekiyor gibi görünüyor.
Özellikle de genç kuşakların eğitim süreci içerisinde bu kültü-
rü edinebilmeleri için eğitimcilerin yönlendirmelerine, model
oluşturabilmelerine de gereksinim var.
Bu parçanın yazarının yakındığı durum aşağıdakilerin
hangisidir?
3,
4.
Yenilebilir Aşılar mı Geliyor?
İnsanların aşı korkusunu ortadan kaldırmak isteyen bilim in-
sanları, seralarda yetiştirdikleri bitkilerle yenilebilir aşı üretme-
nin yollarını arıyor. İlaçların ağızdan alınması, damar yoluna
kullanıcı dostu bir alternatif olarak değerIendiriliyor. Bu da
ilaçların enjeksiyonla uygulamasına ilişkin ortaya çıkabilecek
olumsuzlukları azaltabilir. Ayrıca yenilebilir aşıların, uygulama-
ya hazır olmadan önce klinik olarak işlenmesi ve saflaştırılma-
sı gerekmeyeceğinden üretilmesi daha kolay ve ucuz olabilir.
Tüm bu avantajlara karşılık şu an tek bir sorun var: Deneme
amacıyla üretilen yenilebilir aşılar arasında yeterince etkin ol-
düğü kanıtlanan çıkmadı. Yüzyılın başında bir dizi potansiyel
aday denense de hiçbiri standart yollarla verilen aşılardan
daha iyi bir bağışıklık tepkisi oluşturamadı.
Bir makaleden alınan bu parçayla ilgili aşağıdakilerden
hangisi söylenebilir?
A)
B)
C)
D)
E)
Kanıtlanamayan varsayımlardan yola çıkılarak
genellemelere ulaşılmıştır.
Kendi içinde bilimsel tutarsızlıkları ve yanlılıkları
bulunmaktadır.
Bir sorunu ortadan kaldırmaya yönelik çalışmaların sonuç-
ları ve sağlayabileceği avantajlarla ilgili bilgi verilmiştir.
Bir olguyla ilgili değerlendirmelerin bilimsel gerçeklerle
bağdaşmadığına değinilmiştir.
Bir ürünle ilgili çalışmaların yetersiz olduğu elde edilen so-
nuçlar üzerinden yorumlanmıştır.
A)
B)
C)
D)
E)
Toplumda gereksiz konuşmaların yaygın olması
Gençlerin ülke meselelerine kayıtsız kalmaları
Eğitimsiz insanların toplumu yanlış yönlendirmesi
Demokratik bir tartışma kültürümüzün olmaması
Tartışmaların kısa sürede kavgaya dönüşmesi
(l) Arkamız dönükken ya da gözümüz kapalıyken bize seslenen
arkadaşımızı tanıyabiliriz. (II) Çünkü hepimizin sesi farklı ve
sadece kulağımızla bile çoğu zaman bu farkı ayırt edebiliriz. (III)
Bu farklılık; sesin oluşumunda görev alan ağız, burun ve gırtlak
yapısının kişiden kişiye değişmesinin yanı sıra dudaklar, dişler,
çene kasları, damak ve dilin farklı bir ses basıncı oluşturmasın-
dan da kaynaklanır. (IV) Bu sayede sesimiz, bizi diğerlerinden
ayıran biyometrik özelliklerimiz arasında yer alır. (V) Havada
titreşim olarak yayılan sesin analiz edilmesi mümkündür. (VI)
Sesin fotoğrafı olarak da bilinen ses spek-trografisi, ses dal-
galarını en temel birimlerine ayırarak sesin belirli bir zaman
içindeki frekans değişimini gösterir. (VII) Sonograf adı verilen
cihazlardan elde edilen ve spektrogram denilen bu grafikler,
ses izimizi gösterir ve bu sayede ses analizlerinde ve karşılaş-
tırmalarında kullanılır.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf
numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
A) II
B) III
c) ıv
E) VI