@KuasarNemesis
Test 46
l.
7.
8.
9.
(l) Düşünün ki sağ elinizle sol eliniz birbirinden farklı hareket
ediyor. (II) Siz, kolunuzu indirmek istiyorsunuz ama o,
isteminiz dışında sizi boğmaya çalışıyor. (III) Ya da bir elinizle
gömleğimizin düğmelerini iliklemeye çalışıyorsunuz ama öteki
eliniz beyninizin bu komutana uymadığı gibi, sizin iliklerinizi de
çözüyor. (IV) Eliniz yabancı biri tarafından kontrol mu ediliyor?
(V) İşte bilim insanları, insanın bir elinin yabancı bir gücün
kontrolündeymiş gibi bağımsız hareket etmesine, bu nedenle,
"yabancı el sendromu” adını veriyorlar.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden
sonra düşüncenin akışına göre "Böyle bir durumda ne
düşünürdünüz?” cümlesi getirilebilir?
C) III
D) ıv
10.
z
11.
ı. D 2. B 3. B 4. E 5. D 6. A 7.C 8. A 9. C 10. A 11. E
Ben de kendi hesabıma daha on iki yaşlarımda,
kelimelerini anlamadan Halit Ziya'yı, bütün Halit Ziya'yı, yanıp
tutuşarak okumaya başladığım zaman neydiysem bugün de
Sonradan öğrendiği, anladığı şeyler, zaman,
oyum.
çevrenin etkileri vs. elbette pek çok değişmeler yapacaktır
fakat hepsinin maddesi, daima onun durmayan sızıntıları ile
yoğruluyor. Büsbütün değişmek kendi kuruntumuz gibi bir
şeydir.
Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi
sırasıyla getirilmelidir?
Günlük gazetelerimizin kültür sayfaları çoğu kez Anadolu'dan
gelen seslere kapalı. Anadolu'daki yazar, çizer, ----, İstanbul
basınının ilgisini çekemiyor. Oysaki çoğunuzun, adını
duymadığı Avrupalı ya da Amerikalı bir yazar öksürse basında
haber oluyor.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre
aşağıdakilerden hangisi getirilemez?
A)
B)
C)
D)
E)
I.
II.
l.
II.
l.
II.
l.
II.
l.
II.
A)
B)
C)
D)
E)
en iyisini yapamadıkça
ne kadar uğraşsa da
ne yaparsa yapsın
ağzıyla kuş tutsa da
mükemmelini de yapsa
II.
III.
IV.
Halit Ziya'yı okumayan yoktur zaten
Hele kendini değişmeye zorlamak ne zordur
Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir
Ben insanın öncesiyle sonrası arasında fark
görmüyorum
O zamanlar henüz çocuktum
Değişimin şart olduğuna hiçbir zaman inanmadım
insan yedisinde neyse yetmişinde de odur
İnsandaki duygu fonu değişmiyor
Ben de sizin gibi erken başladım okumaya
Fakat yıllar geçtikçe bir şeyler yerinde durmuyor
Ne var ki hepimiz gemideyiz, sallanıp durmaktayız.
Sabah uykusundan her uyanan, yüreği hoplayarak
gazeteyi eline alıyor.
Bu uluslararası bunalımlara, her ulusun kendi
sorunlarından doğan bunalımlarını da katarsanız
insanlığın bugün içinde bulunduğu hâli daha da belli
olur.
Okuduğumuz şeyler hep aynı. Her gün bir başka ülkede
toplantı, her gün sonuçsuz bir dağılış. Ne olacak bu
gidişin sonu? Yakın doğu, uzak doğu; sol batı, sağ batı
derken yönleri de şaşırdık. Her ülkede başka bir dert...
Bu kaygıyla gerildikçe gerildik. Dünyada gerginliklerin,
yer yer kopan fırtınaların sonu gelmiyor. Geminin
içinde olmasaydık denizin kabaran dalgaları belki hoşa
giderdi.
(l) insan her gördüğü şeyi her zaman görmüyor. (II) Şu
satırları yazdığım sırada, aklımda kitaplığın üzerinde duran
vazoyu hayalimde canlandırmak istedim. (III) Ne biçim
şeydi o vazo; rengi, çizgileri nasıldı; hatırlayamadım. (IV)
Çevremizden kayboldukları zaman yokluklarını ansızın
hissedecek kadar bizden olan, yaşamımıza karışan şeyleri
bile çoğu zaman görmekten uzağız. (V) Ama bazı anılarımız
olur, bilinmez nasıl, gördüğümüz hâlde görmediğimiz bir şeyi
göreceğimiz tutar ve bütün düşüncelerimiz onunla dolar.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden
sonra "Sorular zihnimde uzayıp gittikçe oradaki vazonun
varlığından bile şüphe etmeye başladım.” cümlesi
getirilmelidir?
Numaralanmış parçalarla bir metin oluşturulursa
aşağıdakilerden hangisi bu metnin giriş cümlesi olabilir?
C) III
D) ıv
A)
B)
C)
D)
E)
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra insanlığın iç ve dış düzeni
bozuldu.
Dün olduğu gibi bugün de insanlık farklı buluşların
peşindedin
Dünya küresel ısınmaya karşı işbirliği içinde.
İnsanlık, sorunlarının çözümünün yine kendisinde
olduğunu anladı nihayet.
İnsanlık bir ölüm kalım kaygısı içindedir.