@KuasarNemesis
Test 45
7.
8.
96
9.
Ben böyle bir beklentiyi doğru bulmuyorum. Bana göre
şiir, birtakım şeyleri alabildiğince dolaylı ve örtülü anlatmalıdır.
Eğer böyle anlatmazsa düzyazıdan ne farkı kalacak şiirin?
Evet şiir zaman zaman kişiyi yönlendirebilir, topluma
yol gösterici olabilir ama bu da şiirde kendini hemen ele
Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre,
aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
A) Şiirin toplumu peşinden sürükleyici bir işlevi var mıdır yok
mudur?
B) Genelde şiir okuyanların büyük bir bölümü, yazılanların
aynen anlaşılmasını bekliyor.
C) Şiir, toplumu yönlendirme işleviyle kullanılabilir mi?
D) Şiir, diğer yazı türlerinden birçok yönüyle ayrılmaktadır.
E) Düşünceden çok duyguya yakınlık, şiirin temel
özelliklerindendir.
10.
11.
z
ı. C 2. E 3.A 4. C 5. D 6. A 7. B 8. D 9. C 10. D 11. C
(I) Kayseri'ye kadar gidip de geleneksel lezzetlerden söz
etmemek olmaz. (II) Zaten Kayseri denilince insanın aklına
hemen iki lezzet birden düşüveriyor: Mantı ve pastırma. (III)
Bu lezzetler, hemen herkes tarafından çok seviliyor. (IV)
Dolayısıyla bu ürünler Kayseri muffağının bilinen iki önemli
lezzeti arasında yer alıyor. (V) Kayseri'de mantının ustaca
yapılıp yapılmadığı, bir kaşığa kaç tane sığdırdığınızla
ölçülüyor. (VI) Ancak işin lezzetine varınca kaşıktaki adetin
pek bir önemi kalmıyor.
Bu parçadan iki paragraf oluşturulduğunda ikinci
paragraf hangisiyle başlar?
A) II
Muhabir:
Çevirmen :
B) III
c) ıv
l.
II.
III.
Polisiye roman tutkusundan işte o zaman çok kolay
geçilir, içeriğinde polisiye olan Dostoyevski'nin Suç ve
Ceza'sı ile Budala'sına.
Sonra onun klasiklere yönelmeden, iyi yazılmış polisiye
romanlarla kötü yazılmış olanları ayıracak düzeye
gelmesi beklenmelidir.
Ona bu zevki verebilmek için ilk önce iyi yazılmış
polisiye romanlar sıralanmalıdır.
—O kadar çok okudum ki bu kitabı, her durumda hatırladığım
bir şey çıkar. Ama Don Kişot'u hep kendisine biçtiği rolle
hatırlarım. Yani yeryüzündeki bütün hataları düzeltmeye
ahdetmiş ama ne hatadır, ne değildir bunun muhasebesini
de enine boyuna yapmamış, dur durak bilmez, yüreği doğru
yerde olmasa kim bilir yaptıklarından da öte ne sakarlıklar
yapabilecek, sevimli bir kahraman olarak.
Muhabir :
Çevirmen :
— Don Kişot yazıldığı dönemden bugüne dek popülerliğinden
hiçbir şey kaybetmedi. Her yazarın, şairin esin kaynağı
oldu; kahramanı edebî bir arketip hâline geldi. "Donkişotluk”
tematoloji seminerlerinin ana konularından birini oluşturdu.
Roman kavramıyla uğraşan bütün kuramcıların "örnek”
metnini oluşturdu.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden
hangisi sırasıyla getirilmelidir?
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerle anlamlı bir paragraf
oluşturursak aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın ilk
cümlesi olur?
A) Gençlere okuma alışkanlığı nasıl kazandırılabilir?
B) Klasik eserleri okuyabilmek için önce iyi yazılmış, kaliteli
polisiye romanlar okutulmalıdır.
C) Dostoyevski, Suç ve Ceza'da insandaki suç ve ceza
ahlakını sorgulamaktadır.
D) Bir genci okulda nefret ettiği kitaplara benzer kitaplarla
okuma zevkinin içine çekemeyiz.
E) Polisiye roman türünün Türkiye'de yeni gelişmekte olan bir
tür olduğunu biliyoruz.
(l) "Şiir özetlenemez.” yargısı genellikle üzerinde hemfikir
olunan bir konudur. (II) Sadece şiir mi bence değerli bir roman
da özetlenemez. (III) özet çıkarmanın ne kadar güç ve emek
isteyen bir iş olduğunu bütün öğrenciler bilir. (IV) Örneğin
bir Dostoyevski'yi bir Stendhal'ı, ya da Balzac'ı özetleyebilir
miyiz? (V) Evet, bazı romanlar özetlenebilir ama onlar da
edebiyat eseri niteliğine ulaşmış değildir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi
düşüncenin akışını bozmaktadır?
A)
B)
C)
D)
E)
C) III
D) ıv
l.
Don Kişot'u ilk okuduğumuzda düşündüklerinizle bugün
düşündükleriniz arasında fark var mı?
II. Sizce Don Kişot neden bir başyapıt?
Don Kişot bize hangi mesajları vermek istiyor, okur bu
I.
mesajları alıyor mu?
II. Ömrünüzün bir kısmını Don Kişot'u İnceleyerek
geçirmek sizi yordu mu?
Don Kişot'tan aklınızda ne kalıyor, en çok hangi
I.
durumlarda neler hatırlıyorsunuz bu eserden?
II. Yazıldığı dönemde nasıl bir karşılık buldu okurlarından
aynı karşılığı bugün de görüyor mu?
I.
Kitabın başlangıçta bir hiciv olarak düşünüldüğü sonra
farklı bir mesaja yöneldiği doğru mu?
II. Bir kitap olarak Don Kişot'a bugüne kadar sorduğunuz
sorulara cevap alabildiniz mi?
Sizce Cervantes'in Don Kişot gibi bir karakter
I.
kurgulamaktaki amacı neydi?
II. Edebî olarak da kuram olarak da Don Kişot'tan daha
iyisini yazmak zor değil mi, ne dersiniz?