@KuasarNemesis
Servetifünun ve Fecriati Sanatçıları
Z
8.
9.
Servetifünun romanı Tanzimat Dönemi'yle bağlarını tüm-
den koparmamıştır. Kullanılan edebî akımlarla birlikte
"Ahmet Mithat Geleneği" kısmen de olsa sürmüştür.
Bu parçada sözü edilen "Ahmet Mithat Geleneği"ni sürdü-
ren yazar aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ahmet Şuayb
B) Hüseyin Rahmi Gürpınar
C) Halit Ziya Uşaklıgil
D) Mehmet Rauf
E) Hüseyin Cahit Yalçın
Aşağıda verilen özelliklerden hangisi, ayraç ( ) içindeki
sanatçıya ait değildir?
A) Namık Kemal'in oğludur, Türk-Yunan savaşını işleyen
"Vasiyet" adlı şiiri büyük yankı uyandırmıştır. (Ali Ekrem
Bolayır)
B) Servetifünun dergisinin sahibi ve yazarıdır, sanatçının en
önemli özelliği ise yaptığı çevirilerdir. (Ahmet İhsan Tok-
göz)
C) Servetifünun şairlerinin en lirik olanıdır. "Leyâl-i Girizân”
ve "Bağbozumu" adlı eserleri vardır. (Hüseyin Siret Öz-
D) "Gâve-i Zâlim", "Dahhâk-ı Zâlim" takma isimleriyle siya-
si ve sosyal hicivler yazmıştır. Nükteli, esprili bir dil yapı-
sı vardır. (Hüseyin Suat Yalçın)
E) Süleyman Nazif'in küçük kardeşidir, Abdülhak Hamit'i
taklit etmiş, edebiyatımızda "İkinci Hamit” olarak anılmış-
tır. "Fani Teselliler"in yazarıdır. (Celal Sahir Erozan)
Aşağıdakilerden hangisi Servetifünun edebiyatı ve sa-
natçılarının özelliklerinden biri değildir?
A) Cümlenin dize ya da beyitte tamamlanması kuralını yık-
mışlar ve cümleyi özgürlüğüne kavuşturmuşlardır. Beyi-
tin cümle üzerindeki egemenliğine son vermişlerdir.
B) Servetifünuncular, aruz ölçüsünü kullanmışlardır. Ancak
aruzun dizeler üzerindeki egemenliğini de yıkarak bir şi-
irde birden çok kalıba yer vermişlerdir.
C) Onlar "Her şey şiirin konusu olabilir.” görüşünü benimse-
mişler fakat dönemin siyasal baskıları nedeniyle aşk, do-
ğa, aile hayatı ve gündelik yaşamın basit konularına eğil-
mişlerdir.
D) Yazarlar daha çok yaşadıkları ortamı anlatma yoluna git-
medikleri için eserlerinde, İstanbul'un kenar mahalleleri-
ni anlatmışlardır.
E) En kusurlu yönleri, dil ve üsluptur. "Sanat, sanat içindir."
anlayışı ile hareket ettikleri için, konuşma dilinden uzak-
laşarak anlaşılamayan bir dil ile süslü, yapmacık bir söy-
leyişe yöneldiler.
z
z
10.
11.
12.
l.
II.
III.
IV.
V.
Şiir denince akla ilk ve sadece musiki gelmelidir.
Şiir, daha çok hissedilmek yazılır.
Şiiri, düzyazıya çevirmeye çalışmak, boşuna bir çabadır.
Şiirin dili, musiki ile söz arasındadır, sözden ziyade mu-
sikiye yakındır.
Şiirde halkın anlayabileceği bir dil kullanmak da gerek-
mektedir.
Numaralanmış cümlelerden hangisi Ahmet Haşim'in şi-
ir anlayışının özelliklerinden biri değildir?
C) III
D) ıv
l.
II.
III.
IV.
V.
İlk şiiri "Hayal-i Aşkım"1 1905'te yayımlamıştır.
Şiirlerinde sembolizme yer vermiş, Türk edebiyatının en
büyük sembolisti sayılmıştır.
Türk edebiyatında "akşam şairi" olarak da tanınmaktadır.
Bütün şiirlerini aruz ölçüsüyle yazmıştır. "Köylü vezni”
olarak nitelendirdiği heceyi musiki açısından çok yetersiz
bulduğu için kullanmamıştır.
Düzyazı türlerinde de çok başarılıdır. Fıkra, sohbet, ge-
zi türündeki yapıtlarında kendine özgü bir üslubu vardır.
Ahmet Haşim'le ilgili numaralanmış bölümlerin hangi-
sinde bir bilgi yanlışı vardır?
C) III
D) ıv
Servetifünun sanatçıları ile ilgili olarak aşağıdakilerden
hangisi söylenemez?
A)
B)
C)
D)
E)
Şiirlerde dönemin siyasal şartları gereği daha çok soyut
ve bireysel konulara yönelmişlerdir.
Halit Ziya Uşaklıgil başta olmak üzere romancılar Fran-
sız edebiyatını örnek almıştır.
Hüseyin Cahit Yalçın yazdığı bir makalesinden dolayı
derginin kapatılmasına sebep olmuştur.
Şairler iyi eğitim görmüş, devlet adamlarına yakın dur-
muştur.
İstanbul özellikle Tevfik Fikret için olumsuz özellikler
çağrıştıran bir şehir olmuştur.
z
z
163