@KuasarNemesis
1.
2.
Rölativite, ışık hızı değiştiğinde hiçbir şey olmayacağını söyler.
Düşünün ki, platformda bekleyen sabit bir gözlemci hızla hare-
ket eden bir trenin üstündeki saate baksaydı trenin üstündeki
ışıklı saatin ışığının daha uzun bir yol izlediğini görürdü. Çünkü
saat bir tam turu yapmak için referans penceresindeki saatten
daha uzun süre harcardı. Fakat trendekiler bunu fark etmezdi.
Çünkü referans penceresindeki her şey eşit miktarda yavaş-
lardı. Öyle ki kişinin hareketi, düşünmesi hatta yaşlanması bile
ışık saatine eşit şekilde yavaşlardı. Sadece ışık hızında yavaşla-
ma olacağından madde gibi bağıl bir fark oluşmayacaktır. Buna
rağmen temelde madde, dalga fonksiyonlarının yolculuğu ve
onların ışık hızında çökmesidir. Yani maddenin de her şeyi ışık
hızı ile bağlıdır.
Bir makaleden alınan bu parçayla ilgili aşağıdakilerin
hangisi söylenebilir?
A) Bir örnekten hareketle, hayattaki bir değişiminin hangi
sıkıntıları tetikleyebileceği açıklanmıştır.
B) Bir sorunla ilgili ortaya atılan iddiaların yersiz olduğu ömeklerle
ifade dilmiştir.
C) Bir değişikliğin inşan hayatına etkilerinin neler olabileceği
ispatlanmaya çalışılmıştır.
D) Bir araştırmayla ilgili yeni düşüncelerin ortaya çıktığı, kendi
içinde bazı tutarsızlıkları olduğu ileri sürülmüştür.
E) Hayattaki bir değişikliğin kişisel farklardan dolayı herkeste
aynı oranda hissedilemeyeceği açıklanmıştır.
Kuşku, yarasa gibidir; ikisi de akşam vakti görülür. Kuşkuya ka-
pıldığımız an onu baskılamak, göz altında bulundurmak zorun-
dayız çünkü o; kafamızı bulandırır, sevdiklerimizi kaybetmemize
neden olur, işimizi altüst eder. Kuşku; kralları zorbalığa, bilginleri
bocalamalara sürükler. Kişiliği sağlam bireylere kuşkunun zararı
dokunmaz çünkü böyle insanlar; çoğunlukla enine boyuna
düşünür, haklı bir gerekçe bulmadıkça kuşkuya kapılmazlar.
Ürkek bireylerde ise kuşku çabucak kök salar. Az bilmek de
insanı kuşkulandıran önemli bir nedendir. Bundan dolayı bil-
gimizi artırarak kuşkuyu yenmeye çalışmalıyız.
Bu parçada kuşku ile ilgili asıl anlatılmak istenen
aşağıdakilerden hangisidir?
3.
4.
Uzun metraj filmiyle sektörde yer edinen, başarılı bir yönetmen,
"Teori tabii ki çok önemli ama sinemada uygulama odaklı eğitimin
önemi çok büyük." diyordu. Bence çok da doğru söylüyordu.
Eğitim ve öğretim dediğimiz şey, ülkemizde karıştırılan iki kavram.
Bir konuyu öğrenmek başka, o konuda kendini eğitmek başka
şeydir. Sinemacı yetiştirmek sadece eğitim sistemine değil, biraz
bu mesleği icra eden yönetmenlere, sektörün uygulama alan-
larına kalıyor. Yani sadece okulda akademik eğitim alınarak iyi
sinemacı olunmuyor. Zira bu meslek tecrübeye, hislere, iyi bir
göze ve yorum yeteneğine ihtiyaç duyuyor. Bu da uygulama
yaparak ve yaşayarak kazanılıyor.
Bu parçada yazarın anlatmak istediği aşağıdakilerin
hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Teorik bilgiye sahip insanlar sinemada hızla yükselmektedir.
Sinema okulları gençlere iş olanakları yaratmada yetersiz
kalmaktadır.
Sinema sektöründe eğitimli kişilerle çekirdekten yetişme
kişiler arasında çatışma vardır.
Ülkemizde sinema sektörü, eğitimli kişilerden çok, yetenekli
kişilerin elindedir.
Sinema alanında teorik eğitimin yanı sıra pratik eğitime de
gereksinim vardır.
Toplum veya toplumsal olaylar, hareketsiz olmayıp devamlı değiş-
kenlik gösteren yapılardır. Bundan dolayı toplumu veya toplum-
sal olguları incelemek, doğadaki nesne ve olayları incelemek
gibi değildir. Toplumsal kuram, insan eylemini doğal olayların
belirlenişinden daha farklı ele alır ve tartışır. Toplum, bireyin
kendi eylemleriyle her defasında yeniden üretildiği süreçte var
olduğu için toplumu ve toplumsal olguları tartışırken bireylerin
ve kurumların çifte katılımını göz ardı etmemek gerekmektedir.
Yani toplum, bireyi; birey de toplumu inşa eder. Bu, her dönem
böyle olmuştur ve olmaya devam edecektir. Bizi diğer canlılar-
dan ayıran en önemli özellik budur.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?
A)
B)
C)
D)
E)
Baskılanan kuşkuların insanın her zaman karşısına çıktığı
Kuşkunun sağlam karakterli bireylere katkı sağladığı
Ne kadar uğraşılsa da kuşkunun yok edilemediği
Kuşkuyla yaşamayıp onu gidermek gerektiği
Kuşkuyla yaşamanın hayatın bir gerçeği olduğu
A)
B)
C)
D)
E)
Birey, toplumun ana ögesi olduğundan kurallara uymalıdır.
İnşan, dinamik özelliğinden dolayı toplumsal yapıyı
aktifleştirir.
Toplum ile bireyler arasındaki etkileşim karşılıklı gerçekleşir.
İnsanın sorgulama yetisi, onu diğer canlılardan ayıran en
önemli özelliktir.
Toplum düzenine aykırı bir yaşam, bireyi yalnızlaştırır.
75