Örnek Soruyu Değiştir

@KuasarNemesis 1. 2. PARAGRAF (KARMA) Uzatma, Kes adlı bu hikâyeniz, güncele temas bakımından olduk- ça kıymetli bir yerde duruyor. Yakup'un, yetim biri olan Kadir'e duyduğu merhamet, Kadir'in kendi garibanlığını unutarak zavallı adama yükselişi de iyi kurgulanmış. Ama size şöyle söyleye- yim: İyi bir öykü, okuyup bitirdikten sonra okurun üzerinde etki bırakan öyküdür. Maalesef bu öyküdeki en büyük eksiklik bunun olmayışıdır. Eğer anlatıcı tercihinizde bir değişiklik yapıp Yakup veya Kadir'in dilinden hikâyenizi anlatsaydınız hikâyenin etki gücü daha fazla olurdu. Eğer bunu yapsaydınız "Yakup'un sesi; kapalı çarşının yıpranmış, nemli duvarlarına çarparak kuytu kahvenin içinde yabanıl, kimsesiz hecelere" dönüşmeyebilirdi mesela. Anlatıcı, âdeta tasvirleri ve yorumlarıyla hikâyeye duygu takviyesi yapıyor. Bu da hem okumayı güçleştiriyor hem de edebî lezzeti azaltıyor. Bu parçada eleştirmenin söz konusu hikâyede bulduğu temel eksiklik aşağıdakilerden hangisidir? A) Yaratılan karakterlerin okuyucunun dünyasında farklılık oluşturamaması B) Etki gücünün, anlatıcı tercihinden dolayı yetersiz düzeyde olması C) Güncel bir olayın oldukça zayıf bir kurguyla okurun karşısına çıkarılması D) Yanlış anlatıcı tercihinin olay öyküsünü anlaşılmaz hâle getirmesi E) Yersiz betimleme ve yorumların okuru yönlendirecek bir hava taşıması Gözlerimizin sınırlı oluşu sayesinde algılıyoruz kavramları. Hani meşhur bir güvercin vardır, havayı iterek uçar ama havanın direncinden yakınır durur. "Hava olmasaydı daha hızlı uçabi- lirdim!" den İnanmak zor ama sınırsız görme kabiliyetine sahip olsaydık hiçbir şey göremezdik! Güneşe dürbünle bakan biri gibi kör olurduk. Hakikati görmekte zorluk çekmemizin sebebi onun gizli olması değil, tersine aşikâr olmasıdır. Aksi takdirde hakikati içeren, kapsayan ve perdeleyen daha hakiki bir hakikat olması gerekirdi. İşte bu sebeple hakikati görmek için sanata ihtiyacımız var. Bu parçada sanat ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır? 3. 4. 17 ve 18. yüzyıllardaki keman yayının yapısal evrimi, çalgı ile müzik arasındaki ilişkiyi ve ortak gelişimi açık bir şekilde yansıt- maktadır. Örnek olarak 17 ve 18. yüzyıllarda her ülkede farklılık gösteren müzik stilleri nedeniyle, keman yayının ülkeden ülkeye değişik şekil, ağırlık ve yapım özellikleri taşıdığını biliyoruz. Fransa'da, Fransız dans müziğinin çeşitli ritmik yapılarına uy- gun olarak kısa ve düz, İtalya'da sonat ve konçertoların uzun müzikal cümlelerine uygun olarak uzun ve düz ya da çok az içe kavisli, Almanya'da ise Alman çok sesli müziğinin büyük icra yapısına uygun olarak orta uzunlukta, içe kavisli yaylar üretilmiştir. Bu parçadan aşağıdaki genellemelerden hangisine ulaşılabilir? A) B) C) D) E) Bir müzik çalgısındaki gelişim ve farklılaşma, müzikal tarz- lara bağlı olarak gerçekleşir. Müziğin ortak duygu ve düşünceleri ele alması, müzik alet- lerinin de benzer nitelikler taşımasını sağlamıştır. Bir ülkedeki müzik anlayışının değişmesi, müzik aletlerinin biçimine de yansır. Müziğin evrensel bir dil olarak insanları etkilemesi, müziğe olan ilginin canlı kalmasını sağlamıştır. Her toplum müziğe aynı şekilde ihtiyaç duymadığından bazı toplumlarda müzik aletleri daha az bilinmektedir. Çünkü insanımız, hiçbir okulda konuştuğu dilin ince, do- yurucu, itibarlı bir dil olduğunu; kullandığı kelimelerin altında hazinelerin yattığını öğrenmemiştir. Konuştukları dili sevmeyi öğretmemiştir onlara kimse. Aksine birileri; yeri geldikçe onun yetersizliğinden, kısırlığından söz etmiştir. Bunun bir kanunla ortadan kalkacağına inananlar, boşa kürek salladığını bilmelidir. Türkçeyi sevmeyi öğrenselerdi, dillerinin iç aydınlatıcı, gönül coşturucu şiirlerini okusalar; zengin ve inceliklerle dolu dene- meleri, roman ve hikâyeleriyle karşılaşsalardı ve onlardan yol bularak ince bir Türkçeyle konuşmaya, yazmaya yönelselerdi dillerinde yabancı kelimeler dolaşmayacaktı. Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? A) B) C) D) E) 140 Hayatı ve olayları açıklamaya çalıştığı Fark edilmeyen gerçeklere dikkati çektiği Toplumu ve insanı konu edindiği Hayatın gizemli yönlerine odaklandığı Sanatçının hayal dünyasını yansıttığı A) B) C) D) E) Türkçeyi yabancı kelimelerin işgalinden kurtarmanın yolu, insanların ana dillerine yeniden dönmesini sağlamaktır Ticaret hayatında Türkçenin kullanılması, dilimizin gelişmesi adına önemli bir adım olacaktır Yabancı isimleri yasaklayan bir kanun, Türkçe kelimelerin itibarı konusundaki inançsızlığı gidermeyecektir Türkçe kullanmayı özendiren uygulamaların yaygınlaşması, halkın bilinçlenmesini sağlıyor Türkçenin inceliklerini kavrayamamış birine, Türkçenin itibarlı bir dil olduğunu anlatamazsınız