Örnek Soruyu Değiştir

@KuasarNemesis 1. 2. PARAGRAF (KARMA) Çoğu zaman günümüzü zehreden baş ağrılarının iki ana sebebi vardır: Hava değişimleri ve psikolojik etkenler. Hava değişimle- rinden kaynaklı baş ağrılarında çevresel faktörlerin etkisi çok büyüktür. Egzoz, sigara, fabrika dumanları baş ağrısına sebep olan en önemli çevresel faktörlerdir. Psikolojik sorunlara bağlı baş ağrılarına ise gereksiz konuları sürekli kafaya takmak, stres yapmak, sinirlenmek ve uykusuzluk gibi problemler sebep olmaktadır. İster hava değişiminden kaynaklansın isterse psi- kolojik olsun günümüzde bu ağrılardan kurtulmak için insanlar hemen ağrı kesici ilaçlara başvuruyor. Bu ilaçlar kısa vadede işe yarasa da uzun vadede insan sağlığını tehdit edip ona büyük zararlar verebiliyor. Bu yüzden baş ağrılarınızdan kurtulmak için ilaç almak yerine doğal yöntemlere başvurabilirsiniz. Bu sayede hiçbir zarar görmeden baş ağrılarınıza son verebilirsiniz. Bu parçadaki gibi düşünen bir eleştirmen aşağıdakilerden hangisini söylerse kendi tutum ve düşüncesiyle çelişmiş olur? A) En ufak bir sıkıntıda doktora ulaşamıyor olmamız büyük- şehirlerin kronik sorunudur. B) İnsanların verimini düşüren unsurların başında çevresel etkenler gelmektedir. C) İnsanların stres yükü olduğu bir hayatta sağlıklı bireylerin yetişmesi olası değildir. D) Gereksiz sinirlenmek, insanları yıpratarak problemlere sebep olmaktadır. E) İleride daha büyük sıkıntılar yaşamama adına şimdilik gerek duyulduğunda doğal tedavi uygulanmalıdır. Bilerek, farkındalıklarımızla yaptığımız her şey bilinçüstünü ilgi- lendiriyor: okula veya işe gitmek, bir konuda karar vermek... Bunun dışında bir de farkında olmadan, bilmeden bizi yöneten bir başka mekanizma daha var. Bu mekanizma, anne rahmine düşmemizle başlıyor. O andan itibaren olan biten her şey, oluşan ilk hücrenin hafızasına yükleniyor. Annenin hamilelikte yaşadığı sevinçler, hüzünler gibi doğum sonrasında yaşananlar da hücre hafızasına kaydoluyor. Buna bilinçaltı deniyor. Bilin- çüstü hayatımızın en fazla yüzde on üçünü, bilinçaltı ise yüzde şeksen yedisini yönetiyor. Bazı bilim insanları, beş duyu orga- nımızla hissettiğimiz her şeyi kapsayan bilinçaltının yaşamımıza olan etkisinin yüzde doksan beşe ulaşabildiğini söylüyor. Bu parçada bilinçaltı ile ilgili olarak, I. Farkında olmadan hayatımıza yön verir. II. Dünyaya gelmeden anne karnında oluşur. III. Bireylerin yaşantılarında daha fazla role sahiptir. yargılarından hangilerine ulaşılabilir? 3. 4. Eleştirmen: Serginizin adını "Taşların Ruhu” koymanızın özel bir nedeni var mıdır? Heykeltıraş: Taşlar doğru bakan için ruhu olan bir varlıktır. Bir heykeltıraş o ruhu bulup ortaya çıkarmalıdır. Ben de heykelle- rimde o ruhu çıkarmaya çalıştığım için sergime bu adı koymayı uygun buldum. Eleştirmen: Genç heykeltıraşlar sizin bu düşüncenize nasıl tepki veriyor? Heykeltıraş: Gençler henüz bu sanatın inceliklerine hâkim değil. Bu nedenle çoğu beni anlamıyor. Ben heykeli, farklılıkları görüp fazlalıkları atma sanatı olarak görüyorum. Bunu yaparken beni takip edenleri farklı bir dünyaya götürmeyi arzuluyorum. Bilinen heykellerin dışına çıkıyorum. Aşağıdaki yargılardan hangisinin bu diyalogdaki heykeltıraşın sanat anlayışıyla örtüştüğü söylenebilir? A) B) C) D) E) Sanatçı sürekli aynı şeylerin peşinde koşuyorsa, farklılık- lardan uzak duruyorsa sanat adına doğru yolda ilerliyor demektir. Bir sanat eserinin değerli olup olmadığını anlamak için ger- çekliği ne kadar yansıtıp yansıtamadığına bakmak gerekir. Bence bir sanatçı, yapıtıyla okurunu bilinmeyen bir yere götürmeli; okuruna hiç görmediği, okurun farkında olmadığı yeni şeylerin olduğunu da göstermeli. Mimari, heykel, resim gibi alanlarda sanatçı, bir ayna görevi görerek insanı ve insanın olduğu mekânları olduğu gibi yansıtabilmelidir. Sanatın amacı; sözcükler aracılığıyla karşısındaki kişide duygusal bir bağ oluşturmak, onun ruh dünyasında değişiklik yapmaktır. (I) Geçmişten günümüze kalan eserler çok değişik malzeme- lerden oluşur. (II) Deri, kâğıt, ahşap, ipek gibi organik kökenli malzemelerin yanı sıra seramik, cam, taş, metal gibi inorganik malzemelerden oluşan eserler de vardır. (III) Örneğin denizin al- tında gömülü kalan deri ve ahşap gibi bazı organik malzemeler daha az zarar görürken boynuz ve keten benzeri malzemeler deniz mikroorganizmaları nedeniyle bozulur. (IV) Bir eserin kimyasal içeriğinin, fiziksel özelliklerinin, ne tür malzemelerden ve nasıl yapıldığının belirlenmesi eser hakkında bilgi edinmenin ötesinde ona en uygun koruma yönteminin belirlenmesi açısın- dan da hayli önemlidir. (V) Bu nedenle bir koruma ve onarım uzmanının farklı türdeki malzemelerin yapısı, hangi koşullarda nasıl kimyasal tepkimeler geçirdikleri hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra "Malzemesi ne olursa olsun ortam koşulları, hepsinde farklı yıpranmalara neden olur." cümlesi getirilebilir? C) III D) ıv A) Yalnız I D) II ve III 128 B) ive II C) ı ve III II ve III