@KuasarNemesis
1.
2.
11
PARAGRAF (KARMA)
Bilgi alanı ne olursa olsun irdeleyici bir okuma alışkanlığının, ana
dilin bütün iletişim esneklikleriyle donatılarak düzgün eserlerle
bilinçlere yerleştirilmesi gerekir. Böyle bir düzenlemeyle kalıcı
bir okuma alışkanlığı ortaya çıkar. Yoksa ortalık; okumayan sözde
aydınlardan, politikacılardan, askerlerden, yargıçlardan, öğret-
menlerden, sözde bilim insanlarından geçilmez olur. Söz gelimi
Türkiye'de öğretimin bütün aşamalarında, bireyleri eleştirici bir
okuma alışkanlığından kaçırmak için bütün nedenler hazırdır.
Gerek ana dilin gerekse değişik bilgi alanlarının öğretiminde
öğrencinin hizmetine sunulan ders kitapları; kapağı, kâğıdı,
çamur gibi baskısı, çirkin resimleri, yalnız ezberle kavrana-
cak içeriğiyle okumaya özendirmekten çok uzaktır. Nitekim her
öğretim yılı sonunda sınavı geçer geçmez sevinçten kitabını
parçalayan, yakan ya da elden çıkaran öğrenciler bugün bile
eksik değildir. Türkiye'de kamu görevlileriyle yönetimin her ke-
siminde, okumayan okuryazarların çok sayıda olmasında bu
durumun büyük payı vardır.
Bu parçaya göre genel ve kalıcı okuma alışkanlığının
ortaya çıkması aşağıdakilerin hangisine bağlıdır?
A) Uzman bir ekip tarafından hazırlanmış, toplumun bütününe
seslenen kitapların varlığına
B) Eleştirel yanı güçlü, iletişim becerisi yüksek bireylerin
yetiştirilmesine
C) Sorgulayıcı, ana dilin özelliklerini doğru bir şekilde yansıtan
kitaplarla zihinlere nüfuz edilmesine
D) Bireylerin belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlayacak ya-
pıtlara daha çok ağırlık verilmesine
E) Ana dilin tüm inceliklerini yansıtan, estetik yönü güçlü ya- a-
pıtların okul kütüphanelerine konulmasına
(I) Taş, heykel sanatında en etkin kullanılan gereçlerden biridir.
(II) Jeolojik oluşumlara göre püskürük, tortul ve başkalaşım
olarak üçe ayrılır; granit ve bazalt gibi sert türler püskürük;
kalker, oniks ve traverten tortul taşlardır. (III) Mermer ise baş-
kalaşım türündendir ve özenli yontmaya elverişli olduğundan,
perdah ve cilaya olanak tanıdığından, görece dayanıklılığından
ve çeşitlerinin Akdeniz yöresinde çokça bulunmasından do-
layı tarih boyunca yaygın ve çok yönlü bir kullanımı olmuştur.
(IV) Antik Ege uygarlıkları ve Roma sanatında özellikle yay-
gındır. (V) Sadece sanat olarak değil, ticari bir ürün olarak
da toplum yaşamında tarih boyunca kendine yer bulmuştur.
(VI) Mermer, yine Antik Ege uygarlıkları ve Roma gibi Akdeniz
çevresinde gelişen Hitit ve Mısır uygarlıklarında bazen dev
boyutlarda heykeller olarak işlenmiştir.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin
akışını bozmaktadır?
3.
4.
Ülkemiz, bulunduğu konum ve yaşattığı uygarlıklar dolayısı ile
dünyanın en zengin eser koleksiyonuna sahip yerlerden biri.
Meseleye yazma eserler açısından bakıldığında da durum böy-
ledir ama bu zengin birikimin derlenip, toparlanıp çağdaş ölçüler
içinde insanlıkla paylaşılması noktasında aynı konumda olmadı-
ğımızı belirtmek isterim. Yazma eserlerin çağdaş ölçülere göre
yayımlanmasında son yıllarda büyük bir sayısal artıştan söz etsek
de bunların ciddi bir incelemeye tabi tutulup yayımlanmasında
bir standart yakalayamadığımız açıktır. Öyle ki aynı kurumdan
çıkan yayınlar arasında bile tutarsızlıkların olduğunu söylemek
zor olsa da gerçektir.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden
hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Eski edebiyatımıza ait birçok eser, günümüze kadar ula-
şamamış, unutulup gitmiştir.
Yazma eserlerle ilgili çalışma yapan araştırmacıların sayısı
ülkemizde çok azdır.
Ülkemizde bulunan yazma eserlerin nitelikli yayınlarının
yapılmasında önemli eksiklikler vardır.
Ülkemizin bulunduğu coğrafi konum; bilim, sanat ve ede-
biyat ile ilgili eser vermeye elverişlidir.
Bilim insanları standart bir eser inceleme metoduna sahip
değildir.
Gen, belli uzunluktaki bir DNA parçasıdır. Yapısında yaklaşık 1500
nükleotit bulunur. Hücre bölünmesi sırasında genetik materyal,
her iki hücrede de bulunabilmek için kendini eşleştirme özeliğine
sahiptir. Her gen, birçok genetik mesaj taşır. Genler her canlı
ferdin kendine ve türüne özgü morfolojik, psikolojik karakterleri
ihtiva eden ve bu karakterleri kalıtsal olarak nesilden nesile
değişmeksizin intikal ettiren harika yapılardır. Her canlı ferdin
ve neslinin hayat planı DNA yapısındaki genlerde kodlanmıştır.
DNA'lar kendilerinin kopyalarını yaparak üreme hücreleriyle bu
genetik şifreleri nesilden nesile aktarırlar.
Öğrencilerine gen konusunu anlatan biyoloji öğretmeni,
genlerle ilgili aşağıdakilerin hangisine dikkat çekmek
istemiştir?
A)
B)
C)
D)
E)
A) II
B) III
c) ıv
E) VI
Her canlının ve neslinin vücut yapısı kromozomun genlerinde
kodlanmasına
Genlerin harika bir işleyişe sahip olmasına
Genlerin, canlıların kalıtsal karakterlerini değişmeksizin bir-
birine aktaran kalıtım faktörleri olduklarına
Her genin birçok irsi mesajı taşıyan bir kanal işlevi
görmesine
DNA'ların en büyük özelliklerinin, kendilerini kopyalama
olduğuna