Örnek Soruyu Değiştir

@KuasarNemesis 15. MÖ 1 . bin yılda Akdeniz'in en etkili halklarından olan Fenikeliler, aynı zamanda modern tarihçiler tarafından en az anlaşılabi- len halklardan da bir tanesi. Gerçekte, "Fenike" adı verilen bir krallık olmaması ve Fenikeliler olarak bahsedilen uygarlığın günümüz Lübnan, Suriye ve Kuzey İsrail kıyıları boyunca uza- nan bir dizi kentten oluşması, bu uygarlık hakkında bilinenlerin azlığını vurgular nitelikte. Fenikeli isminin kendilerine Yunanlar tarafından, mor renge ithafen verildiği düşünülüyor. Kökeni her ne kadar belirsiz olsa da "phoinix" kelimesinin kırmızıya çalan mor rengi ifade etmede kullanıldığına ve zamanla Fenikelilere özgü mor kumaş anlamına gelen bir kelimeye evrildiğine inanı- lıyor. Popüler bir diğer varsayım ise kelimenin, bazılarınca mor boya kullanımını başlattığına inanılan efsanevi kral Phoinix ile bağlantılı olduğu yönünde. Bu parçada Fenikeliler ile ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz? A) Yaşadıkları dönemin kuvvetli halklarından biri olmakla bilinirler. B) İsmi bilinen bir yerde değil de birkaç şehirden oluşan bir medeniyettir. C) Fenikelilerden kalan çok fazla kalıntı olmaması bu mede- niyet hakkında bilinenlerin az olmasına neden olmaktadır. D) İsimlerinin Yunanca bir renkten türediği düşünülmektedir. E) Mor renkle Fenikelilerin birlikte anılması, kendilerine ait bu renkte bir kumaşlarının olmasındandır. 16. Yeryüzünü çok değiştirmeyen, alçak gönüllü, etrafa ve dünya- ya uyumlu bir yaklaşım benimseyen Benedetta Taglıabue, iyi mimariyi "İnsanları mutlu ve iyi hissettiren, mimaridir." şeklinde açıklıyor. İskoçya Parlamento Binası gibi önemli projelere imza atan İtalyan mimar, kent dışında kalan sanayi alanlarını kent merkezine katmayla ilgileniyor. Konuyla ilgili görüşlerini şöyle ifade ediyor: "Dönüşüm, olduğundan başka bir biçime ya da duruma girmedir. Dönüşüm projeleri, dünyanın her yerinde oluyor, belki Avrupa'da biraz daha çok. Çünkü Avrupa'da zaten çok az alan var. Bir de geçtiğimiz 50 yılda sanayi alanları kent- lerin yaşam alanlarını neredeyse işgal etmişti. Şimdi oraların yeniden yaşama karışması gerekiyor. Hamburg'da bu anlayışın başarılı bir uygulamasını görüyoruz. Kentteki Hafencity Limanı, bir dönüşüm projesiyle kente kazandırıldı. Limanda sadece oradaki çalışanlar değil, işine giden insanlar da var artık. Hatta güneşlenenler de..." Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisi yoktur? 17. Çocuk gelişimi alanında yaptığı çalışmalarla bilinen Jean Pi- aget, ahlaki yargıların bilişsel bir temeli olduğunu kabul eden bir evre kavramı geliştirip çocukların kurallara bakış açısını, doğru ve yanlış kavramlarını incelemiştir. Ona göre bilişsel ile ahlaki gelişim birbiriyle ilişkilidir. Okul öncesi dönemde kural kavramı olmadığı için ahlak da yoktur, der ve altı yaşına ka- dar ahlaktan söz edilemeyeceğini söyler. Çocuklar, iki yaşına kadar kuralların varlığından habersiz olup altı yaşna kadar da kuralların neden var olduğunu anlamlandıramazlar. Altı ila on yaş arasındaki çocuklar için kurallar vardır ve bunlara uymak gerekir. Uyan, kazanır fakat bazen kurallara uyarken sorun ola- bilir. On yaşından sonra ise kuralları, oyundaki anlaşmazlıkları çözen bir araç olarak görüp bazen değiştirebilirler. Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz? A) B) C) D) E) Jean Piaget'e göre ahlak gelişimi altı yaşından sonra başlamaktadır. Ahlaki gelişim, bireylerin yaşlarına göre değişiklik göstermektedir. Çocuklar, belli bir döneme kadar kuralların farkında değildirler. Kurallara uyan çocukların, eğitim hayatında daha başarılı oldukları görülmektedir. Jean Piaget'e göre ahlak gelişimi ile bilişsel gelişim ara- sında paralellik vardır. 18. Eski Antep evleri, günün şartlarına ve ev sahibinin maddi im- kânlarına göre bir ya da iki katlı olarak yapılmıştır. Nadiren üç katlı evlere de rastlanır. Maddi imkânlara sahip olan insanlar tarafından tercih edilen bu üç katlı yapılar, geniş ve gösterişli- dir. Evlerin dış yüzeyindeki mimaride hâkim unsur taş olsa da mimaride ahşap da vazgeçilmez bir ögedir. Ahşap; genellikle dış cephede pencere, kapı ve çatıda, iç cephede ise oda içle- rindeki süslemelerde ve tavanlarda görülür. Özellikle kapı ve pencere kapakları, ağaç işçiliğinin özgün örneklerini oluşturur ve hayranlık uyandırır. Çatılar, genellikle ahşap kırma çatıdır ve üzerleri kiremitle örtülüdür. Daha geç dönemlerde yapılan düz dam çatı örneklerine de rastlanır. Bu parçada eski Antep evleriyle ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir? A) Öyküleme C) Alıntılama E) Karşılaştırma B) Örneklendirme D) Tanımlama A) B) C) D) E) Kat sayısının sınırlı tutulduğuna Farklı malzemelerin sentezi olduğuna Kimilerinin geniş ve gösterişli olduğuna Yörenin kültürel özelliklerini yansıttığına Ahşap kapı ve pencere işçiliğinin ilgi çektiğine 153