@KuasarNemesis
Metin İnceleme - 2
@YildizlarLigi_
2025PDF
03
Reklamcılar; koku, hafıza ve ruh hâli arasındaki bağlantıyı
çoktan keşfetmiş ve bunu reklam aracı olarak kullanmaya
başlamıştır. Pek çok sektörde müşterilerin karar vermesini
kolaylaştıracak ve ruh hâllerini etkileyebilecek çeşitli özel
kokular kullanılıyor. Çünkü koku, kişilerin davranışlarını
etkiliyor.
Bu parçada sözü edilen durum
I. Biberiye esansı, öğrenme kapasitesini artırıyor ve
hafızayı % 60 — 70 oranında güçlendiriyor.
II. Lavanta kokusu, restoranda geçirilen zamanı uzatıyor
ve harcanan parayı artırıyor.
III. Yatak odasına sıkılan çiçek kokulu spreyler, görülen
pozitif rüya sayısını artırıyor.
verilerinden hangileriyle örneklenebilir?
4.
5.
BÖLÜM 04 Test
Bir kişi, babasıyla ilgili
"6 yaşında
Babam her şeyi biliyor.
10 yaşında
Babam çok şey biliyor.
15 yaşında . Ben de babam kadar biliyorum.
20 yaşında
Babamın fazla bir şey bildiği yok.
30 yaşında
50 yaşında
60 yaşında
A) Yalnız I
B) Yalnız il
C) Yalnız III
Bir kere de babamın fikrini sorsam fena olmaz.
40 yaşında . Ne de olsa babam bazı şeyleri biliyor.
Babam her şeyi biliyor.
Ah, babam hayatta olsaydı da kendisine
danışabilseydim.”
diye düşünür.
Bu parçada kişinin, babasıyla ilgili düşüncelerine göre,
aşağıdakilerden hangisi verilen yaş aralıklarından birinde
kişinin yaşadıklarından ğgğj!ğj!?
Gereksinim hissetme
Yok sayma
Güven duyma
Kibirlenme
Umudunu yitirme
2.
3.
E) ı, il ve III
Kitaptaki şiirlerin tümü, büyük ölçüde yaşamın günübirlik
değerlerine, gerçeklerine, olay ve olgularına yaslanıyor. öyle
ki şiirlerde işlenen ögelerin çoğu, okurun tanışık olduğu şeyler.
Ancak birçoğu içimize taş gibi oturan susku, yalnızlık, ölüm
üzerine yazılmış. Şairin yalınlığın sınırını aşmadan yeniden
tasarımladığı bu konular, kullanılan imgeler dolayısıyla okura
da anlamı kendince tamamlayabildiği birer öykü sunuyor
şiirlerde. Fakat bu öykülerde öylesine ışıltılar, ayrıntılar var ki
bunları benzerlerinden ayırıyor.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada söz edilen şiirlerin
z
3
bir özelliği değ.jm?
A) Yaşanmışlık
C) Yoruma açıklık
E) Öğreticilik
B) Etkileyicilik
D) Farklılık
A)
B)
C)
D)
E)
I.
II.
III.
Ahmet Haşim'in şiirindeki karanfil, Kafka'nın
öyküsündeki böcek, Orwell'in düşsel ülkesindeki kent
bizim gündelik deneyimlerimizden tanıdığımız karanfil,
böcek, kent sözcüklerinin alıştığımız dilde gösterdiği
nesneler olmaktan uzaktır.
Yazınsal metnin ilettiği, bir iş mektubunun ya da "Hava
sıcaklığı bugün İstanbul'da 25 derece oldu.” diyen bir
hava raporunun verdiği türden bir bilgi değildir. Üstelik
yazınsal metin içerdiği doğal, toplumsal ve kültürel
bilgileri iletirken kullanmalık dilden de yararlanmaz.
Edebiyatın amacı dolaysızca yaşamı, nesnel
gerçekliğin verileriyle ilişkiye getirmek değil. Çünkü
edebiyat yaşamın nesnel gerçekliğin olgularından
yararlanmasına, son kertede dünyadaki, toplumdaki
konumumuza ilişkin bir bilgi üretmesine rağmen
bütünüyle kurmacadın
--— Namık Kemal'in Vatan piyesi veya Bartholdi'nin New York
önündeki Özgürlük Heykeli ile hiçbir sanat eseri yarışamazdı.
Vatandan ve özgürlükten daha büyük, daha kutlu ne olabilir?
Oysaki ne Vatan piyesindeki kahramanlıklar ne de Özgürlük
Heykeli'ndeki aşırı kocamanlık içimize gerçek sanat eserlerinin
o derin heyecanını dökemiyor. Aksine birtakım önemsiz görünen
konular bazen birer şaheser değerini almaktadır.
I. Bir sanat eseri yalnız konusuyla değerIenseydi
II. Bir konunun yansıtılış ve kurgulanış biçimi önemli
olmasaydı
III. Sanat eserlerinde bize sunulan dünyayı anlayabilseydik
Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre
yukarıdakilerden hangileri getirilebilir?
Bu üç metinden çıkarılabilecek ortak sonuç aşağıdakilerden
hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
A) Yalnız I
D) ı ve II
B) Yalnız II
C) Yalnız III
E) II ve III
Yazınsal metinlerde sunulan dünya, gerçeklerden alınmış
da olsa gerçeğin yeniden üretimiyle oluşturulmuştur.
327
Bir öykü, bir roman kısacası düzyazıyla oluşturulan
yazınsal bir metin, okurundan çaba ve emek ister.
Türü ne olursa olsun her metinde, okura iletilmeye
çalışılan bir şey vardır.
Okuduğumuz bir öyküye, romana ya da oyuna konusuna
göre değer biçmek onun anlatımını göz ardı etmektir.
Bir sanat eserinde konunun esas değil, sadece bir vesile
olduğunu birçok sanatçının aynı konuyu ele alması da
gösterin