Örnek Soruyu Değiştir

@KuasarNemesis 1. 2. Kimileri küçürek (minimal) öykünün pek gelişmediği ülkemizde, bu türe dayanan kitapların hak ettiği değeri görmediğinden söz ediyor. Ben, bu konuda onlardan farklı olarak son yıllarda bu türde müthiş bir uyanış olduğunu düşünüyorum. Fakat asıl yükselişini bundan sonra yapacak çünkü okurlardaki "Türk yazarlar, küçürek öyküde yetkin eserler yazamaz.” ön yargısı kırılmaya başladı artık. Bizim kuşaktan kalemlerin yazdıklarını okudukça Türk yazarlara daha çok şans tanımaya başladıklarını görüyorum. Bu da yayınevlerinin yazar seçimini etkiliyor. Hatta bazı yayınevleri daha şimdiden okuru bir ölçüde yetiştiren, bilgilendiren bir işlev yerine getiriyor. İyi yazarlar yetiştikçe, yayınevleri onlara şans verdikçe yazarlar; bu alana daha da çok ısınacaklar. Bu parçada yazarın, küçürek (minimal) öykü ile ilgili anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir? A) Önceleri mesafeli durulmasına rağmen son yıllarda giderek artan ölçüde ilgi görmektedir. B) Duygu ve düşünceleri, imgeli bir biçimde kısa ve özlü olarak anlattığından dikkat çekmektedir. C) Satış rakamlarının artmasıyla birlikte hem yayınevleri hem de farklı okur kesimleri tarafından rağbet görmektedir. D) Yeni ve farklı bir tür olmasına karşın okurlara zevkli bir okuma serüveni sunmaktadır. E) Ülkemizde özellikle gençlerin ilgi ve beklentisini yüksek düzeyde karşılamaktadır. İnsan yüzyıllarca doğadan edindiği malzemeleri yine doğaya karşı korunmak için kullanmıştır. Ancak tabiata uyum sağla- maya çalışan insanın doğada yaptığı tahribat, Sanayi Devrimi öncesi doğanın kendi kendisini yeniden onaracağı düzeyde olduğundan ekosisteme ciddi zararlar vermemiştir. Sanayi ve teknolojinin gelişiminin sonucu atmosfere salınan sera gazla- rının neden olduğu hava kirliliği, suların çeşitli kimyasallarla zehre dönüşmesi, kentlerin kalabalıklaşması ile ormanlık alan- ların yapılaşmaya açılması doğanın kendi kendini onarmasını imkânsız kılmaktadır. Bu parçada ğş!J anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? A) Doğa tahribatının insanlık tarihinin ilk dönemlerinde başladığı B) Sanayileşme sonrası ortaya çıkan doğa tahribatının geri dönülemez boyutlara ulaştığı C) Doğal dengenin yeniden sağlanmasının, sanayileşmenin kontrol altına alınmasına bağlı olduğu D) İnsanın sanayileşme sonrası doğal dengenin bozulmasın- daki rolüyle ilgili farkındalığın olmadığı E) Sanayi ve teknolojideki gelişimin, insanın doğayla uyumlu yaşamasına hiçbir katkı sağlamadığı 3. 4. 19. yüzyıl başlarında özellikle II. Dünya Savaşı'ndan sonra hız- la gelişen sanayi ve teknolojinin etkisi doğrultusunda, üretim sistemi büyük değişimlere uğramıştır. El işçiliği ile zanaatkârlık gerektiren üretim süreci artık yerini makinelere bırakarak yeni bir üretim şekli oluşturmuştur. Bu durum, seri üretim tekniğiyle yeni bir üretim tipini de ortaya çıkarmıştır. Özellikle son elli yıl içerisinde daha çok üretim kapasitesine sahip olan endüstriyel sistem, dolayısıyla toplumu daha çok tüketime yönlendirme çabası içerisine girmektedir. Bu çaba, kapitalist sisteminin de öğretileri doğrultusunda, medyayı kullanarak, insanları özen- direrek tüketim toplumu olarak adlandırılan yeni bir toplum anlayışını ortaya çıkarmıştır. İhtiyaç kavramının dışında, sosyal kimlik inşa etmek ve daha prestijli yaşamak adına toplum, daha fazla tüketime yöneltilmiştir. Bu parçada yazarın eleştirdiği durum aşağıdakilerin hangisidir? A) B) C) D) E) Sanayileşmenin iş gücünü azaltması sonucunda insanlara olan ihtiyacın azalması Kapitalist sistemin çarklarının insanları acımasızca öğütüp bir kenara atması İnsanların tüketim konusunda bilinç seviyesinin oldukça düşük olması İnsanların sanayileşmeyle birlikte daha çok üretme hastalığına tutulmaları Üretimin artmasıyla birlikte insanların ihtiyacından fazlasını tüketmesinin özendirilmesi (I) Çocukluğumun kışlarının en unutulmazları, yarıyıl tatilinde trenle Ankara'ya gidip manevi kardeşim ve onun ailesi ile ge- çirdiğimiz günlerdir. (II) Aşağı Ayrancı'daki apartmanın birinci katındaki küçük ama harika dairelerini, neredeyse her yarıyıl tatilinde yağan Ankara karını, yokuşun başından leğenle aşa- ğıya kayma eğlencemizi ve Kuğulu Park'a, Gençlik Parkı'na, Beğendik'e, Karum'a, Tunalı Hilmi Caddesi'ne gidişlerimizi hiç unutamam. (III) Taksileri çağırmak için sokak aralarında bulunan zilleri, bunlara basınca gelen arabaları aklımdan hiç çıkara- mam. (IV) Evin altındaki bakkal amcadan alıp da yediğimiz, artık üretilmeyen cipslerin tadı hâlâ damağımda. (V) Bu çağır- malardan birinde ilk defa Mercedes taksi görüşümü ve çocuk aklımla "Milletvekilleri burada yaşıyor diye mi taksiler böyle?" diye sorduğumu hatırlarım. Bu parçanın anlam akışındaki bozukluğu gidermek için parçadaki numaralanmış cümlelerin hangileri yer değiştirmelidir? D) III ve V B) ı ve ıv C) III ve ıv 61