Örnek Soruyu Değiştir

@KuasarNemesis @YildizlarLigi_ 5. 6. Kendi kendini yetiştirmiş insanların hemen hepsi yaşları daha pek küçükken hayatın zorluklanyla karşılaşmış, onları yen- meye girişmiş kişilerdir. Bizde birçok ana ve babanın zannettiği gibi, çocuğun büyürken zorlukla karşılaşması bir talihsizlik değil; tam tersine, büyük bir talih eseridir. Çocuk ancak o sayede erken uyanma fırsatını elde etmiş olur. "Fakirlerin çocukları mekteplerde pek güzel okuyorlar; bizimki, çok şükür hâlimiz vaktimiz yerinde olduğu, bir dediğini iki etmediğimiz hâlde bir türlü doğru dürüst okuyamıyor.” diye sızlanan ailelere, herhâlde rastlıyorsunuzdur. Felaketlerin çocuklarımıza hayatı öğretme- sine meydan vermeden biz, onları çocukluktan kurtuldukları anda hayata doğru itelim. Emin olun ki onlara en büyük iyiliği fazla sert gibi görünen bu hareketimizle yapmış oluruz. Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? A) İnsanoğlunu, karşılaştığı maddi zorluklar değil; olayları doğ- ru değerlendirememekten kaynaklanan olumsuzluklar daha çok etkiler B) Hayatın zorluklarını yenmekten başka çıkar bir yolu olma- yan insanlar, doğru ve güzel bir eğitim almak durumundadır C) Gençlerin ileriki yaşlarda karşılaşacakları problemlerin üs- tesinden gelmeleri, çevreleriyle kurdukları doğru iletişime bağlıdır D) Kişi, genç yaşlarda ne kadar zorlukla karşılaşırsa o kadar toparlanmak, kendine gelmek, hayata hazırlanmak fırsatını bulmuş olur E) Kendini doğru bir şekilde yetiştirmiş insanlar; olaylar ara sında daha sağlam bağ kurmakta, olayları daha doğru yorumlamaktadır Modern insanlara özgü düşünce yapısı genelde akılcı düşünce- ye boyun eğmektedir. Bu düşünce yapısında çelişkili düşünce ve davranışlar; normal olmayan, tutarsız, yanlış vs. düşünce ve davranışlar olarak nitelendirilir. Oysa ilkel insanların düşünce yapısında çelişki diye bir şeye yer yoktur. Son derece karmaşık ve mantıksal açıdan nasıl işlediğini anlayabilmenin neredeyse olanaksız olduğu söylenebilecek bu kafa yapısı, araştırmacı- lara göre duygulara boyun eğmektedir. Bu yüzden herhangi bir durumda nasıl davranacağı yalnızca o andaki duygusal durumuna bağlıdır. Dolayısıyla Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? A) ilkel insanın aynı koşullarda cereyan eden olaylar karşısında farklı tutumlar sergilemesine şaşırmamak gerekir B) ilkel insanın sıra dışı olaylar karşısında beklemeye geçmesi yadırganacak bir davranış olarak görülmemelidir C) ilkel insanın düşünce üretme biçimlerinde ufak farklılıkların olması anlaşılır bir durumdur D) ilkel insanın duygusal yönden oldukça gelişmiş olduğu düşünülebilir E) ilkel insanın benzer olaylar karşısında belirli duyguları öne çıkardığı söylenebilir 7. 8. 2025PDF Eskiler ne ehlikeyif, ne estetik düşkünü insanlarmış şaşıyorum! Yürümeyi de bir sanata dönüştürmüş, bu sanatın da kendine özgü aksesuarını geliştirmiştir. Bu konuda bir dostumun bir rivayeti pek hoşuma gitmişti. Rivayete göre rahmetli Kaya Bilgegl Hoca, pek üslup sahibi bir insanmış. Belagat dersleriyle övü- nen Hoca, yürüyüşünü bile vezne uydururmuş. Bir gün, çantası koltuğunun altında; 'fâilâtün, fâilâtün, fâilâtün, fâilün” vezniyle Cağaloğlu yokuşundan çıkarken bir yeni yetme kendisine çarp- mış ve çantasını yere düşürmüş. Utanmış, sıkılmış çocukcağız; çantayı alıp Hoca'ya vermiş, Hoca'dan özür dilemiş. Hoca gayet ciddi bir şekilde "İyi ama evladım, vezni bozdun!” demiş. Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? A) B) C) D) E) Böylece neredeyse bir yürüme kültürü oluşmuş zaman içinde Şimdilerde kimse adam gibi yürümüyor, sürekli bir koşuş- turma içinde hareket ediyor Bundan dolayı yürümenin dayanılmaz bir lezzeti, ferahlığı olduğunu kimi insanlar kavramış Yürüme adabını hakkıyla yerine getiren insanlar, eski kül- türün de taşıyıcılığını üstlenmiştir Sıkıldığınız, bunaldığınız anlarda çıkıp yarım saat yürüseniz hiçbir şeyiniz kalmaz Nezihe Meriç bir konuşmasında, "Yaratma sürecinde düşün- düğüm tek şey; özgür olarak, hiçbir 'şeyle bağlanmadan, bir dil eylemi içinde kurgulamamı gerçekleştirebilmektir. Elbette, demek istediği şeyi vardır yazarın." der. Başka bir söyleşide de öykü sesinden şöyle bahseder: "Yıllar öncesi Toroslarda çan yapan ustaları izlemiş, çan sesinin en güzel tınlayışlarını içime çekmiştim. Öykülerime yerleştirmeye çalıştığım tınlama budur." Nezihe Meriç, özgür olarak yazmış; kendi sesini duy- mak ve duyurmak için sürdürmüş bu edebî yürüyüşünü. Kolay yolu seçmeden daha çok okunmak adına ne yazısında ne de hayatında kurnazlıklar etmiş, inatla duymak istediği tınıyı yerleştirmiştir yazısına. Bu parçanın anlatımında özellikle aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur? A) Tartışma C) Tanımlama B) Karşılaştırma D) Benzetme E) Alıntı yapma 353