@KuasarNemesis
1.
2.
Kelimeler, hayaller, düşünceler, duygular ve tepkiler yavaşça çe-
kiliyor hayatımızdan. Kapı aralarına, perde arkalarına saklanıyor.
Teknolojinin darağacından kaçmaya çabalarken kaybolmuşlu-
ğun ağlarına yakalanıyor, debelendikçe daha da dolanıyor. Bir
süre tutunmaya çabalıyor, yaslanacak bir omuz bulunca bir
nebze rahatlıyor. Belki de bir parçacık daha erteleniyor veda-
ları. Günlük dilden önce roman aralarına, ardından gazetelerin
bulmaca eklerine doğru ilerleyen bir serüvenleri var onların.
Arada bir kelime yarışmalarından selam çakıyorlar bizlere. Kimi
zaman da meraklısının ağzında sündükçe sünüyor. Sözlük sü-
tunlarının en izbe köşelerinde bir yer edinmişler kendilerine,
fark edilmiyorlar. Benimki de laf ya sözlükler de çoktan unu-
tulmuşlar kervanında aldılar yerlerini. Sonsuzluk çölüne doğru
bir yol alacak, kim bilir belki bazen vahalarda mola verdikleri
zamanlarda ancak uzatabilecekler başlarını aralıktan.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerin
hangisidir?
A) Teknolojik gelişmeler, dil ve kültür varlıklarımızı yok ettiği
için ahlaki problemleri de beraberinde getirmektedir.
B) Kelime, düşünce ve duygular; teknoloji yanında çağın da
etkisiyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır.
C) Dil ve kültürümüzü koruma uğruna teknolojik gelişmelerden
uzak kaldığımız için ilerleme kaydedemiyoruz.
D) Dilimizdeki derin anlamlı kelimelere artık sadece kelime
yarışmalarında rastlayabiliyoruz, bu da düşünce dünya-
mızın daraldığını gösteriyor.
E) Toplumların gelişmesi ancak duygu, düşünce ve hayallere 4
kelimeler vasıtasıyla sahip çıkmakla mümkündür.
Dil olmadan bir ince duyguyu, bir şiiri, önemli bir olayı, bir bu-
luşu, bizim için unutulamayacak kadar değerli bir anımızı, bir
fizik ya da kimya olayını nasıl anlatabilir, nasıl kâğıda geçebi-
liriz? Yüzyıllar boyu bilimde, teknikte elde edilen gelişmeleri
günümüzde başkalarına, nasıl aktarabiliriz? Nasıl oluyor da bir
kimsenin bizden istediği bir işi, onun birkaç ağız hareketiyle
gerçekleşen bir ses bileşimiyle, bir sözle yerine getirebiliyoruz?
Bir "evet" sözcüğünün nasıl -söyleniş durumuna göre- beş
altı anlamı olabiliyor? Üzerinde "Dur!" yazılı bir levha bizi bir
anda durduruveriyor da Türkçe bilmeyen bir kimseye hiçbir
şey anlatmıyor?
Bu parçanın bütününde "dil” ile ilgili anlatılmak istenen
aşağıdakilerden hangisidir?
3.
4.
İnsanlık, çok uzaklarda ya da çok yükseklerde görür gibi olduğu
idealler ülkesine doğru yavaş yavaş ilerler. Bulunduğu yer ile
ulaşacağı yere bakar, derin derin düşünüp taşınır ve ardından
ümitsizliğe düşer. O zamana dek elde ettiklerinin bir değeri
olmadığı hissine kapılır ve bu boşluk duygusu onu mahveder.
Bizi atik ve atılgan yapan şey, belki de ideallerimizin çok yüksek,
irademizin ise çok zayıf olmasıdır. Bundan dolayı fazla uzağa,
yükseğe bakmak, olmazları düşlemek pek de iyi bir şey değildir.
İki adım ötesini görmek, ilerlememiz için yeter. İki adımdan
sonra tekrar iki adım... Böylece bir de bakarız ki uzaklardan
heybetli görünen o dağları aşmış, bir yerden başka bir yere
ulaşmışızdır.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden
hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Geleceğin, küçük zaman dilimleriyle planlanarak hareket
edilmesi gerektiği bilinmelidir.
İnsanın beklentilerinin yapabildiklerinden fazla olması onu
güçlü kılar.
Büyük ideallerin peşinde yılmadan koşan insanların başa-
rıya ulaşması olağandır.
İradesi zayıf olanların hedeflerine ulaşabilmesi, çok zaman
ve mücadele gerektirir.
Zamana karşı koymak, önümüze çıkan engelleri aşmak
kolay değildir.
(I) Astronomlar, şimdiye kadar bir araya getirilen en kapsamlı
teleskop verilerini kullanarak evrenin ölmekte olduğunu keşfetti.
(II) Morötesinden kızılötesine yirmi bir farklı dalga boyunda
görüntülenmiş 200.000 galaksiyi içeren bu kapsamlı veri setini
inceleyen araştırmacılar, uzay ve zamanın geniş bir kesimin-
den galaksilerin yaydığı enerjileri karşılaştırdı. (III) Uluslararası
araştırma ekibi, ağustos ayında, galaksi topluluğunun 2 milyar
yıl önce şimdikine göre iki kat daha fazla enerji ürettiğini ve
dolayısıyla evrenin sönmekte olduğunu açıkladı. (IV) Bu durum
evrenin enerjisinin milyarlarca yıl içinde ısıya, sonra da soğuk
ve boş karanlığa dönüşeceği yönündeki öngörülerle örtüştü.
(V) Çünkü evren yaklaşık 13,8 milyar yıl önce Büyük Patlama
(Big Bang) denen kozmoloji modeline göre, aşırı yoğun ve
sıcak bir noktadan var oldu.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin
akışını bozmaktadır?
A)
B)
C)
D)
E)
240
Kişiye aynı anda çoklu düşünme olanağı sağladığı
Yaşamın sürdürülebilmesinde temel ögelerden olduğu
Öğrenme eylemini hızlandırdığı
Kişiye farklı dünyaları tanıma olanağı verdiği
İnsanın dünyadaki yerini ve değerini belirlediği
C) III
D) ıv