@KuasarNemesis
İZ Zorunluluk olmamakla birlikte distopyalar, genellikle uzak gele-
cek zamanda kurgulanır. Öyleyse her şeyden önce yaratılacak
yeni dünyanın şimdikinden nasıl ve ne ölçüde farklılaşacağını
belirlemek gerekiyor. Bu da seçilecek ayrıntıları (ister teknolojik
ister toplumsal isterse de politik düzlemde olsun) daha önemli
hâle getiriyor. Ayrıca gerçekçiliği ve inandırıcılığı yakalamak
konusunda distopik yazın, öteki kurmaca metinlere göre ya-
ratıcısından iki kat fazla emek istiyor. Bunlar sürecin zorlayıcı
yönleri.
Bu parçanın sonuna aşağıdakilerden hangisi getirilirse
"distopik yazının zorlayıcı olmasına rağmen kimi yönlerden
yazarını teşvik ettiği” sonucuna ulaşılır?
A) Ancak bütün bu olumsuzlukların, bir süre sonra sanatçı
üzerinde altından kalkılamayacak bir duruma evrildiğini
söylemeliyim
B) Yalnız böyle bir durumda sanatçıların çoğu, kendini geliş-
tirmek için ekstra gayret göstermek zorunda kalabiliyor
C) Ne var ki böyle bir süreci başarıyla atlatan bir sanatçı; çağ-
daşlarının önüne geçiyor, kalıcılığı daha kolay sağlıyor
D) Gelgelelim her sanatçı; bu duruma katlanamıyor, bir süre
sonra bu anlayıştan uzaklaşıp kendi yolunu çizmeye
başlıyor
E) Fakat böyle bir çabanın daha fazla düş gücü talep etme-
sinin de yazara ekstra haz sağladığını, yeni çalışmaların
önünü açtığını eklemeliyim
13. Orta Çağ'da Avrupa'da "yeşil renk” uzun süre büyüyle,
korkuyla, fantastik ögelerle bir tutulmuştur. Çeşitli yapılarda-
ki "yeşil renkli şeytan" çizimleri bunun bir yansıması olarak
karşımıza çıkar. Yine Avrupa tiyatrosunda yeşil, bir dönemin
"uğursuzluk" sembolü olarak kabul görmüştür. Ancak Doğu
kültüründe yeşile bambaşka bir anlamın yüklendiği göze çarpar.
İslam dininde yeşil hep hayatı, iyiliği, güzelliği, bereketi çağrış-
tırır. Müslüman toplulukların ülke bayraklarında sıkça görülen
yeşil rengin temelinde de bu inanış vardır.
Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre
aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
14. Günümüzde çoğumuz; iş hayatı, ev düzeni, trafik sorunu gibi
sebeplerden dolayı kendimize vakit ayıramıyoruz. Bu durum da
strese neden oluyor. Stres altında olan kişilerde de genellikle
ajite olma, sinirlenme ve karamsarlık hâlleri görülüyor. Kendini
terk edilmiş, değersiz ve yetersiz hisseden stresli kişiler; aşırı
güven veya tam tersi şekilde güvensizlik duyguları yaşayabi-
liyor. Bundan kurtulmak için takip edilecek kimi yöntemler var:
•
•
•
•
Boş vakitlerinizi planlayın.
Kendinizi sakinleştirecek egzersizler yapın.
Evinizde kendinize dinlenme alanları yaratın.
Savunmaya geçmeden önce dinleyin, öfkenize yenik
düşmeyin.
Rutin olarak yaptığınız şeyleri, örneğin yemek yemeyi
bir keyif hâline getirin.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada söz edilen önerilere
örnek gösterilemez?
A)
B)
C)
D)
E)
A)
B)
C)
D)
E)
Din, insan yaşamını bütünüyle şekillendirir.
Kültürel farklılıkları birer zenginlik olarak görmek gerekir.
Kimi inanışlar, yaşamı çekilmez hâle getirir.
Renklere, kültür ve inanışlara göre birbirine zıt anlamlar
yüklenebilir.
Araştırmalar, renklerin insanların psikolojisi üzerinde etkili
olduğunu göstermektedir.
Sınav salonuna girmek için uzun bir süre beklemesine rağmen
giremeyen bir öğrencinin diğer öğrencileri görüp sinirine
hâkim olması
Yıllardır hazırlandığı yurt dışı sınavını kazandığını öğrenen
birinin, ailesini heyecanlandırmamak için bir süre beklemeyi
tercih etmesi
Terfi etmeyi beklerken işinden olan bir çalışanın 'Başıma
daha kötü şeyler gelebilirdi." deyip bir süre tek başına sahil
kenarında yürümesi
Ailesinin kaza geçirdiğini öğrenen birinin elinden bir şey
gelmeyeceğini anlayıp rahatlamak için elini yüzünü
yıkaması
Yoğun iş temposu altında çalışan birinin "Ay sonunda aile-
me vakit ayırıp iki günlüğüne geziye gideceğim.” diyerek
kendini teselli etmesi
43