@KuasarNemesis
12. Her şeyden önce okumayı keyifli hâle getirmesi bakımından bu
kitapları çok önemli buluyorum. Okumayı keyifli hâle getirmek,
okumanın bir keyif olduğunu çocuklara fark ettirmek gerek.
Otuz yedi yıllık akademisyenlik hayatımda gördüm ki hiç kitap
okumayanlar vardı. Bu insanlara, kitap okumanın keyifli bir
eylem olduğunu fark ettirmek gerekiyor. Kitap okumayı sev-
meyen öğrencilerim bana, "Kitap bize çoğu zaman ceza olarak
okutuldu. Hiçbir şey yapmamışken, suçumuz yokken neden
kendimizi böyle bir cezaya çarptıralım?” dediler. Nazlı Eray'ın
İmparator Çay Bahçesi eserinde şöyle bir durum söz konusu:
Bu eseri okumaya başladığınızda sayfaları bir bir çevirip kitabın
sonuna nasıl geldiğinizi anlayamıyorsunuz. Kitap, bir insanı
alıyor ve başka dünyalara götürüyorsa, bu dünya bireye kitabı
sevdiriyorsa oradan bir adım daha attırır ve başka kitaplara
gitmek kolaylaşır. Ama çocuk zaten kitapları sevmiyorsa, bir
de üstüne öğretmen, öğrencisine Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar
romanı gibi ağır bir kitap veriyorsa çocuk, "Kitap buysa ben
yokum." diyebilir.
Bu parçada anlatılanlar aşağıdaki sorulardan hangisine
karşılık söylenmiştir?
A) Fantastik türdeki yapıtların yazınsal nitelik taşımadığını
düşünüyor musunuz?
B) İnsanlarımızın kitap okuma alışkanlığı kazanamamasının
nedenleri sizce nedir?
C) Çocuklara okumayı sevdirmek için yapılması gerekenler
nelerdir?
D) Fantastik eserlerdeki dilin gerçekçilikten uzak olmasını nasıl
değerIendiriyorsunuz?
E) Çocuklara fantastik olayları konu alan kitapları okutmak
sizce doğru mu?
13. İnsan zihninin boş bir eve benzediğini ve insanın bu evi kendi
seçtiği eşyalarla döşediğini düşünüyorum. Sadece aklını kul-
lanmayı bilmeyen biri; önüne gelen her bilgiyi kapar, böylece
ona faydası dokunabilecek bilgilerin etrafını kalabalıklaştırır;
boş evde birçok şey birbirine karışır ve bir şeye ihtiyacı oldu
mu onu elinin altında bulamaz. Fakat becerikli bir kişi, zihnine
bir şeyler alırken son derece dikkatlidir. İşine yarayacak alet-
lerden başka hiçbir şeyi yoktur ama bunları da sınıflandırmış
ve kusursuz bir düzene sokmuştur. O evin duvarlarının esnek
olduğunu ve her ölçüde genişleyebileceğini düşünmek hata
olur. Emin olun ki zaman geliyor, zihninize kattığınız her bilgiyle
önceden bildiğinizi unutuyorsunuz. Bundan dolayı önemsiz
bilgilerin, önemlilerin önünü tıkamaması büyük önem taşıyor.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden
hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
İnsanın, bilgileri seçerek ihtiyacına göre dikkatli ve sistemli
bir biçimde zihnine taşıması gerektiği
Bazı bilgilerin zihinde çoğu zaman bilinemeyen nedenlerle
diğer bilgilerin önüne geçtiği
Her insanın, ilgi alanından dolayı zihninde taşıdığı bilginin
kişiden kişiye değişiklik gösterdiği
Bilgilerin doğru ve programlı bir biçimde zihne taşınmasının
kişiyi nitelikli kıldığı
İnsanın her türden bilgiye zamanı geldiğinde mutlaka ihtiyaç
duyup onu kullanabildiği
14. Alberto Manguel, bilindiği üzere hayatına hep kitaplarla, onlarda
bulduklarıyla şekil vermiş birisidir. Başlangıçta anne ve baba-
sı başta olmak üzere yetiştiği ortamdaki insanlar ona okuma
merakı aşılamış olsa da okuma konusunda imkânları sonuna
kadar zorlayan, kendisidir. Bilginin hakikatine ulaşma isteği ve
okur tatmin çıtasını oldukça yüksekte tutmak, onun tutkusudur.
Arjantinli olmakla birlikte baba mesleği gereği dünyanın birçok
yerini dolaşmak durumunda kalmış; gördükleri, duydukları,
tanışıklıkları ve okuma biçimleri ile dev bir kütüphane hâline
getirdiği birikimlerini okurlara sunarken sadece kitapları değil,
her şeyi okumaktan söz etmiştir.
Bu parçada Alberto Manguel ile ilgili aşağıdakilerin
hangisi söylenemez?
A) Yaşamını okuduklarının etkisiyle şekillendirdiği
B) Kitaplarını okumak için belli bir donanım gerektiği
C) Babasının işi gereği farklı ülkelerde bulunma şansını
yakaladığı
D) Gezip gördüğü yerlerle ilğli gözlem ve izlenimlerini anlattığı
E) Okuma alışkanlığı kazanmasında ailesinin ve çevresinin
etkisinin olduğu
85