@KuasarNemesis
5.
6.
Görüntü tanıma konusunda yıllardır birçok çalışma yapılıyor.
Özellikle yapay zekânın da bu alanda kullanılmaya başlanma-
sıyla kameradan alınan görüntüde hangi nesnelerin olduğu,
bunların sınırlarının ne olduğu gibi bilgiler çok daha rahat tespit
edilebiliyor. Görüntü işleme, son derece zorlu bir işlem. Hem
güçlü bir bilgisayara hem iyi bir yazılıma hem de görüntüyü
algılayacak sensörlere ihtiyacınız var
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre
aşağıdakilerden hangisi getirilirse amaç anlamı söz
konusu olur?
A) Bilim insanları, tüm bu işlemleri tek bir çip üzerinden ger-
çekleştirmek için araştırmalar yapıyor
B) Araştırmacılara göre mili saniyelerin bile önemli olduğu
alanlarda bu sensörler hayat kurtarabiliyor
C) Bu alanlardaki teknolojik eğitim, merkezî bir sisteme bağlı
olarak çalışan sistemlerden mini sistemlere geçişin oldu-
ğunu gösteriyor
D) Uzmanların geliştirdiği prototipe mini diyotlardan oluşan
yapay bir ağ kuruluyor ve ağda yapay zeka algoritmaları
çalıştırılıyor
E) İlgili mühendisler, bu ihtiyaçları iyi analiz ettiğinden zorluk-
lan aşıp hedeflerine odaklanıyor
Zaman; dünyamıza damga vuran, hayatımızın anlamını şekillendi-
ren, yaşamsal ihtiyaçlarımıza ulaşmak ve arzularımızı doyurmak
için kullandığımız maden. Zaman, heyecanla beklediğimiz
bir şey olduğunda en yakın müttefikimiz, endişe içindeyken
ise en büyük düşmanımız. Dünya toplumunun parçası olarak
hepimiz ortak bir zamana tabiymişiz gibi görünse de zaman
üzerine düşünmeye başladığımızda, onun yekpare olmadığını
görüyoruz. Zamanın çeşitleri var ve bu çeşitlerin çoğu, kültürel
kodlara göre şekilleniyor.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre
aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Z
8.
Bilim, saf ve çıkarsız bilme arzusuyla insana, doğaya ve evrene
yönelen insanın, başlangıçta duyuları aracılığıyla, zaman içinde
doğal bilme yetisini etkin kullanarak, duyularının sağladıkları-
nı soyutlayarak, gruplandırarak ve birbirleriyle ilişkilendirerek
oluşturduğu kapsamlı bilgi yığınıdır. Ama sözü edilen bilgi yığını
hiçbir zaman tamamlanmamıştır ve tamamlanmayacaktır. Çün-
kü ünlü filozof Aristo'nun da dediği gibi "inşan, doğası gereği
ve doğal olarak bilmek isteyen” bir varlıktır ve bilme arzusu
bitmediği sürece bilgi ve bilim hep var olacaktır. Üstelik sürekli
birikecek ve ilerleyecektir. Yüz yıl önceki iletişim teknolojisiyle
bugünün iletişim teknolojisini karşılaştırarak, yüz yıl öncekin-
den daha hızlı ulaşım araçlarımızı göz önünde bulundurarak
veya daha konforlu evlerde yaşadığımızı dikkate alarak bunu
görmek mümkündür.
Bu parçada aşJJ anlatılmak istenen aşağıdakilerin
hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Teknolojik gelişmelerin bilimsel buluşların önünü açtığı
Bilme ve öğrenme arzusunun insanın doğasından
kaynaklandığı
İnsanın bilinmeyene olan ilgisi sürdükçe bilimin her zaman
var olacağı
Teknolojik araçların bilimsel bilgiyi geniş kitlelere ulaştırdığı
Konforlu yaşamanın bilimsel çalışmaların sonuçlarından
olduğu
Şimdiye kadar karbondioksit miktarı arttıkça bitkilerin fotosen-
tezle daha çok karbondioksit kullandığı ve bu karbonun bitkinin
yapısında ve toprakta uzun süreyle tutulduğu, böylece iklim
değişme hızının düştüğü düşünülüyordu. Science'ta yayım-
lanan bir çalışma ise daha fazla karbonun toprakta yaşayan
mikroorganizmalar için daha fazla besin anlamına geldiğini ve
daha fazla besinin de mikroorganizmaların beslenirken yan
ürün olarak daha çok karbondioksit açığa çıkarmasına neden
olduğunu gösteriyor. Sonuç olarak da iklim değişikliği ivmeli bir
şekilde hızlanıyor.
Bu parçada anlatılanlar aşağıdaki yargılardan hangisini
desteklemektedir?
A)
B)
C)
D)
E)
178
Geçmişle geleceği birbirine bağlayan bir olgu zaman
Şu anki zaman geçmişi ve geleceği şekillendiriyor.
Duyguların zaman algısı üzerindeki etkileri de yadsınamaz.
İçinde bulunduğumuz mekânlara göre farklı algılıyoruz,
hissediyoruz onu.
Kimi zaman acı kimi zaman mutluluk veren deneyimler
yaşatır bize zaman.
A)
B)
C)
D)
E)
Bilimsel gelişmeler her geçen gün yaşamı
kolaylaştırmaktadır.
Bilim sürekli gelişmekte, doğru bilinen pek çok olgunun
gerçekte doğru olmadığı anlaşılmaktadır.
Toplumca yararlı olduğu bilinen birçok şey, aslında
zararlıdır.
Bilimden yararlanılıp insana zarar veren şeyden uzak
durulmalıdır.
Bilimsel gelişmeler toplumsal gelişmelerle iç içe
ilerlemektedir.