@KuasarNemesis
13. Eleştirmen: Sizce bir ressamın çevresini doğrudan resmetmesi
ne kadar doğrudur?
Ressam: Ressamlık, olanı olduğu gibi aktarma sanatı değildir.
Bir kere ressam, yapıtında kendine göre bir dünya kurmalı;
bizleri o dünyanın içine çekmelidir.
Eleştirmen: O zaman resim, gerçek hayattan uzaklaşmış
olmaz mı?
Ressam: Zaten ressamlık bu değil midir? Gerçek hayatın dl-
şında, yepyeni bir dünya kuran kişi ressam değil midir? Evet,
gerçek ressam bizi kendi yarattığı dünyaya davet eden kişidir.
Yoksa herkes resim yapıyor, ressamım diye ortalıkta geziniyor.
Aşağıdaki yargılardan hangisinin bu diyalogdaki ressamın
sanat anlayışıyla örtüştüğü söylenebilir?
A) Gerçek hayatı es geçen bir sanatçının, yarına bırakacağı bir
yapıtın da olmadığını söylemekte bir sakınca görmüyorum.
B) Bence sanat kişiyi bilmediği bir yere götürmeli, kişiye farklı
hayatların olduğunu göstermeli, kişide farkındalık
oluşturmalıdır.
C) Tiyatro, roman, hikâye gibi edebî türlerin içimizde yaşayan,
bizi doğrudan anlatan kişilerle kurgulanması gerektiğini
düşünüyorum.
D) Sanatçı, özgünlüğü yakalayabilmek istiyorsa geleneğin
dışına çıkmadan gerçek hayatının sınırlarında gezen bir
anlayışla yapıtlar ortaya koymalıdır.
E) Günlük dilin sınırlarını zorlayarak ortaya konan yapıtların
gelecek dönemlerde okuyucu bulmakta zorlanacağına
inananlardanım.
14. Sporun tarih boyunca bütün toplumlarda var olmasına rağmen
zamanla anlam ve amaçlarının değiştiği görülmektedir. Spor, XX.
yüzyılın ikinci yarısına kadar çoğunlukla sağlık, haz ve eğlence
amacıyla toplumun elit tabakasının katıldığı bir faaliyet iken bu
tarihten sonra orta ve alt tabakanın da dahil olduğu bir pratiğe
dönüşmüştür. Özellikle, alt tabaka için sporun, gelir ve itibar ka-
zanmanın önemli bir aracı haline geldiği söylenebilir. Spor, önce-
sinde küçük bir azınlığın serbest zamanlarında yaptığı bir faaliyet
iken günümüzde ticarileşme, profesyonelleşme ve endüstrileşme
süreçlerinin de etkisiyle iktisadi alanın en önemli sektörlerinden
biri haline gelmiş ve profesyonel bir faaliyete dönüşmüştür.
Bu parçadan hareketle sporla ilgili aşağıdakilerin
hangisine ulaşılamaz?
A) Gelir düzeyi düşük kimselerin saygınlık kazanmak için
yaptığına
B) Maddi imkânları farklı kesimler tarafından, farklı amaçlarla
yapıldığına
C) Geçmişte spor yapabilmek için belli ekonomik kriterler
olduğuna
D) Tarihin her döneminde vazgeçilmeyen bir faaliyet
olduğuna
E) Günümüzde ekonomide önemli bir yerinin olduğuna
208
15. Arya o gün sıkmalık portakalları her zamankinden erken seç-
mişti. Çandır Mahallesi'nde Dalyan feribotunu beklerken uğ-
radığım kır kahvesinin köşesindeki hamakta, üzerime doğru
salınan güllerin ve yaseminlerin baş döndürücü kokusuyla mest
olmuşken bir sepet dolusu narenciyenin parlak rengi gözüme
takılıvermişti. Hamarat arıların vızıltılarına kulak vermeye bir an
için ara verip hafifçe doğrularak bir bardak portakal suyu sipariş
ettim. Karyalılara asırlar boyu zenginlik ve sağlık bahşetmiş bu
sihirli meyvenin şifası, dev bardakta masama geldi. Peşinden
de hamakta uyuklarken sipariş ettiğim tavuklu börek ve yo-
ğurtlama... Bilge Umar'ın Karia kitabını masanın üzerine koyup
soframı donatan yerel tatlara gömüldüm. Köyceğiz'in Çandır
Mahallesi'nden İztuzu'na, Dalyan'dan Ekincik'e kadar yolum
uzundu ama feribot yolculuğunu biraz geciktirmenin sakıncası
yoktu. Muğla yöresinde süzme yoğurt sosu eşliğinde hazırlanan
karışık kızartmaya yoğurtlama adı verilir ve her öğünde çok
sevilir. Türkiye'nin meyve sebze deposu Köyceğiz'deyseniz
bu yemek çok daha lezzetlidir.
Bu parçanın yazarının anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden
hangisi söylenemez?
A)
B)
C)
D)
E)
Gözlemleriyle ilgili ayrıntıları belirginleştirmek için
betimlemeler yaptığı
Ele aldığı bir kavramla ilgili bilgi vermek için tanımlamaya
başvurduğu
Ele aldığı kimi varlıkları onlara insana özgü nitelikler
kazandırarak aktardığı
Yer yer kalıplaşmış sözlerin anlatım gücünden yararlandığı
Konusuyla ilgili görüşlerini desteklemek amacıyla tanık
göstermeden yararlandığı